Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sağlam olan çözüyor

63. dakikada maçın yorumunu yapsaydım eğer, sadece iki şeyden bahsederdim. “Bu maçın neticesini iki kişi belirledi. Biri Sercan, diğeri hakem Tolga Özkalfa” derdim. Neden mi?

 Sercan ilk yarıda gol atacağı yerde kendini rakip ceza alanında yere atmayı düşündü, çünkü artık yorulmuştu. İkinci yarıda da çok iyi hareketler yapmasına rağmen laubaliliğinden golü kaçırdı. Yani maç 2-0 olup, bir yerde Beşiktaş havlu atacaktı. Ama, 63’te bu sefer Tolga Özkalfa sahneye çıktı. Göstere göstere bir aldatmacaya penaltı düdüğü çaldı. Maç da 2-1 oldu. Bu dakikadan sonra Ertuğrul Sağlam da kendine geldi, Bursaspor’da. Artık ufak hesapların neticeye tesir etmeyeceğini anladılar. “Nasıl olsa öldük. Hiç olmazsa Beşiktaş’ın biraz üzerine gidip ölelim” dediler. Nitekim hem Ertuğrul hamleler yaptı hem Bursaspor. İşin rengi de bir anda değişti.
Peki, Beşiktaş bu maçı niye kaybetti? Çok basit. Siyah beyazlılar kendisi gibi mücadele eden, kendisi gibi topa giren, kendisi gibi defansı sağlam tutup kontratağa çıkan takımlara karşı başarılı olamıyor. Kimlere karşı oluyor? Topu iyi kullanmak isteyen, yumuşak futbol isteyen, top yapmak isteyen, şov yapmak isteyen takımların ümüğünü sıkıyor. Mesela Fenerbahçe’nin.

İSTANBUL REÇETESİ

BURSASPOR sahanın futbol oynanmayacak derecede sulu olduğu anlarda attığı golle maçı bitireceğini zannetti. Eğer İstanbul’dan puan çıkarmak istiyorsan, en az bir gol atacaksın. Yenmek istiyorsan, iki hatta üç gol lazım. Çünkü, mutlak suretle bir veya bir buçuk gol hakkını hakeme ayırman gerek. Bunun birini penaltı için kullanabilirsiniz, buçuğu da orta alanda hakemin çaldığı alakasız fauller için. Sakın dün gece Bursaspor’un aman aman futbol oynayıp da kazandığını zannetmeyin. Zaman zaman sadece Beşiktaş kadar mücadele ettiler. Çünkü, Beşiktaş da futbol oynamadı Bursaspor da. Beşiktaş zaten uzun zamandır futbol oynamıyor. Büyük takım avantajını kullanıyor, iyi defans yapıyor, “Nasıl olsa atarım” diyor.

TOLGA DA inanmadı

TOLGA Özkalfa’ya bir çift laf edeceğim. Çok alakasız bir penaltı verdin. Verirken pozisyona sen de inanmadın. Tribünden senin vücut dilini öyle gördüm. Ama yine Beşiktaş da futbolculara yaranamadın. Önüne gelen sana fırça attı. Seyirci, Aziz Yıldırım’a bağırıyor. Niye? Hakemlere konuşup, Fenerbahçe’nin haksız kazanç sağladığını iddia ediyorlar. İyi güzel de dün gece Beşiktaş da haksız bir penaltı aldı. Ama dava o değil. Türkiye’de biraz bağırana, çağırana prim verilmeye başlandı. Ben Bursaspor Başkanı’nın yerinde olsam böyle galip geldiğim maçtan sonra veryansın ederim. Aziz Yıldırım gibi mağlup olduğum maçtan sonra değil.

Nasıl olacak?

BEŞİKTAŞ-Bursa maçlarına rakip seyircilerin gitmeme cezası ne zaman bitecek?. Buradaki işin püf noktası nasıl açıklanacak? Devlet bu konuda bu kadar güçsüz mü? Yoksa, kulüp başkanları söyledikleriyle, uyguladıklarıyla ayrı ayrı mı oynuyorlar?

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI