Sabancı: Yalnız gelsin, isterse komünist iktidar olsun

Nurten ERK
12.04.2004 - 01:25 | Son Güncelleme: 12.04.2004 - 01:25

Merhum Sakıp Sabancı, son söyleşimizde koalisyonlardan ne kadar etkilendiğini şu sözlerle anlatmıştı: ‘Yarabbi diyorum ya, ben işadamıyım. Komünizme karşıyım. O cenahla değilim, ama birisi yalnız gelsin, isterse komünist gelsin.’

‘1949’da full time çalışmaya başladım. O günden bugüne gözlerimi kapar şöyle bir bilanço yaparsam, yarabbim ne kaygılı günler yaşandı. Nasıl askeri müdahaleler, havaalanında bin dolarla yakanan hapishaneye gidiyordu. Bir paket cigara var adamın cebinde, hapishaneye gitti Adana’da ve önemli bir arkadaştı.

O günlerde zirvede ne vardı genellikle.. Sürece bakalım güçlü olduğumuz bir zaman var. Adnan Menderes, Celal Bayar.. O zaman istikrarlı ortam var. Sonra bir dönem daha var. Süleyman (Demirel) Bey gelmiş. O zaman da yine karar veren, uygulamada daha dinamik bir dönemdi. Sonra Turgut Özal gelmiş. Yine koalisyonlardan arınmış güçlü bir dönem. Bu üç dönemin getirdikleri, gelişmeleri, faydaları kalkınmaları diğerleriyle karşılaştırırsak fark var.

ORTAKLIK KÜLTÜR İŞİ

Koalisyonlar, ortaklıklar bizim ruhumuzda yok. Birbirimizle elele verip de çalışma işi bir kültür işi, bir zaman işi. Ben bunu kendi ailemden söylüyorum. Rahmetli Hacı Ömer Ağa babamız, Rahmetli Nuri Has (Kadir Has’ın babası), Naci Yazgan, Seyit Tekin, Mustafa Özgür .. Böyle 5 kişi vardı ki Çukurova’da en öndeki gelen müteşebbislerdi, en varlık insanlardı. Bu beşi o kadar başarılıydı ki hepsi sıfırdan var olmuş insanlardı, beşi de.. Hepsi ayrı ayrı çok iyi işler yapıyorlar, hatta Anadolu anlatımıyla bunlar bir dağı bile alıp taşıyabilir, bu performansta adamlar, ayrı ayrı..

Beşi birleşmiş, beraber bir fabrika yapmış. Menfaatleri olmasına rağmen yürümemiş. Çünkü biri gece gündüz, işte çalışıyor, ömrünü buna veriyor. Birileri koşuyor Ankara’ya gidiyor hükümetin bir ortağı ile görüşüyor derdini anlatmaya. Olmadıysa ikinci ortağa gidiyor, onda bir yol bulabilir diye.. Olmadı üçüncü ortağa gidiyor. Bunlar arasında kopukluklar vardı.

Koalisyonlar beni öyle etkilemiş ki, yarabbi diyorum ya, ben işadamıyım. Komünizme karşıyım. O cenahla beraber değilim ama birisi yalnız gelsin, isterse komünist gelsin. Çalışan mı, çalışmayan mı, ne istiyorsun anlaşamadık. Ama bir merci olsun.

Diyaloglardan netice alamadık

ELELE
verme becerisi, belli işlerde muhalefet, iktidar ve kesimler arasında diyaloglar... Ben Ankara’da bakanlar, başbakanlar, devlet, özel sektör toplantılarına katıldım. O zaman 12 yıl Odalar Birliği’nde başkan vekiliydim. Süleyman Bey’in (Demirel) zamanında da, Ecevit’in zamanında da.. Adı bir diyalogtu... Ama yeterli olmazdı, netice almakta yeterli olmazdı. Lafta kalırdı.

Bu rüyayı göremedik

BUNDAN
sonra ortaksız bir hükümetle karşı karşıya geldik. Bunu birçok yerde söylüyordum. Yarabbi, bir gün döşeğimden kalkarken sabah, bir rüya görmüşüm, yüzüm gülümsüyor. Ne rüya görmüşüm.. Çiller’le Mesut Bey anlaşmış.. Veya Deniz Bey’le Ecevit.. Hangisi olursa olsun, biri yapsaydı öbürüne de davetiye çıkarırdı. Bu rüyayı göremedim yahu.. Uzun aylar, hatta yıllar bu rüyayı göremedim. Muhalefet olacak, iktidar olacak.

Yatırıma gözüm doymuyor

ÜST
üste koysak Türkiye benim dönemim, benden evvel rahmetli babamın dönemi, 80 yıllık bir tecrübemiz var. Bir yerden bir yere geldik. Gücümüz, potansiyelimiz var. Zirvesinde gençler var. Üniversitelere devletin yanında özel sektör üniversiteleri geldi.

Ben her gün tıraş olurken ya diyorum, acaba beni durdurmasalardı, beni derken grubumu kastediyorum, daha neler yapabilirdik? Yapamadık da gözün doymuyor mu dersen vallahi de billahi de doymuyor. Her işte daha büyük olabilirdik ne yaptıysak. Çok daha iyi olabilirdi ama olamadı.’

SON günlerde 18 yıllık meslek hayatımın en zor günlerini yaşıyorum... Geçen 18 yılda çeşitli nedenlerle biraraya gelme fırsatı bulduğum Sakıp Sabancı’nın vefatı, tüm sevenleri gibi beni de sarstı.

Geçen yıl böbrek ameliyatı olmadan önce Sabancı Üniversitesi’nde yapılan bir toplantı öncesinde heyecanla beni salondan çıkarttı ve elimden tutarak üniversitenin kampusunu gezdirdi. Üniversitenin Türk gençliğine katkılarının artarak devam edeceğini gururla ve mutluluktan ışıl ışıl gözlerle anlattı.

Sabancı ile geçirdiği ağır böbrek ameliyatından 2 ay sonra da, Piyale Gıda’nın yeni hedeflerinin anlatıldığı bir toplantıda biraraya geldim. Bu kadar erken işe dönmesinin sağlığı için iyi olmayacağını düşündüğümü kendisine aktardım. Sabancı’nın yanıtı ‘Ben çalışmadan duramam, çalıştıkça kendimi daha iyi hissediyorum kızım. Merak etme, dikkat ediyorum’ oldu.

Sabancı, iş dünyasının ünlü ve başarılı isimlerini konuk ettiğimiz bu köşede son 4 yılda dört kez değerli görüşlerini ve zaman zaman da tatlı-sert uyarılarını kamuoyuna aktardı. Sabancı bugün son kez konuğum oluyor.

Geçen temmuz ayında ABD’ye böbrek ameliyatı olmaya uçmadan bir gün önce kendisiyle oldukça uzun ama bir o kadar da keyifli sohbet yapmıştım. Bu görüşmeden yayınlayamadıklarımızı aktararak, onu uğurlamak istiyorum. Kendisine Allah’tan rahmet, değerli ailesine sabır diliyorum. Hepimizin başı sağolsun!
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı