Yarın Dünya Astım Günü

Güncelleme Tarihi:

Yarın Dünya Astım Günü
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 07, 2008 11:31

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Alerji ve Astım Ünitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Kalaycı, modern yaşam şartlarının sağladığı korunaklı koşullar ve hava kirliliğinin astım gelişimine zemin hazırladığı uyarısında bulundu.

“Astım, tedavisi olan bir hastalıktır. Ancak, çeşitli bitkiler, bıldırcın yumurtası, mağara tedavileri, biyorezonans yöntemleri, kişiye özel genetik yaklaşımların astım ve alerji tedavisinde yeri yoktur” dedi.

Prof. Dr. Kalaycı, yarın kutlanacak ve “Astımını Kontrol Edebilirsin” temasının işleneceği Dünya Astım Günü nedeniyle, solunum yollarının kronik bir hastalığı olan astımın, genellikle ataklar ve iyilik dönemleriyle seyrettiğini söyledi.

Astımın genellikle çocukluk çağında başladığını, erişkinlik döneminde tanı konulanların büyük çoğunluğunun rahatsızlığının çocukluktan kaldığını anlatan Kalaycı, “Astım, hastaların yüzde 80'inde 5 yaşın altında, bunların büyük çoğunluğu da 3 yaşın altında belirti verir. Ancak, astım 3 yaşın altındakilerde sık görülmekle birlikte, bunu taklit eden bir çok hastalık vardır. Bu nedenle 3 yaşın altındakilerde tanı konulurken çok dikkatli olunmalıdır” şeklinde konuştu.

Astımın gelişmiş ülkelerde en sık görülen çocukluk çağı hastalığı olduğuna işaret eden Kalaycı, görülme sebepleri tam olarak açıklığa kavuşturulamasa bile genetik ve çevresel faktörlerin bir arada bulunmasından kaynaklandığının düşünüldüğünü bildirdi.

“MODERN YAŞAM TARZI ZEMİN HAZIRLIYOR”

Astım gelişimine zemin hazırlayan çevresel faktörler arasında modern yaşam şartlarının sağladığı korunaklı koşullar, hava kirliliği, tütün dumanı, beslenmeyle ilgili koruyucu etkenler ve enfeksiyonların tetikleyici etkilerinin sayılabileceğini belirten Kalaycı, hastalığın belirtileriyle ilgili de şunlara işaret etti:

“-Tekrarlayan hırıltı ve hışıltı,
-Gece uykudan uyandıran öksürük,
-Egzersiz, aşırı gülme veya ağlamadan sonra ortaya çıkan hışıltı veya öksürük,
-Alerji yapan veya hava kirliliğine yol açan unsurlarla karşılaşıldıktan sonra ortaya çıkan öksürük, hırıltı ve daralma hissi,
-Soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonların göğse inmesi veya soğuk algınlığının 10-15 günden uzun sürmesi.”

“ÜLKEMİZDE ÇOCUKLARIN YÜZDE 70-80'İNDE ALTTA YATAN ALERJİ VAR”

Kalaycı, Türkiye'de çocuklarda görülen astımla ilgili bilgi verirken, şunlara işaret etti:

“Hastalık ülkemizde çocukların yüzde 70-80'inde altta yatan alerjilerle ilgilidir. Ancak, yüzde 20'sinde hastalığın alerjilerle ilişkisi yoktur. Alerjik olması ya da olmaması ise astımın tanısını ve tedavisini değiştirmez. Yalnızca herhangi bir alerjiyle ilgili astımda buna yol açan etkenden sakınmak tedavinin önemli parçasını oluşturur. Bu çocuklar için en önemli noktalardan bir tanesi tütün dumanı ile karşılaşmamaktır.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!