Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sağlıkta büyük tehlike!

İNTERNETTE ilginç sağlık siteleri var. Bunlardan biri, gazeteci arkadaşımız Coşkun Bel’in yönettiği www.bizimsaglik.com sitesi.

Bu sitede zaman zaman Doçent Doktor Kemal Yeşilçimen’in görüşleri de yer alıyor.

Siyami Ersek Hastanesi Kardiyoloji Şefi Yeşilçimen’in verdiği bilgilere göre:

Türkiye’de sağlığa dikkat edilse toplam ölümlerin yüzde 86’sı önlenebilir.

Yapılan bir araştırmada, bir yılda ölen 430 bin kişiden 372 bininin ölüm nedenleri önlenebilir risk faktörlerinden oluşuyor. Sağlığa dikkat edilse, çoğu hayatta olacaktı.

Türkiye’deki ölümlerin yüzde 21.7’si kalpten, yüzde 15’i beyinden oluyor.

Yüksek tansiyonu olanlar buna önlem alsa, yılda 109 bin kişi ölmeyecek.

Obezler ve sigara tiryakileri kendini tutsa, yılda 112 bin kişi hayatta kalacak.

Toplam ölümlerin yüzde 2.7’sini oluşturan kanserde, akciğer kanseri birinci sırada...

Üç yıl süren araştırma sonunda, bir yıl içinde hayatını kaybedenlerin yüzde 86’sının, sırf yaşam alışkanlıklarını değiştirmedikleri için öldükleri ortaya çıktı. Türkiye’de birçok ölüm, önlenebilir riskler dikkate alınmadığı için meydana geliyor.

Doçent Dr. Kemal Yeşilçimen, "Uçurumdan atlayan 372 koyunla, ağaca çıkan kedinin bile günlerce büyük haber yapıldığı, fındığı avuçla mı yoksa tek tek mi yiyelim muhabbetiyle halkın uyutulduğu ülkemizde, her yıl 372 bin kişi pisi pisine ölüyor" diyerek işin dehşetini ortaya koyuyor.

* * *

Dr. Yeşilçimen bu arada başka bir tehlikeye dikkati çekiyor. Radyasyonlu hurdaların başımıza bela olduğunu belirterek "Bu hurdaların tümü eritilip iç piyasada kullanılan malzemelere dönüştürüldü. Soframızdaki çatal-bıçak, yemeğimizi pişirdiğimiz tencere, cebimizdeki anahtar bile radyasyonlu olabilir" diyor.

Avrupa’nın kirli işleri ölüm saçıyor. Boğaz tokluğuna ölüme gittiğinin farkında bile olmayan zavallı işçilerimizi ve toplumu koruması gerekenler ise uykuda.

Kanserojen maddeler ve kirletilen hava her çeşit kanser, kalp-damar ve akciğer hastalıklarına davetiye çıkarıyor.

Derelere akıtılan zehirler, içme sularımıza karışan kanalizasyon suları, yemyeşil çevreye atılan, toprağa gömülen binlerce varil içindeki kimyasal atıklar, filtresiz bacalardan üstümüze çöken zehirli dumanlar, devasa gemilerle ülkemize sokulan radyasyonlu hurdalar...

Kirlilik, korumasız halkımızda her çeşit kanser, hastalık ve ölümlere yol açarken, felakete göz yumanlara, yetkisini zehirden, radyasyondan, kanserden yana kullananlara bu hain davranış, çeşitli ulufeler olarak geri dönüyor.

Sözde uygar dünyanın çöplüğü oluyoruz. Bize dayatılan çevre ve yaşam tarzı hastalık saçıyor. Çevre felaketi, sağlık savaşına dönüşüyor.

Önce, hastalık üreten ortamlarla yaşamaya zorlanan ve sonra da kendini tedavi ettirmek için çırpınan zavallı bir toplumun kısa hayat hikáyesi budur.

* * *

Doç. Dr. Kemal Yeşilçimen’in bu saptamaları gerçekten ürpertici.

Uzun lafın kısası: "Ölümlerden ölüm beğenelim" sözü bize çok uyuyor.

Peki, kaderimiz mi bu? Böyle bile bile gidilen hazin bir son olur mu?

Bu vurdumduymazlık, aptallıkla eşdeğer değil mi?

Ne zaman uyanıp gerçekleri göreceğiz? Kim bilir? Bu kafayla gidersek, belki hiçbir zaman!
X