Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sağlıkta rakamlar sağlıksız

    Hürriyet Haber
    31 Temmuz 1999 - 00:00Son Güncelleme : 31 Temmuz 1999 - 00:01

    Resmi rakamları doğru kabul ettiğimiz takdirde, Türkiye'nin kanser tedavisinde Avrupa şampiyonu olduğu sonucuna varmamız gerekiyor. Yine bu rakamlara göre, 11 Avrupa ülkesi arasında akciğer kanserinden kurtulma oranının en yüksek olduğu ülke Türkiye. Oysa kişi başına düşen doktor sayısı, GSMH'deki sağlık harcamaları kalemi itibariyle Türkiye sıralamanın en dibinde yer alıyor.

    İngiliz The Sunday Times gazetesinde ülkedeki sağlık sistemini yerden yere vuran bir yazı yer aldı. Yazıda İngiliz sağlık sisteminin içinde bulunduğu hazin tablo anlatılıyordu. İngiltere, başta Fransa ve Almanya olmak üzere diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırılıyor, İngiliz hastaların Fransız komşuları kadar şanslı olmadığı rakamlarla ortaya konuyordu.

    Peki Türkiye'de durum ne? Bu sorunun cevabını bulmak hiç de kolay değil. Çünkü Türkiye'de güvenilir ‘rakam’ bulunmuyor, yapılan araştırmalar yetersiz ve olanlara da toplu bir biçimde ulaşmak imkansız.

    Bu nedenle karşılaştırma tablolarına bakarken Türkiye'de kişi başına düşen doktor sayısı ve GSMH'de (Gayri Safi Milli Hasıla) sağlık harcamaları kalemi dışında kalan rakamlara ‘ihtiyatla’ yaklaşmak gerekiyor.

    Örneğin bu rakamlar doğru kabul ettiğimiz takdirde, Türkiye'nin kanser tedavisinde Avrupa şampiyonu olduğu sonucuna varmamız gerekiyor. Yine bu rakamlara göre, 11 Avrupa ülkesi arasında akciğer kanserinden kurtulma oranının en yüksek olduğu ülke Türkiye. Oysa kişi başına düşen doktor sayısı, GSMH'deki sağlık harcamaları kalemi itibariyle Türkiye sıralamanın en dibinde yer alıyor. Bu durumda da ‘‘Demek ki bizim doktorlar harikalar yaratıyorlar,’’ diye düşünmek biraz zor.

    Nüfus büyüklükleri hemen hemen aynı olan Türkiye, Fransa ve İngiltere örnekleri karşılaştırıldığında, İngiltere GSMH'da sağlık harcamalarına yüzde 6.7 oranında pay ayırırken, Fransa'da bu oran yüzde 9.9. Türkiye'de ise yalnızca yüzde 3.7. Fransa da bin hasta başına düşen doktor sayısı 2.9, İngiltere'de 1.6, Türkiye'de 1.4.

    KANSER ÖYKÜLERİ

    Hastane koridorlarına düşen İngiliz, Fransız ve Türk hastalara bu rakamların yansıması çarpıcı öyküler çıkarıyor ortaya:

    Christiane Prieur 50 yaşında, iki çocuk annesi bir Fransız. Bir gün göğsünde bir şişlik hissediyor. Soluğu hemen doktorunda alıyor. Prieur'ü cuma öğleden sonra muayene eden doktor, cumartesi sabahı için mamogram randevusu alıyor. Cumartesi sabahı mamogram çektiren Priuer, öğleden sonra tekrar doktoruna gidiyor. Doktor teşhisi açıklıyor: Kanser. Prieur, pazartesi sabahı yatağında değil, ameliyat masasında uyanıyor, kanserli göğsü alınmış olarak. Üç gün hastanede televizyonlu, telefonlu özel bir odada kalıyor. Bir yandan da kemoterapi tedavisi görüyor. Üç günün sonunda, yani gösğündeki şişliği farketmesinin üzerinden daha bir hafta bile geçmeden hastaneden sağlıklı bir kadın olarak taburcu oluyor. Önümüzdeki 5 yıl boyunca her üç ayda bir kontrolden geçmek koşuluyla tabii ki.

    İngiliz Sharon White ise İngiliz olduğu için Prieur kadar şansı değil. Halası ve annesi göğüs kanserinden öldüğü için yüksek risk grubunda bulunan White, geçtiğimiz ocak ayında göğsünde bir şişkinlik hissediyor. 28 yaşındaki White'ın muayene için randevu alması iki hafta sürüyor. İlk muayenede kesin teşhis konamayınca White'a iki hafta sonrası için bir randevu daha veriliyor. Daha da kötüsü mamogram testi ancak mayıs sonunda yapılabiliyor. Mamogram sonucu temiz çıkıyor ve White ocak ayından beri ilk kez rahat bir nefes alıyor.

    TÜRKLERİN ÇİLESİ

    Türk sağlık sisteminin program ve standarttan yoksun olması, hastaların kaderini de doğrudan etkiliyor.

    SSK emeklisi 61 yaşındaki Yüksel Gürses ile eşi Özcan Gürses'in öyküleri bunun çarpıcı bir örneği. Yüksel Gürses, kemiklere de yayılan akciğer kanseriyle, Özcan Hanım ise karaciğerine sıçrayan meme kanseriyle mücadele ediyor. Geçtiğimiz aralık ayı sonunda kesilmeyen öksürük nöbetleriyle doktora giden Yüksel Gürses'e önce soğuk algınlığı tanısı koyuluyor. Ancak şikayetlerin bitmemesi üzerine balgam testi sonra da endoskopik inceleme yapılıyor. Şüphe artınca MR çekiliyor ve akciğer kanseri tanısı kesinleşiyor. Böylece kanser tedavisine ancak şubat sonlarında başlanabiliyor. Radyoterapi, sonra da kemoterapi uygulanıyor. 2 ay sonunda yapılan kontrolde yüzde 50 oranında bir düzelme saptanıyor. Kürlere devam ediliyor. Ancak sonraki kontrollerde hastalığın kemiklere yayıldığı görülüyor.

    Hastalığının tanısı SSK Okmeydanı Hastanesi'nde yapılan Gürses, isteği üzerine Türk Kanser Vakfı'nın Levent'deki merkezinde sevkedildi. 61 yaşındaki Özcan Gürses'e eşinden iki yıl önce, 1996 Eylül'de meme kanseri tanısı konulmuş. Özcan Hanım Türkiye koşullarında şanslı bir hasta sayılabilir. Ameliyat için SSK'da sıra beklemesi gerekirken, kanser tanısının konulmasından iki gün sonra aile dostları olan hekimler yardımıyla (ücretini ödeyerek) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde ameliyat edilmiş. Tedavisi ve kontrolleri iki yıldır İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü'nde sürüyor. 10 ay önce öksürük başlayınca akciğerden şüphelenip, Enstitü'de muayene olmuş. Araştırmalar, kanserin karaciğere sıçradığını ortaya koymuş. O günden beri tedavisi sürüyor ve büyük oranda düzelme gösteriyor.

    Kalp hastalıklarından ölüm:

    (100 bin kişi başına)

    Fransa:36

    İspanya:48

    Türkiye: 48

    İsveç: 50

    Hollanda: 54

    Almanya: 64

    Avusturya: 67

    İngiltere: 70

    Finlandiya: 73

    Akciğer kanserinden kurtulma oranı

    (5 ya da daha fazla yıl yaşayanların oranı)

    Türkiye: %15

    Fransa: %14

    Almanya:%13

    Avusturya: %12.5

    İspanya: %12

    Hollanda: %11.5

    Finlandiya: %10.5

    İsveç: %9.5

    Polonya: %7.5

    İngiltere: %6.5

    İskoçya: %6.5

    Böbrek yetmezliği

    (Her yıl hemodiyaliz hastalarına eklenen kişi sayısı. Bir milyon kişi başına)

    Polonya: 44

    İngiltere: 87

    İsveç: 99

    Fransa: 112

    Avusturya: 115

    İspanya: 121

    Almanya: 163

    Türkiye: 178

    Solunum hastalıklarından ölüm:

    (100 bin kişi başına)

    Türkiye: 112

    İngiltere: 99.4

    Almanya: 64.9

    Hollanda: 57.3

    Finlandiya: 55.2

    İsveç. 43.7

    Fransa: 39.6

    Avusturya: 30.5

    Göğüs kanserinden hayatta kalma oranı:

    (Teşhisten sonra 5 yıl ya da daha fazla yaşama oranı)

    İsveç: %81

    Fransa: %80

    Türkiye: %80

    Finlandiya:%78

    Hollanda: %74

    Almanya: %72

    İspanya: %70

    İngiltere: %66

    İskoçya: %66

    Avusturya: %63

    Polonya: %59

    Bağırsak kanserinden hayatta kalma oranı

    (Teşhisten sonra 5 ya da daha fazla yıl yaşama oranı)

    Hollanda %57.5

    İsveç: %53.5

    Fransa: %53

    Avusturya: %50

    Almanya: %50

    Türkiye: %50

    İspanya: %49.5

    Finlandiya: %49

    İngiltere ve İskoçya: %41

    Polonya: %24

    Avrupa ülkelerine ait istatistik bilgilerin kaynağı OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü), Eurocare ve European Renal Association.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı