Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    Sağlıklı beslenme ve okul kantinleri

    Prof. Dr. Benal BÜYÜKGEBİZ - Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı
    12.10.2015 - 09:00 | Son Güncelleme:

    Gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi gelişmiş ülkelerde de obezite görülme sıklığı hızla arttıkça, önlenmesi için tedbir alınması da mecburiyet olmaya başladı. Tıpta hastalığın geliştikten sonra tedavisi değil, oluşmadan önlenmesi daima öncelikli bir yaklaşımdır.

    Obezite için de bu yaklaşım geçerli. Özellikle de tedavisinin her yaş grubunda çok zor ve ne yazık ki çok başarısız olması gerçeği, bize bir defa daha obeziteden korunmanın önemini hatırlatıyor. Artık günümüzde birçok ülkede obeziteden korunmaya dair yapılabilecekler üzerinde duruluyor ve projeler geliştiriliyor. Sağlıklı beslenme eğitimi ve bilinçlendirme uzun vadede yarar sağlayan bir yaklaşımdır. Oysaki sorun acil ve kısa vadede etkili olabilecek tedbirler de gerekiyor.

    Obezite sadece sağlıksız beslenme ve yüksek kalori alımı sonucunda gelişmez. Alınan enerjinin kullanılmasının da obezite gelişiminin önlenmesinde önemi çok fazla. Bu nedenle daha aktif bir yaşam ve düzenli spor yapılması da sağlıklı beslenme kadar önemli. Bu yönüyle okulda alınabilecek, daha doğrusu alınması gereken tedbirleri sadece beslenmenin düzenlenmesini sağlacak tedbirlerle sınırlamamk gerekir. Okul aynı zamanda çocuğun enerjisini harcamaya yönelik de tedbirler ve programlar da uygulamalı. Aksi takdirde ne obezitenin önlenmesinde ne de tedavisinde başarılı olunamaz.

    Okulda alınacak tedbirler neden önemli?

    Okul yaş grubunda obezite gelişme veya var olan obezitenin ağırlaşması çok sık görülüyor. Kentsel yerleşimde sosyo-ekonomik düzeyi ortanın üstünde olan okul çocukları arasında 10-12 yaş grubundaki erkek çocukların üçte biri obezdir. Ve obezite daha sonraki yaş gruplarına intikal eden bir hastalıktır.

    Bu nedenle okul çağındaki obez çocuk ergenlikte de ve erişkinlikte de obez olma riski ile karşı karşıya kalıyor. O halde hedef kitlenin okul yaş grubu olması çok gerçekçi bir yaklaşım olur. Okulda geçen eğitim saatleri günümüzde çok uzun. Bu süre, çocuğun günlük hayatının önemli bir dilimini kapsıyor. Okul saatleri içinde çocuğun aktivitesi de kısıtlanıyor. Bu nedenle hareket ederek yaktığı enerjinin de azaldığı dikkate alınınca, bu zaman diliminde aldığı kalori daha da önem kazanıyor.

    Obezite tedavisinde ama özellikle de obeziteden korunmada önemli olan nokta, alınacak tedbirlerin çocuğun içinde yer aldığı sosyal çevre tarafından da desteklenmesidir. Çocuğun içinde yer aldığı ilk çevre ailesidir. Bu nedenle ailenin de obezite gelişiminden korunmak üzere bilinçli ve sağlıklı beslenmesi gerekiyor. Çocuğun içinde yer aldığı ikinci önemli çevre ise okuldur. İşte bu nedenle alınacak tedbirlerle çocuğun okulda sağlıklı beslenmesi sağlanmalı.

    Okul yaş grubunda çocuk bazı öğünlerini ev dışında, diğer bir ifade ile ebeveyn kontrolü dışında geçiriyor. Bu da ona tercihlerini yaşama ve yeme imkânı sağlıyor. Bu öğünlerde çocuk sağlıklı olmayan ancak popüler kültür içinde sıklıkla yer alan besin tüketimine eğilim gösteriyor. Diğer taraftan da su ve süt tüketimi azalıyor, meşrubat ve şekerli içecek tüketimi artıyor.

    Bu gerçekler tüm dünyada okul yaş grubunda gözlemlenen ortak eğilimler olarak çıkıyor karşımıza. Her ikisi de obezite gelişiminde önemli risk faktörleridir. Yapılan çalışmalar okulda ve hatta sınıfta suya serbestçe erişebilme ve içebilme imkânı olan okullardaki çocuklarda obezite görülme sıklığının daha az olduğunu ortaya koyuyor.

    Besinler sınırlandırılabilir

    İşte yukarıda anılan tüm nedenlerle çocukların okullarda sağlıklı beslenmesi amacıyla, erişebilecekleri besinlerin sınırlanması gerekiyor. Tüm dünyada benzer kısıtlamalar uygulanıyor. Ancak burada cevap verilmesi gereken soru, çocuğun okul kantinlerini hangi amaçla kullanacağıdır. Çocuk kantinde satılanlarla ana öğün ihtiyacını mı yoksa ara öğün ihtiyacını mı giderecek?

    Bu sorunun cevabı önemli. Hazırlanan yiyeceklerin kalorisini de sınırlamak gerekir ancak bu o kadar kolay değil. Eğer kantinlerde ana öğünde tüketilecek besinlerin satışı da yapılacaksa, yiyeceklerin pişirilmesi veya hazırlanması gerekiyor. Hijyenik koşullar da çok iyi denetlenmeli. Eğer okul kantinlerinde sadece ara öğünlerde tüketilecek besinler satılacaksa bu ürünlerin denetlenmesi daha kolay olur.

    Okul çevresinde ortaya çıkan bir diğer sorun ise, seyyar satıcıların çocuklara tercih edilmeyen yiyeceklerin satışını yapmasıdır. Kantinlerde neyi ne kadar kısıtlarsanız kısıtlayın, bu sorunun ortaya çıkmasına engel olunamıyor. Bu durum inkâr edilemeyecek bir gerçek. Kantinde satılanlarla karnını doyuramayan çocuk bu defa yakın yerlerde satılan bu yiyecekleri alıp tüketiyor.

    Kontrol edilemeyen besin satışı engellenmeli

    İşte bu uygulama olduğu ve sürdürüldüğü takdirde okul kantinlerinde besin kısıtlamasının da anlamı yok. Öncelikle bu kontrol edilemeyen besin satışının önlenmesi gerekiyor. Ancak bu durumda kantinlerde besin kısıtlamasının anlamı ve faydası olabilir.

    Kantinlerde su, süt, ayran, taze sıkılmış meyve suyu, meyve ve paketi 200 kcal’den daha az enerji içeren hazır gıdaların satışı yapılabilir. Ülkemizde de buna uygun düzenlemeler yapılıyor. Yine okul kantinlerinde enerji değeri yüksek, besleyici değeri düşük olan atıştırmalıkların da yer almaması gerekiyor.

    Alınacak tüm tedbirlerin ve getirilen kısıtlamaların okul saatleri içinde enerji alımını azaltabilmesi için daha önce belirttiğim konuyu bir defa daha dikkate getirmek isterim. Okul kantinlerinde yapılacak düzenlemelerin başarılı ve etkin olabilmesi için, okul çevresinde yiyecek satışının denetlenmesi ve engellenmesi şart. Aksi takdirde uygulamalar iyi niyetten öteye gidemez.

     

    Etiketler: kantin
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı