"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Sağlık Bakanlığı sözleşmelilerden ’manifesto’

SAĞLIK Bakanı Sn. Prof. Recep Akdağ’a, mağduriyetimizin boyutunu şöyle özetleyebiliriz ;<br><br>657 Sayılı Devlet Memurlar Kanunu’nun 4/B Maddesine göre sözleşmeli personelin sözleşme maddeleri çok ağırdır, söz konusu maddeler;

1- Sözleşmelerin hastaneler tarafından yapılması. (Bu durum hastanelerin ferdi hareket etmesine ve hastaneler arasında farklılıklar olmasına, çok başlılığa neden olmaktadır.)

2- Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi... Bu madde hastanelerin personelini daha verimli çalıştırması için hazırlanmış ama personel hiç düşünülmemiştir. Buna benzer 9. maddede "Hiçbir sebep göstermeksizin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshhedilmesi" yer almaktadır! Bu madde sözleşmeden çıkarılmalıdır!

3- 4/B’lileri işe alırken eş durumu dikkate alınmamıştır. (Bu durum eşleri ayrılma noktasına kadar getirmiştir. Ve Anayasanın aile bütünlüğü ilkesine aykırı düşmektedir.) Eşler ya işlerini bırakıyor yada eşlerinden, çocuklarından ayrı yaşıyorlar. MEB’deki 4/B’li personelin eş durumu problemine çözüm getirilirken Sağlık Bakanlığı’ndaki 4/B’lilere neden eş durumu uygulanmıyor. Kanunda 2 ayrı 4/B maddesimi var, sorusunu akla getiriyor!

4- Sözleşmedeki maddelerin dışındaki hususlarda 657’ye tabi personelle aynı haklara sahiptir diyor ve Sağlık Bakanımız da bunu savunuyor ancak çocuk, eş, giyim yardımlardan vb. yararlanamıyoruz.

5- Erkeklerin %90’ı askerliğini yapmamış durumda, askerlik dönüşü iş garantisi olmadığı için askere gidememektedir ve çok zor durumda kalmaktadır.Ve bu kişileri askere gitmemeye zorlamaktadır ve bir çok kişi asker kaçağı durumuna düşmek üzeredir!

6- 4/B’li personelin iş garantisi olmadığı için kendini işine verememektedir. Aklında devamlı soru işaretleri vardır. Bu durumda verim düşmektedir.

7- Diğer sağlık çalışanlarıyla 4/B’lilerin ’becayiş yapma hakkı’ tanınmasını istiyoruz. Ve 4-10 Haziranda yeni alınacak 4/B’li sağlık personeliyle dahi becayiş imkanı verilmiyor!

8- Sözleşmemizde, kurumlarda ihtiyaç kalmazsa ve kurumların döner sermayesi maaşları ödeme zorluğu çekerse Hastane tarafından sözleşme tek taraflı feshedilebilir, maddesi yeralmaktadır. Çünkü maaşlarımız döner sermayeden ödenmektedir! Bu yüzden iş garantimiz yok ve her an işten çıkarılma korkusuyla çalışıyoruz.

Bunun sonucunda;

AİLE BÜTÜNLÜĞÜ ŞART

Personel arası ayrımcılıktan sağlık personellerinin huzursuzluk ve psikolojik çöküş yaşaması ve bununda hizmet kalitesini düşürmesi açısından; özellikle eş durumundan tayin konusunun Anayasa’nın ’ailenin bütünlüğü bozulamaz’ ilkesine aykırılığı açısından; aynı eğitimi almış sağlık personelinin aynı kurumda aynı statüde çalışan ve aynı işi yapan meslektaşları ile arasında özlük hakları yönünden (ücret, tayin, sosyal güvence, vs.) düşünülmelidir. Aynı eğitimi gören aynı statüde görev yapan sağlık personelinin ’kadrolu’ 4924’e tabi ’657 4/B’li şeklinde ayrılması hiç demokratik değildir.

Yukarıdaki maddeler bizleri mağdur etmektedir. Sağlık personeli ile ilgili sorunların gündeme geldiği bu günlerde, sözleşmelerimizin ayrıntılı olarak incelenip bu maddelerin acil olarak düzeltilmesini, maddelere personelin yararına maddeler de eklenmesini ve diğer 657’li kadrolu memur arkadaşlarımızla aynı hakların verilmesini istiyoruz. Bunu sadece ben değil 10 binlerce 4/B’li memur istemektedir. Bu sorunların da ancak kadro verilerek çözümleneceğini düşünmekteyiz. Murat CAN

MEB’e 50 felsefe öğretmeni yetmez

FELSEFE grubu öğretmen adayları adına bir not:

"2007 Ağustos atamasında sosyal bilimler (edebiyat, coğrafya, tarih) gibi bölümlerden 350, 400, 150 gibi rakamlar alınırken felsefeden sadece 50 öğretmen alınması biz felsefe grubu öğretmen adaylarını üzmüştür. Düşünen, sorgulayan bir toplum için felsefeye verilen değerin artması gerektiğine inanıyoruz. Ara atama ve şubat atamalarında hakkettiğimiz kadronun verilmesini istiyoruz."

Sahte plaka

EĞER yaşadığımız başkentte insanlar arabalarına sahte plaka takip geziyorsa bunda bir anormallik yok mudur? Yoksa ben de etrafımdaki insanlar gibi "Aman sen de kimin umurunda, Türkiye’yi kurtarmak bana mi kaldı ki" diyeyim. Hayır. Eminim, AB’ye girmeye çalışan bir ülkenin baskentinde bile böyle saçmalıklar oluyorsa, benim gibi düşününler muhakkak vardır. Ben düşüncelerimi ve sesimi duyurmaya çalışacağım. Zaten kimsenin birbirine saygısı kalmadığı, şehir kanunlarının garip insanlar tarafından gelişi-güzel konulduğu bu şehirde, birilerinin "aman sende" demeyerek, sorunların uzerine titizlikle gitmesi gerekiyor. Acaba bu düşünceme katılıyor musunuz?

Can ATAÇ
X