"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Sabah uyandığımda başım ağrımadı, şarabın iyi çıktı

İSTANBUL’un gözde mekânlarından Sunset Grill Bar’ın sahibi Barış Tansever, geçenlerde Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç’u ağırladı.

Amacı, Reşit Soley’e ait Corvus Şarapçılık’ın kendileri için ürettiği “Sunset Dreamin” serisini Rahmi Koç’a tattırmak ve görüşlerini almaktı. Koç’tan beklediği izlenimi ertesi gün aldı:

- Sayın Tansever, sabah baş ağrısı ile uyanmadım. Bu, şaraplarınızın iyi olduğunu gösteriyor.

Barış Tansever, Sunset’in 15’inci yaşı ile eşi Alize’nin ailesi “Aral”ların Bozcaada’daki bağcılık geleneğini birleştirip, Reşit Soley’e öneri götürdü:

- Alize’nin annesinin Bozcaada’daki bağlarından üzüm alıyorsun. Onları da kullanarak, sadece Sunset müşterilerine sunulacak şarap üretebilir miyiz?

Soley’le Tansever bu konuyu konuşmaya başladığı sırada Tütün ve Alkollü İçecekler Düzenleme Kurulu (TAPDK), şarapta fason üretimi yasakladı. Yani, Corvus Şarapçılık’ın, sadece Sunset etiketi taşıyan şarap üretmesi mümkün değildi.

Bir yandan ortaya çıkacak şarap için kupaj (karışım) denemeleri yapılırken, diğer taraftan formül bulundu. Corvus, etiketinin bir yerine Sunset’in de adını koyacak, ancak şaraplar kendi ürünü olacaktı.

Dünyanın önde gelen çağdaş sanatçılarından Burhan Doğançay’ın üç eseri, ana etiket yerine geçti, hemen altında küçük bir “Sunset Dreamin” ibaresi yer aldı. Şişenin kapağa yakın bölümüne de üretici Corvus’un etiketi konuldu.

Soley-Tansever ikilisi, Sunset Dreamin serisine New Moon (Yeni Ay), Half Moon (Yarım Ay), Full Moon (Dolunay) adlarını koydu. Şarapların içine Bozcaada’nın ünlü üzümü Karalahna da girdi. Şaraplar 4-6 farklı tür üzümden oluşan kupajla elde edildi.

Örneğin Half Moon, Cabernet Souvignon, Syrah, Merlot, Malbec, Karalahna, Öküzgözü ve Cabarnet Franc üzümlerinin karışımından oluştu.

Alize-Barış Tansever, geçen çarşamba günü iş dünyasının önde gelen isimlerini ağırladı, yeni şarapları tattırdı. Burhan Doğançay da, üçlü seriden oluşan şarap kutularını imzaladı. İmzalı kutulardan 100 adet o gün satıldı. Toplanan 100 bin lira Burhan Doğançay Müzesi’ne gitti.

Aral Ailesi’nin Bozcaada’daki bağcılığı 1800’lü yıllarda başlamış. 1933’te şarap üretimine de girmişler. Ancak, daha sonra şarap üretimini bırakmışlar. Şimdi aile, Bozcaada’nın Ova mevkiindeki bağlarından elde ettikleri üzümlerini Corvus Şarapçılık’a satıyor.

Sunset, kimi restoranlardaki gibi birkaç marka şarapla kendini sınırlamıyor. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) sattığı Uzan şaraplarından, çeşitli Türk şaraplarına, dünyanın bazı önde gelen ürünlerine kadar farklı yelpaze Sunset’in kavında yer alıyor...

“Sunset Dreamin” de artık listeye giriyor...

  

Teknosa Ağrı’ya gidiyor, sıra Iğdır’a geliyor

AKBANK Private Banking’in sponsorluğunda gerçekleşen Timur Kerim İncedayı’nın eserlerinden oluşan serginin Suzan Sabancı Dinçer-Haluk Dinçer ev sahipliğindeki galasına uğrayınca daha girişte Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane’yle karşılaştım:

- Ağrı’da mağaza yeri kiraladık. 20 güne kadar açılış yaparız. O bölgede bir tek Iğdır kaldı. Şimdi sıra oraya geldi.

Sabancı Holding Perakende Grubu Başkanı Haluk Dinçer ve Mehmet Nane’yle geçenlerde Atatürk Havalimanı’nda karşılaşmıştık. Dinçer ve Nane, ekipten arkadaşlarıyla birlikte Van’a uçuyordu. Bölgedeki 5 ilde yer alan mağazaları gezeceklerdi.

Ağrı’da mağaza yeri kiralanması kararı da o gezi sonrasında ortaya çıkmıştı. Mehmet Nane, Kars mağazasından örnek verdi:

- Kars’taki mağazaya arkadaşlarımız LED televizyon göndermemişler... Oradaki yönetici arkadaşımız çok ısrar etmiş, sonunda almayı başarmış. Gönderilen 3 televizyonun 2’si kısa sürede satılmış. Evet, Doğu’daki illerimizde kişi başına milli gelir çok düşük ama yine de her ürüne müşteri az sayıda da olsa var...

Türkiye’nin önde gelen holdinglerinin alışveriş noktalarıyla da olsa Doğu ve Güneydoğu’yu keşfetmesi, oralara yönelmesi her şeye rağmen önemli adım...

Holding yöneticileri, mağaza turu için bile oralara her gittiğinde, başka fırsatları da görecek, bunun arkası yatırımla gelecek...

 

Biyoetanol fabrikasını ihracatla ayakta tutuyor

AKBANK Private Banking’in sponsorluğundaki Timur Kerim İncedayı sergisinin galasında Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) eski Başkanlarından, Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkan Yardımcısı Erkut Yücaoğlu beni görünce takıldı:

- TÜSİAD’ın yeni başkanı kim olacak?

- Ona siz karar vereceksiniz, biz de sizden öğreneceğiz. Aynı soruyu ben size soruyorum.

- İsmin belirlenmesi için biraz daha zamana ihtiyaç var.

- Sizin biyoetanol üretim tesisiniz var. Biyodizelciler çok zor durumda. Sizde durum ne?

- Ben çeşitli Avrupa ülkelerine ihracatla tesisi ayakta tutmaya çalışıyorum. Ancak, biyodizelcilerden bir bölümü tesisleri kapatmak zorunda kaldı.

Biyodizel üretim tesislerinin sıkıntısını Ezici Yağ Sanayi’nin patronu Mustafa Ezici sıklıkla dile getiriyor. Ezici gibi vergi avantajı ortadan kalktığı için biyodizelin otomotiv sektöründe artık iş yapmayacağını bilen sanayiciler, dört gözle işi elektrik üretimine dönüştürmelerini sağlayacak yasayı bekliyor...

Ancak, o yasa da Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın ikna olmasına bağlı bulunuyor...

 

Dinleme işinin sonu nerelere varacak

AKBANK Private Banking’in Timur Kerim İncedayı sergisinden son izlenim de son günlerde ayyuka çıkan yargıdaki telefon dinleme skandalıyla ilgili... Bir bankacı, şaşkınlık-korku karışımıyla sordu:

- Telefon dinlemenin sonu nereye varacak? Bu nasıl iştir? Başsavcı da dinleniyorsa bizim her şeyimizi dinliyorlardır...

- Birkaç gün önce Doğan Grubu’nun vergi sorunuyla ilgili davada Maliye Bakanlığı “reddi hâkim” istedi. Yani, devlet “Ben hâkimime güvenmiyorum” dedi... Durum ortada...

- Olacak iş değil... Geldiğimiz nokta gerçekten çok vahim...

Evet, durum vahim... TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Amin Maalouf’un kitabını boşuna anımsatmadı:

Çivisi Çıkmış Dünya...

X