Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sağlık

Gündüz TEZMEN

Topuğuma basamıyorum

F. Temiz / İstanbul

Uzun yürüyüşün ardından bir süre dinlendikten sonra ayağa kalktığınızda, topuğunuzun üzerine basamadığınızı, bir süre zorla yürüdükten sonra ağrının hafiflediğini belirtiyorsunuz. Bu durum muhtemelen ‘topuk dikeni’ olarak adlandırılan bir olaya bağlıdır. Topuk kemiğinin alt kısmında bir çıkıntı oluşur. Eklemlerdeki kireçlenmenin bir benzeri olan bu çıkıntı, ayağa kalkıldığında, o bölgedeki yumuşak dokuyu zedelemeye başlar.

Topuk dikeninin kesin teşhisi için, ayağın yandan çekilmiş bir röntgeninin incelenmesi gerekir. Doktorunuza bu ihtimali hatırlatarak, belirttiğim röntgenin çekilmesini isteyin. Teşhis kesinleşirse yapılacak en doğru şey, topuğun altına özel olarak yapılmış yastıkçıklar ya da topuk dikeni önlemi de alınmış ortopedik tabanlıkların ayakkabı içine konulmasıdır.

Damarlar görünüyor

C. Kutan / Ankara

Bazı kişilerde cildin üst tabakaları ince olduğu için kılcal damarlar yüzeye yakın dururlar ve sizde de olduğu gibi karşıdan bakınca görünürler. Eğer makyajla kapatmakta sıkıntı çekiyor ve bu görüntüden rahatsız oluyorsanız, lazer ve benzeri yöntemlerle kurtulmak imkanı olabilir. Plastik cerrahi birimi gelişmiş hastanelerden birine başvurduğunuzda durumunuzu incelerler ve yapılabilecekler konusunda size ayrıntılı bilgi verirler.

Kemiğiniz mikrop kapmış

G. Karal / İstanbul Geçirdiğiniz kazanın ardından yapılan ameliyatlar sırasında bacağınızın mikrop kapması büyük bir talihsizlik. Maalesef ülkemizde ameliyat sırasında mikrop kapma riski, diğer ülkelere göre çok yüksek. Bunun nedenlerini şu anda tartışmak istemiyorum ama, kemiğin mikrop kapması diğer dokulara hiç benzemez. Antibiyotiklerin burayı etkilemesi çok zor olduğu için mikropların tümden ortadan kaldırılması da aynı derecede zor oluyor. Ayrıca hastaneden bulaşan mikroplar, hastane koşullarında antibiyotiklerle çok karşılaştıkları için, bunların büyük bir kısmına direnç kazanıyorlar. Sık sık kültür ve antibiyogram testleri yaparak, mikropların antibiyotik duyarlılıklarını belirleyip ona uygun antibiyotiklerle kürler yapılması, akıntı devam etmese bile içeride infeksiyonun devam edebileceğini düşünerek kontrollar yapılması gerekiyor. Kırık kemik uçlarında iltihaplanma devam ettiği sürece kırığın kaynaması da çok zor. Halen tedavinizi yürüten ortopedi uzmanının denetiminde kalmanızda yarar var.



X