Gündem Haberleri

    Şaban ile Kemal birbirini sakladı

    Hürriyet Haber
    22.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Bakmayın arkasından dökülen gözyaşlarına, daha yaşarken defterinden düşürmüştü çokları adını. Yeşilçam dokuz yıl görmemezlikten gelmiş, aydınlar ise deyim yerindeyse 'bir halk düşmanı' muamelesi yapmışlardı. Peki kimdi gerçekten, nasıl biriydi Kemal Sunal? Cevabın en azından bir kısmı, Feriha Karasu Gürses'in Kemal Sunal, ‘‘Film başka yaşam başka’’ kitabında.Kemal Sunal filmlerinin, memleket mensuplarını yanlış 'arazilere' sevkettiğine, giderek ellerinden direnme kabiliyetlerini aldığına dair çok sözler edildi. Muhtemelen bu eleştirilerin bir kısmında haklılık payı da vardı ve 'dostları'nın söylediklerine bakılırsa, Sunal'ın kendisi de o kadar memnun değildi üzerine uygun görülen bu kıyafetten. Kişiliğiyle, sinemada canlandırdığı 'Şaban' tiplemesi arasındaki çelişkiler de bu durumu ortaya koyuyor zaten. Çünkü Sunal, filmlerde sergilediği 'tip'in aksine, neredeyse asık suratlı denilebilecek kadar ketûm, espri yapmak konusunda bile son derece müşkülpesent, ortalama zekánın çok üstünde gezinmesine rağmen korkularıyla sürekli örselenme riski taşıyan bir kimliğe sahip. Dostları böyle söylüyor... Doğrusu bu iki farklı kişilik arasında bir örtüşme noktası bulmak da o kadar zor değil. Anlatılanlara bakılırsa, Çiçek Bar'ın müdavimi ile Hababam Sınıfı sıralarının saf çocuğu arasında örülen görülmez ilmekler, giderek derinleşme kapasitesine sahip bir görüntü izliyor. Hatta çoğu kez, hangisinin Kemal Sunal, hangisinin filmlerdeki 'İnek Şaban' olduğunu birbirinden ayırdetmek de hayli zor. Sunal'ın, filmlerini ve bu filmlerinin ulaştığı popülerlik, öteden beri rahatsız edegelmiştir nicelerini. Bunun nedenlerinin analizi, muhtemelen sosyolojik ve psikolojik tezlerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Gürses'in çalışması, bu konuda zengin ipuçları ihtiva ediyor. Bir bakın ve karar verin: Kemal Sunal, gerçekten de kırılgan bir ayna mı tuttu topluma ve toplumsal koşullara, yoksa o aynayı kırmaya hiç yanaşmadı mı? TARIK AKANMaalesef küs ayrıldıkPolitikayla alakası yoktu ama konuşmaları politikti. Hiçbir hareketin içinde bulunmak istemezdi. Korkardı çünkü imza atmazdı, evet demez, hayır demez, üstüne kalır diye korkar, böyle bir şey gördüğü zaman hemen kaçardı. Maalesef küs ayrıldık Kemal'le... İlk defa aramızda çok ciddi bir şey oldu. Ciddileşmezdik hiçbir zaman... Ben de çok ciddileştim o da öyle ve bir anda ilişkimiz kopuverdi. Aynı masada oturuyorduk fakat konuşmuyorduk. Kemal şayet yaşasaydı böyle devam etmesine imkán ve ihtimal yoktu. Birbirimize karşı verdiğimiz bir cezaydı. RUTKAY AZİZBize suç işlettiSıradan bir komik olmanın ötesinde, özellikle Zeki Ökten'le olsun, Umur Bugay'la olsun, diğer çalışmalarında toplumsal eleştirileri mizah yoluyla içinde taşıyan ve bu anlamda güldürüyü, doğru güldürü oyunculuğunu yakalama özellikleri vardı. Kemal, varlığı ile gülme hakkını topluma vermiştir. Bu kadar acılar çekmiş bir toplumda insanların da kahkaha atma hakkı olduğunu kanıtlamıştır. Güldürerek suç işletmiştir topluma.SİNAN ÇETİNAydınlarla barışmadıKemal Sunal aydınlarla barışmadı. Sunal'a büyük haksızlık yapıldı. Propaganda'da çok büyük performans göstermişti ve ödül bekledi, büyük bir umudu vardı. Halkın çok sevdiğini aydınların çok sevmeme geleneği devam ediyor. Yani, aydınlar bir insanı öldükten sonra seviyorlar. Kemal'e öldükten sonra değer verdiler. Birbirlerine, 'Ay Kemal Sunal mı seyrediyorsun' diye küçümseyen bu insanların, ölümünden sonra, büyük bir aktör diyerek binlerce yazı yazmalarını anlayamıyorum. Kemal'e dokuz yıl iş vermeyen Yeşilçam'ın ölümünden sonraki tavırlarını anlamıyorum.BÜLET KAYABAŞKemal komedi anlayışını, Avrupa ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu Direklerarası'ndan getirip Şaban tiplemesine Fernandel'i karıştırarak, Avrupai perdeye yansıtan çok önemli bir oyuncuydu. Bunu son filminde Propaganda'da döndürmeye başlamıştı. Balalayka ikincisi olacaktı. Oralara gelmişti, çok iyi şeyler yapacaktı. HALİT AKÇATEPEBiz ona şaka yapardık. Şakayı çok severdi üstelik. İşte o tarafını bilmeyen insanlar şakayı sevmediğini söylerler. Ama dışarıda maskeyle dolaşırdı. O, kendisi değildi.ZEKİ ALASYA Kemal'in doğru çıkışının başladığı ilk film Propaganda'dır. Benim en büyük üzüntüm, bu beklenmedik feci son, sadece 9-10 hafta sonra gelseydi, Balalayka'da sinematografisine bir kilometretaşı daha konacaktı. Benim üzüntüm bu. Kemal'de bence bir türlü açığa çıkarmadıkları, çıkarmak istemedikleri, çıkarmak akıllarına gelmeyen, -niye çıkarsınlar, niye uğraşsınlar- çok önemli bir oyuncu yeteneği ve duyarlığı vardı.HÜLYA KOÇYİĞİTBütün sanatçılar, bütün bu işin insanları, özellikle aktörler, her zaman için hayatı değiştirmeye taliptir. Gidişat hiçbir zaman tatmin edici gelmez. Dolayısıyla muhalifti, her dönemde muhalifti.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı