Gündem Haberleri

    Sağ çıkmayız diye kaçış planı yapılmadı

    Levent SEĞMEN/ANKARA
    08.08.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Hürriyet, Özdemir Sabancı cinayetinin faili Mustafa Duyar’ın, cezaevinde Nuri Ergin’in adamlarınca öldürülmeden hemen önce kendi el yazısı ile yazdığı anılarını buldu.

    68 sayfalık dokümanlarda Duyar, el yazısı ile ilk silahlı eylemi olan Cibali Karakolu baskınını, Sabancı suikastı hazırlıklarını anlatıyor ve "Örgüt üst yönetimi, suikasttan sonra sağ kalabileceğimize inanmadığı için kaçış planı bile yapmadı" diyor. Dokümanlar arasında, Duyar’ın DHKP-C’nin ölen lideri Dursun Karataş’a yazdığı, "Merhaba ve lanet olsun sana" diyerek başladığı iki sayfalık mektup da bulunuyor.

    ÖZDEMİR Sabancı cinayetinin cezaevinde öldürülen faili Mustafa Duyar’ın, öldürülmeden hemen önce kendi el yazısı ile yazdığı anılarını, Hürriyet buldu. Toplam 68 sayfa ve bir kitap hazırlığı niteliğindeki dökümanlarda, Duyar’ın yine el yazısı ile Dursun Karataş’a yazdığı ve "Merhaba ve lanet olsun sana" diyerek başladığı iki sayfalık bir mektup da bulunuyor.

    Duyar, bugüne kadar yayınlanmayan anılarını, cezaevinde kareli dosya káğıtlarına kendi el yazısı ile yazdı; sayfalarını özenle numaralandırdı, bir önsöz, kendi imzası ile bir giriş bölümüne de yer verdi.

    İkinci annesi öğretmeni kábusu ise öz amcası

    Dramatik yaşam öyküsünün referans noktalarını, kendi imzası ile bitirdiği giriş bölümünde sıralayan Duyar, "İkinci annem" dediği ilkokul öğretmeni Özcan Yongacı’dan büyük sevgi ile bahsederken, babası öldükten sonra bir süre yanında kaldığı emekli astsubay olan amcasının dayak, baskı ve otoritesinden, yengesinin ise kendisini yanında istememesinden sitemle bahsediyor.

    Suriye’de teslim olup Türkiye’ye getirildikten sonra yattığı cezaevinde evlendiği Semra Polat’tan olan çocuğuna, katlettiği Özdemir Sabancı’nın ismini veren Duyar, el yazısı anılarında Sabancı ailesine dair yaşamında yer eden bir başka bilgiyi de şöyle aktarıyor:

    "Lisede iki yıl ismini Sabancı’nın naylon fabrikasından alan ve onun yaptırdığı ’50. Yıl Avcılar İnsa Lisesi’nde okudum. Sonra üvey babamın annemi öldürmesiyle okul hayatım sona erdi. Futbolculuk düşlerim de. Ailemiz yok oldu. Bütün kardeşler hep bir çil yavrusu gibi hep bir tarafa dağıldı."

    İlk silahlı eyleminde polisleri ıskaladı

    Örgüt içerisinde ilk silahlı eylemi olan Cibali Karakolu baskınının başarısızlıkla sonuçlandığını anlatan Duyar, sıktığı mermilerin polislere isabet etmediğini belirtip, "Aslına bakılırsa biraz şaşkındım. Bizi kamp eğitimi vs. gibi bir takım aşamalardan geçireceklerini sanıyordum" diyor ve şöyle devam ediyor:

    "Bu olaydan sonra örgüt beni ekip komutanı yaptı. Benden istenilen basitti, cezaevinden aldığım emir ve talimatları eksiksiz yerine getirecektim. Soru sormayacak, konuşmayacak, eleştirmeyecek ve ne söylenirse onu yapacaktım. Kuryeler aracılığı ile ve bazen de benim cezaevine gitmemle yüz yüze görüşme ve haberleşme imkanımız oluyordu. İsmail Akkol’u bu süreçte tanıdım."

    ’Çömez militan’ Duyar’a ’İşimiz var’ talimatı

    Bu yaşadıklarının ardından ’çömez militan’ Duyar ve tanıştırıldığı İsmail Akkol’a "Sizinle işimiz var" denildi ve hiçbir eyleme katılmadan, risk almadan sessizce beklemeleri talimatı verildi.

    Kısa süre sonra Bayrampaşa Cezaevi’nde Ercan Kartal ile açık görüşte bir araya gelen iki militana, hedef verildi: "Sakıp Sabancı, Sabancı Center’ın 25. katında öldürülecekti."

    "İnsanların eylemin ayrıntılarını ve nasıl gerçekleştiğini merak ettiğini biliyorum ama. Ben bu konu üzerinde fazlaca durmayıp daha çok yurtdışı sürecinden ve örgütün içyüzünden bahsetmek istiyorum" diyen Duyar’ın, anılarındaki şu cümlesi dikkat çekiyor:

    "9 ocak 1996 günü saat 10:00 civarlarında Sabancı Center’daydık. Bazı aksaklıklar olsa da eylem örgütün istediği gibi sonuçlanmıştı."

    Terör bana anlamsız ve saçma geldi

    Duyar, Sabancı cinayeti sonrasında kaçış sürecinde iken, kendisine terörün ilk defa anlamsız geldiği anı da şu satırlarla ifade ediyor:

    "Atina’da kaldığım süre içinde eve gelen gazetelerden birisinde Tansu Çiller’in Yeniköy’deki yalısına yapılan silahlı eylemden, ölen polis memurundan, onun eşinden bahsediyordu. Meşru gördüğüm ve yapılmasını haklı bulduğum silahlı eylemleri ve öldürmeleri düşündüm yeniden. İlk kez bana saçma ve gereksiz geliyordu silahlı eylem. Yine bir gün gelen gazetede, DHKP-C’nin Kağıthane DYP’ye yaptığı silahlı baskın haberi ve çıkan çatışmada ölen Adalet Yıldırım’ın bir sedye üzerinde yatırılmış cansız bedeninin fotoğrafı vardı. Onun ölümüne örgütün neden olduğunu düşündüm yeniden. Gerçekleşmesi imkánsız bir hayal, bir hiç uğruna."

    Terör liderine açık mektup

    MUSTAFA Duyar’ın örgüt lideri Dursun Karataş’a yazdığı iki sayfalık el yazısı mektup ise "Merhaba ve lanet olsun sana" cümlesi ile başlıyor. Nefret dolu ağır cümleler içeren mektubun bir bölümünde, "Varlığının nelere zarar verdiğini ve neleri çirkinleştirdiğini biliyor musun? Sana bunları sıralamak için kendimi yoracağımı zannetme. Cevabım kısa ve basit: Güzel olan her şeyi" ifadesi yer alıyor. Mektup, "İçine girdiğin çıkmaz, seni yok edecek" cümlesi ile sona eriyor. Kitapta, bu mektubun yanı sıra Duyar’ın çizdiği ve terörün karanlık yüzünü anlatan çizim ve karikatürler de bulunuyor.

    Kurtulup örgüte yük olduk

    ANILARINDA, örgütün üst yönetiminin Sabancı suikastından sonra kendilerinin sağ kalabileceğine inanmadığı için "kaçış planı" bile yapmadığını ileri süren Mustafa Duyar, bu konuda hissettiklerini şöyle ifade ediyor:

    "Ercan Kartal, İsmail ve bana (Bir şekilde çıkarsınız işte) diyerek kestirip atmıştı. Bunu doğrulayan ikinci şey ise eylem talimatını aylar öncesinde almamıza rağmen bize kalacak yer ayarlanmaması ve yurtdışına çıkışa ilişkin hiçbir hazırlığın yapılmamış olmasıydı. Bir yerde, biz oradan sağ kurtularak örgüte yük olmuştuk. Bunu davranışlarıyla, yaklaşımlarıyla, söyledikleriyle hissettiriyorlardı."

    İntihar et talimatı

    Örgütün Avrupa kanadı çeşitli ülkelerde lüks içinde yaşarken, Türkiye’deki militanların nasıl kötü şartlarda yaşadıklarını sık sık örnekleri ile anlatan Duyar, Sabancı cinayeti sonrasında kaldığı evin değiştirilmesini örgüt yönetimine defalarca ilettiğini ve ret cevabı geldiğini aktarıyor. Duyar kendisine gelen son cevabın ise "İntihar et" şeklinde olduğunu dile getiriyor.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı