Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sağlık

Dr. Gündüz TEZMEN

Balık ve kalp sağlığı

KALP sağlığınıza dikkat ediyorsanız, size ilk sorulacak soru, ne kadar sıklıkla balık yediğiniz olacaktır.Balık, sadece kolesterolsüz protein kaynağı olmakla kalmıyor, yapısında bulundurduğu Omega-3 adlı yağ asitleri sayesinde, kalp ve damar sistemi için yararlı etkiler de gösteriyor. 1970’li yılların sonlarına doğru Eskimo’larla ilgili yapılan çalışmaların yayınlanması bilim dünyasında çalkantılar yarattı. Aşırı yağlı beslenen Eskimo’larda kalp krizleri çok seyrek görülüyordu. Bunun üzerine geliştilen çalışmalarda, bol miktarda yenilen yağlı balıkların ve balina etinin yapısında bulunan Omega-3 adlı yağ asitlerinin damar sertliğinden koruduğu ortaya konuldu. Omega-3 özellikle soğuk denizlerdeki yağlı balıklarda daha çok bulunuyor. Ülkemizde ithal uskumru adıyla satılan Makarel ve kuzey denizlerinde yetişen somon balığı bu açıdan en önemli kaynaklar. Bütün yağlı balıkların yanısıra yeşil yapraklı sebzelerde, soya fasulyesinde ve fındıkta da bulunuyor.

Düzenli olarak balık yemenin bir çok olumlu etkisi var.

Kandaki yağ düzeyini düşürür: Omega-3 den zengin bir beslenme, kan yağlarının bir türü olan Trigliserid’lerin kandaki düzeyini düşürür. trigliseridlerin kanda yüksek düzeyde bulunması, damar sertliği ve kalp krizi riskini arttırır. Bu nedenle diyet uygulanmasının yanısıra balık yağı haplarının kullanılması da olumlu sonuçlar verebilmektedir.

Damar içinde pıhtı oluşması riskini azaltır:

Omega-3 yağ asitleri, doğal antikoagülan (pıhtı önleyici) gibi etki gösterir. Kandaki pıhtılaşma hücrelerinin (trombosit) birbirlerine yapışmasını azaltır, böylece damar içinde pıhtı oluşması ihtimali azalır.

Tansiyonu düşürür:

Omega-3 lerin tansiyon üzerinde de etkisinin olduğu kanıtlandı. Sadece sebze-meyvaya dayalı bir diyetle (vejeteryan), balığa dayalı bir diyeti uygulayanların birbirlerine oranlanmalarında, balığa dayalı diyet uygulayanlarda tansiyon yüksekliği olaylarının çok seyrek olduğu görüldü. Bütün bu yararlı etkileri dikkate alan beslenme uzmanları kalp-damar hastalığından korunmak isteyen herkese balık yemesini tavsiye ediyor. Özellikle soğuk denizlerdeki yağlı balıkların tercih edilmesi daha önemli. Ancak balığı yağda kızartmaktan kaçınılması da yapılan tavsiyeler arasında yer alıyor.

OKUR MEKTUPLARI

Nabzım çok düşüyor

Benim yüksek tansiyonum var. Bunun için sürekli olarak ilaç kullanıyorum. Bununla tansiyonum normale iniyor ama nabzım da çok düşüyor. Sürekli olarak 55-60 civarındaki nabzım zaman zaman 50’ye kadar iniyor. Nabız çok düştüğü zaman ne yapmam lazım? Nabız hangi rakama kadar düşerse tehlike arzeder? H.BAHADIRLI

Yaş ilerledikçe nabız sayısı azalır. Bunun yanısıra bazı ilaçlar da nabız sayısını etkiler. Özellikle yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan beta bloker cinsi ilaçlarda bu etki daha çok görülür. Nabzın 65 civarında olması doğal. Daha düşük rakamların sorun yaratma ihtimali var. Nabzın çok düşük olması, ritm bozukluğu oluşmasına yol açabildiği gibi, tıp dilinde blok olarak adlandırılan, kalbi çalıştıran elektriğin iletiminin yavaşlaması ya da iletimin bazı yerlerde durması halinin göstergesi olabilir. Bu nedenle özellikle nabzın çok düşük olduğu anda bir hastaneye başvurarak EKG çektirmeniz aydınlatıcı olacaktır. Bunun yeterli olmadığı hallerde Holter adı verilen tetkik de yapılabilir. Bu tetkik, vücuda takılan küçük ve portatif bir cihazla 24 saat süreyle kalbin elektrosunun çekilmesidir. Hasta, bu cihazla tüm gününü normal yaşantısındaki gibi sürdürür. Ertesi gün yapılan incelemede 24 saat süresince kalbin çalışma düzeni hakkında bilgi edinilir.

Gece idrar kaçırıyor

Y. İLGİLİ/ANKARA

DAHA önce böyle bir sorunu yokken gece idrar kaçırmaya başlaması, 6 yaşında olan çocuğunuzun, yeni doğan kardeşini kıskanmaya başlamasıyla açıklanabilir. Ancak, çocuklarda oluşabilen idrar yolu iltihaplanmaları da, idrar kaçırma ile kendini gösterebileceği için, idrarını tahlil ettirmelisiniz. Eğer tahlil sonucunda, idrar yolunda bir hastalık olmadığı ortaya çıkarsa, olayın kıskançlığa bağlı olması ihtimali kuvvetlenir. Bu durumda, çocuklarınız arasında dengeli bir tutum gösterirseniz, sorun kendiliğinden düzelecektir. Böyle durumlarda yapılacak en büyük hataların başında, çocuğunuzu azarlamak, cezalandırmak ve hatta dövmek gelmektedir. Çocuğunuz bu davranış karşısında ailesinin artık kendini hiç sevmediğini düşünecek ve sorun kökleşecektir. Diğer bir hatalı davranış da, çocuğunuza karşı olağanüstü bir ilgi göstermenizdir. Bu durumda çocuk, ilgiyi kendi üzerinde toplamak istediği zamanlarda, işemeye başlayacaktır.

FAKS: (0 212) 677 01 39

E-MAİL: gtezmen@hurriyet.com.tr

X