"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Sağlık turizminde başa güreşebiliriz

Türkiye sağlıkta çok önemli gelişmelere imza attı. Artık şunu net olarak iddia edebiliriz: Ülkemiz, özellikle Marmara bölgemiz sahip olduğu hastanelerle Balkanlar, Kafkasya ve Orta Doğu’yu içine alan coğrafyanın, hatta bütün Avrupa/Orta Asya bölgesinin sağlık üssü olmaya adaydır.

Ankara, Bursa, İzmir ve Antalya için de aynı şeyleri söylemek mümkün. Bu şehirlerde de mükemmel hastanelerimiz var. Sağlıktaki bu güzel gelişmeler yalnızca dünya ölçeğinde kaliteli hizmet veren özel hastanelerle de sınırlı değil. Devletin yönettiği sağlık kurumlarında da mükemmel gelişmeler var. Bu kurumlarda çalışan sağlık personelinin kalitesi ve verilen sağlık hizmetlerinin düzeyi de önemli iyileşmeler kaydetti.

TURGUT ÖZAL’A BORÇLUYUZ

Bu güzel gelişmeleri öncelikle 8. Cumhurbaşkanımız rahmetli Turgut Özal’a borçluyuz. Amerikan sağlık sistemi esas alınıp kaliteli sağlık hizmeti kadar hasta ve hasta yakınlarının konforu da gözetilerek planlanan “yüksek teknoloji odaklı” yeni bir hastanecilik anlayışı, 80’li yılların ortalarında ilk kez onun teşvikiyle gündeme girdi. Gelişmeler sonraki yıllarda daha da hızlandı ve karşımıza bugünkü güzel tablo çıktı.
Kısacası şu anda çok sayıda güçlü, iyi organize, dünya ölçeğinde hizmet veren sağlık kuruluşlarına ve çok yetenekli tıbbi kadrolara sahibiz.
Bu kurumlardaki sağlık hizmetlerinin kalitesi, özellikle Avrupa ve Amerika’daki hastanelerle kıyaslandığında daha yüksek, fiyatlar ise son derece ucuz! Sağlık hizmetinin kalitesi dikkate alındığında, bu fiyatlarla hiçbir Avrupa ve Amerikan sağlık grubunun yarışabilmesi mümkün değil.  Sağlık alanında ulaştığımız bu gelişmeleri, uluslararası alana taşımamızın zamanı çoktan geldi.
Sağlık turizminin boyutları zannedildiğinden çok daha büyük. Bu alanda en şanslı ülkelerden biri olduğumuzu fark etmeli ve ürettiğimiz hizmetleri uluslararası ölçekte pazarlamanın yollarını aramalıyız. Bunun zamanı çoktan geldi, hatta geçiyor bile denilebilir.

Fazla insülin stres yapıyor

AKLINIZDA OLSUN

Kilolu kişilerin bazılarında görülen stres halinin hatta daha sonra ortaya çıkabilen depresyon sorununun arka planında bile insülin fazlalığı problemi var!
Özellikle olur olmaz şeylere sinirlenen, alıngan biri olduğunuzu ve aynı zamanda kilo aldığınızı düşünüyorsanız... Kendinizi uzun zamandır bir yorgunluk, bitkinlik, moralsizlik girdabının içinde hissediyorsanız... Ve giderek depresif biri haline dönüştüğünüzü düşünüyorsanız, bütün tatsızlıkların kanınızdaki insülin ile şeker arasındaki “seviyeli beraberliğin” bozulmasıyla oluşabileceği aklınızda olsun. - Dyt. Deniz YEMİŞÇİ

Çok çalışmayın!

BİR UYARI

Aşırı çalışmak, yorgunluğun en yaygın nedeni olarak gösteriliyor. Araştırmalar, günümüz insanının 50 yıl öncesine oranla haftada en az 12 saat daha fazla çalıştığını gösteriyor.
Ayrıca trafiğin artması işe gidip gelme süresini uzattığından bu süreleri de çalışma saatlerine eklemek gerekiyor. Böyle bakıldığında, örneğin İstanbul’da oturan bir çalışan gününün en az 10-12 saatini işyerinde geçiriyor.
Buna alışveriş, yemek pişirme, bahçe işleri, temizlik, eşlere, çocuklara, aile büyüklerine bakmak için harcanan zamanları da eklersek, çoğu insanın neredeyse günde iki vardiyalık bir süreyi çalışarak geçirdiğini söyleyebiliriz.
Çalışma saatlerinizi ve belirttiğimiz diğer zamanları gözden geçirin. Zamanınızı daha dikkatli kullanmaya ve biraz daha dinlenmeye özen gösterin.

X