Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sağcı dediğin yabancı dergi okur TT satılsın der

Computer Associates’ın (CA) geçen hafta İstanbul’da gerçekleştirdiği "CA Day"in konuk konuşmacısı Prof. Dr. Deniz Gökçe’ydi.

CA yurtdışındaki toplantılarında yaptığı gibi Türkiye’de de bilişim dışından, renkli ve tanınmış bir konuşmacı seçmiş.

Deniz Gökçe, CA Günü’nde Türkiye ekonomisinin son birkaç yıllık performansı ve yakın geleceğiyle ilgili beklentileri özetleyen bir konuşma yaptı. Türkiye ekonomisinin son beş yıldır çok olumlu bir gelişme içine girdiğini ve bu olumlu gidişatın devam edeceğini gösteren rakamlar sundu.

İşsizlik rakamlarına hiç değinmeyip, çok pembe bir tablo ortaya koydu. Bu pembe tablonun iki yıllık Derviş, üç yıllık AKP yönetiminin sayesinde olduğunun da sık sık altını çizdi. Türk halkının artık ekonomiyi siyasetin önüne geçirmesi ve oyunu ona göre vermesi gerektiğini de birkaç kez tekrarlayarak, her ne kadar siyasi içerikli değil ekonomik içerikli bir konuşma yaptığını iddia etse de, bol bol AKP propagandası yaptı.

Soru, cevap, yorum bölümünde itiraz ettim. Ekonominin siyasetin önüne geçmesi gerektiğini söylemesine rağmen, ekonomideki beş yıllık olumlu performansı AKP hükümetinin yönetimine bağlamasının siyasi bir söylem olduğunu söyledim. Çünkü herkesin bildiği gibi Türk ekonomisi beş yıldır IMF tarafından yönetiliyor.

AKP hükümeti ise IMF tarafından verilen kararların, uygulamasını yapıyor. Tamam belki uygulamada başarılı ama uygulamada başarılı olmakla yönetimde başarılı olmak farklı şeyler.

Deniz Gökçe bu yorum üzerine tartışmayı farklı bir alana çekmeye çalıştı, telekomünikasyon sektöründen bahsetmeye başladı. Herhalde karşı çıkacağımı düşünüyordu ki, Türk Telekom’un satışına karşı olup olmadığımı sordu.

Karşı olmadığımı ama Türk Telekom’un satılıp satılmamasının aslında o kadar da önemli olmadığını, asıl önemli olanın serbestleşme olduğunu, ama bu konuda da hükümetin tek bir adım dahi atmadığını söyledim.

Deniz Gökçe’nin konuyu Türk Telekom’a getirmesi tesadüf değildi. Konuşmasını yaptığı tarihte, Akşam gazetesindeki köşesinde üç gündür üst üste Türk Telekom’un satışıyla ilgili yazıyordu.

İnternet üzerinden telefon konuşması yapmaya olanak veren "voice over IP" teknolojisindeki gelişmelere dikkat çekerek, Türk Telekom’un değerinin hızla düştüğünü iddia ediyor ve TT’nin ucuza gittiğini söyleyenleri ağır bir dille eleştiriyordu.

Gökçe’ye göre VOIP, Türk Telekom gibi klasik telekom operatörlerinin değerini hızla düşürmüştü ve bunu görmek için Economist filan gibi yabancı dergileri okumak yeterliydi. Ama "bizim gerzek solcular" yabancı dergi bile okumadıklarından, TT ucuza gitti diye yersiz yere yaygara yapıyorlardı.

Gökçe’ye bu yazılarını hatırlattım ve VOIP’nin zanettiği gibi TT’nin değerini düşüren bir etken olmadığını, bilakis veri taşıma tekeli TT’nin elinde olduğu için değerini artırdığını söyledim. Bunun nedenin de serbestleşmenin yapılmaması olduğunu anlatmaya çalıştım.

Konuyu bu sefer de spora ve spor yazarlarına kaydırdı ama söylediklerimi anladığından eminim. Sonraki günlerde yazılarında VOIP ve TT’nin değerine bir daha değinmedi. Bakalım ilerde değinecek, serbestleşmeyi de özelleştirme kadar savunacak mı?

Ben sanmıyorum, ya siz?
X