Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sahi neden kavga ettiler?

Tufan TÜRENÇ

Baykal ile Yılmaz madem bu kadar kolay anlaşacaklardı, günlerce neden kavga ettiler?

Neden birbirlerine bu kadar ağır sözler söylediler?

Ülkeyi patlama noktasına getirecek kadar neden gerdiler?

Neden askerleri kavganın içine çektiler?

Olayları hep birlikte yaşadık.

Yılmaz önce efelendi, sonra da yelkenleri indiriverdi.

‘‘Haydi bastır. Askerlere haddini bildir, ben arkandayım’’ diye kürsülere fırlayan zavallı kadıncağızın hevesi de kursağında kaldı.

Sonuçta Tansu Hanım hem Yılmaz'dan, hem de Baykal'dan fena kazık yedi.

Herhalde görüşmeden sonra yüzlerinde güller açarak açıklama yapan iki lideri TV'de izlerken hırsından ‘‘Planlarım tutmadı’’ diye yine duvarları yumruklamıştır.

Sen son dakikaya kadar birbirine küfür edeceksin, sonra bir araya gelip şapur şupur öpüşeceksin ve kadıncağızı açıkta bırakacaksın.

Doğrusu kim olsa çılgına döner.

Yalnız Tansu Hanım'ın değil, halkın da kafası karıştı.

Demek ki bundan sonra hem Yılmaz'ın, hem Baykal'ın birbirine söyleyeceklerini fazla ciddiye almamak gerekir.

Nasıl olsa sonunda buluşup hiçbir şey olmamış gibi kucaklaşıyorlar.

Borsanın düşmesine, döviz ile faizin fırlamasına da hiç gerek yok.

Yalnız burada bir noktayı vurgulamakta yarar var.

İki lider arasındaki ilişkilerin düzgün götürülmesinin sorumluluğu daha çok Yılmaz'a düşer.

Çünkü Baykal Yılmaz'la iyi geçinmeye mecbur değil, ama Yılmaz Baykal'la iyi geçinmeye mecbur.

* * *

Düşünün şimdi, eğer Baykal'ın dedikleri doğru çıksaydı neler olacaktı neler.

Yılmaz hükümeti düşürülecek, yerine teknokratlar hükümeti kurulup ülkeyi seçime götürecekti.

Ama olmadı. Ya Baykal'a gelen istihbarat yanlıştı, ya da CHP lideri bizim aklımızın ermediği bir siyasi taktik uyguladı.

Zaten cuma günkü Baykal'la cumartesi günkü, yani Yılmaz'la görüştükten sonraki Baykal arasında dağlar kadar fark vardı.

Ya Yılmaz? Ona ne demeli.

Sergilediği politika CHP liderininkini mumla arattı.

Önce onun ‘‘Ara rejim geliyor’’ alarmını ciddiye almadı, sonra askerleri tahrik eden açıklamalar yaparak ülkeyi birbirine kattı.

Ve yanıtını aldı.

Sonra havayı yumuşatmak için sözlerinin yanlış anlaşıldığını söylemek zorunda kaldı.

* * *

Demirel kabul edelim ki çok deneyimli bir politikacı.

Bu krizli günlerde soğukkanlılığını koruması ülke açısından son derece yararlı oldu.

Ama o günlerde üst üste kurt-kuzu fıkraları anlatmasının amacını ben anlayamadım.

Demokrasi adına bu fıkraları da hiç beğenmedim.

Çünkü o günlerde Türk insanı fıkra dinleyecek keyifte değildi.

Sanırım benim gibi milyonlarca vatandaş da Cumhurbaşkanı'nın amacını anlayamadı.

Neyse, kendi takdirleridir.

Şunu söylemek istiyorum.

Ülke zaten çok duyarlı dengeler üzerinde ayakta durmaya çalışıyor.

Hiç yoktan kriz yaratmak ve bunu elbirliği ile büyütmek için bir ülkenin politikacılarının çıldırmış olması gerekir.

Zaten Türkiye'yi yakından izleyen Batılılar da bunu çözmeye çalışıyorlar ve şu soruyu soruyorlar:

‘‘Türkiye niçin sorunları çözmeyi değil de, daha karmaşık hale getirmeyi isteyen insanlar tarafından yönetiliyor?’’













X