Sağılan hayvan artmadı ama süt miktarı yükseldi

Süleyman DEMİRKAN/ANKARA
11 Ekim 2008 - 00:00Son Güncelleme : 10 Ekim 2008 - 23:31

Tarım sektöründe verimliliğin azaldığı şeklindeki iddiaların gerçek olmadığını söyleyen Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, "Hayvan sayısı 2002 ile hemen hemen aynı. Ama bu kadar hayvandan sağılan süt 8.4 milyon tondan 12.3 milyon tona çıktı. Bir sürü ürün için de durum böyle" dedi.

TARIM ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, kendi dönemlerinde "Tarımda verimliliğin arttığını" savunarak, "2002 yılında 22 milyar dolar olan tarımsal Gayri Safi Milli Hasıla bugün 51 milyar dolara çıktı. Artmadıysa bu rakama nasıl çıktı?" diye sordu. Eker, Hürriyet’in soruları üzerine özetle şu bilgileri verdi: "Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatı 4 milyar dolardan 10 milyar dolara nasıl çıktı. Aynı dönemde. Türkiye’nin süt üretimi 8.4 milyon tondan 12.3 milyon tona çıktı. Bu ne demektir, Türkiye’nin hayvan sayısında önemli bir artış yok. Türkiye’nin sağılan hayvan sayısı o zamanda 4.5 milyon civarındaydı, şimdi de 4.5 milyon civarında. Ama, 2002’de 4.5 milyon hayvandan aldığın süt 8.4 milyon tondu, şimdi aynı sayıda hayvandan aldığın süt ise 12.3 milyon tona çıktı. İşte bu, verimlilik artışı. Bir sürü üründe böyle. Böyle yüzlerce sayarım.

Mısır ithal etmiyoruz

Türkiye, 2002 yılında ihtiyaç duyduğu mısırın yarısını ithal ediyordu. 2 milyon ton mısır üretiyor, 4 milyon ton mısır tüketiyordu. Bugün Türkiye 4.2 milyon ton mısır üretiyor. Şu anda tüketimi de bu. Artık başa baş noktaya geldi. (Eker, ’Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan’ın oğlu Abdullah Unakıtan bundan zararlı çıkmıştır’ hatırlatmamıza, sadece tebessüm etti)

Pirinçteki artış

Pirinç mesala. Türkiye, 2002’de 350 bin ton çeltik üretiyordu, bunun karşılığı 0.60’tır. Yani 200 bin ton pirinç eder. Bugün Türkiye 760 bin ton çeltik üretiyor ve karşılığında 460 bin ton pirinç elde ediyor. Yani, pirinç üretimiz de iki kattan daha fazla arttı. Şimdi ben size söyleyeyim, Türkiye’de tarıma verilen destek 1.8 milyar YTL idi, bugün 5.5 milyar YTL’ye çıktı. Bu benim cebimden çıkan nakit, tirink para. Ben Türkiye’de tarımda verimliliği artırmaya çalışıyorum. Onun için de, küçük çiftçinin sorunlarını, onun küçülmesinin önüne geçecek şekilde ölçek ekonomisine geçerek desteklemeleri veriyorum. Bu şekilde verimlilik artıyor. Türkiye’nin tarım üretimi azalmadı. (Örneğin, pamuk çiftçisi azaldı hatırlatması üzerine) Çiftçi başka şeyden daha fazla para kazandığı için pamuk ekmiyor. Türk çiftçisi tembelleşmedi, tembel değildir. Türk çiftçisi çalışkandır. Daha çok üretiyor.

Kaliteli buğday

Eskiden Türkiye ihtiyacından fazla buğday üretirdi. Ama Türkiye’nin buğdayları kalitesiz olduğu için, ayrıca kaliteli buğday ithal ederdi. Bunu her şekilde ispatlarım. Türkiye 2004’ten itibaren buğdayda kalite sorununu çözdü ve ihtiyaca binaen artık buğday ithal etmiyor. Ülkemizde buğdayda kalite sorunu iki şeyle çözüldü. Birincisi Türkiye’de kullanılan sertifikalı tohum miktarı 75 bin tondu, bu miktar 300 bin tona çıktı. Biz, bunu destekleme kapsamına aldık. Bu, 225 bin ton daha fazla sertifikalı tohum kullanıyorsun. Çünkü, tohumun verimliliğe etkisi tek başına yüzde 25’tir. İkincisi süne mücadelesini havadan ilaçlama ile yapılırdı. Biz bunu yasakladık. Yerden ilaçlamaya geçtik. Ve sünenin zarar verdiği buğday miktarı azaldı. Buğdayda da biz bunu yaptık. Yer aletleriyle mücadele etmeye başladık. Dolasıyla ilaç tabiata zarar vermeyecek şekilde doğrudan süneye kullanıldı. Havadan ilaçlamanın yüzde 30’u havaya uçuyor, hedef alana ulaşmıyor. Böyle olunca, tabiattaki böceği, kuşu, çiçeği her şeyi zehirliyor. Biz, sadece süneye ilaç sıkıyoruz."

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı