"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Sabah’ın lolita çelişkisi

Sabah grubu başladığı ilk günden bu yana <B>Top Model </B>yarışmasıyla ilgili <B>aleyhte kampanya </B>yürütüyor.

"Lolita sergisi" olarak değerlendirilen yarışma için genel yayın yönetmeni nezdinde günlerce RTÜK’e şikayette bile bulundular.

"Yapılan rezalete ad koyamadılar".

Ben de çifte standartı göstermek için geçenlerde, "Model olmasın da dansöz mü olsun" diye bir yazı yazdım. Malum, atv’de Oryantal Star hala devam ediyor. Orada da genç kızlar yarışıyor.

Kanal 1’de yayınlanacak erkeklerin kadın kılığına girdiği yarışmayı bile savunanların, birden ahlakçı kesilmesini anlamadığımı yazdım.

18 yaşından küçük kızların Top Model’e katılmasını eleştiren Sabah’ta dün sürmanşette bir haber vardı.

"Ekrandaki zarafet" başlığıyla verilen haberde atv’nin yeni yarışması "Super Lady"i Esra Eron’un sunacağı duyuruluyordu.

İşin ilginci aynı gazetede günlerdir söz konusu yarışma için tam yarım sayfa katılım formu yayınlanıyor.

İlanda aynen şöyle yazıyor:

"18 yaşından küçük adaylar için aileden alınmış imzalı izin kağıdı gerekmektedir".

18 yaşından küçüklerin yarıştığı Top Model’i yerden yere vuran Sabah, atv’de yayınlanacak aynı kıstaslardaki Super Lady’i birinci sayfadan "Ekrandaki zarafet" başlığıyla duyuruyor.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!

Star’da yayınlanan Top Model, ’lolita sergisi’yse, pardon da atv’de yayınlanacak Super Lady bilgi yarışması mı?..

Üstelik bu bol lolitalı yarışmanın sunucusu da, lolitalı yarışmalara karşı olan Sabah’ın en ünlü yazarı: Hıncal Uluç.

Ben Super Lady’e karşı değilim, sadece bir çifte standartı gözler önüne sermek istiyorum.

Top Model için "Siz kendi evladınızı böyle bir yarışmada görmek ister misiniz" diye RTÜK Başkanı Zahid Akman’ı göreve davet edenlerin, kendi grubundaki benzer yarışmaları göklere çıkarması, üstelik bunları birer hafta arayla yapması fazla şaşırtıcı değil mi?

(Sabah dün de Top Model aleyhindeki kampanyayı sürdürdü. Günaydın da programın 21’inci olduğu manşetten yazıldı. Eksik bilgi! Oysa Top Model pazar akşamı AB grubunda 6’ıncı sıradaydı, 15’er dakikalık dilimlerde ise birincilikleri bile vardı. Sabah’ın lolita çelişkisini göstermesi açısından bu da ilginç bir örnek.)

Açıkhava Tarkan’ı

Tarkan’ın geçtiğimiz yıldan Avea’ya 14 konserlik borcu kalmıştı.

Geçen yıl konser turnesini tamamlamayan ve ayağının sakatlandığını bahene ederek Doğu illerine gitmeyen Tarkan, bu sene yeni konserler vererek borcunu kapatmayı tercih etti.

Avea ve Tarkan pazarlıklar sonunda 10 konserde anlaştı.

Bu son anlaşmanın içine Avea sponsorluğunda yapılacak üç Açıkhava konseri de eklendi.

Bu sene de doğuya gitmeyen Tarkan en uzak Rize’ye uçtu...

Rize’de, Ayvalık’ta, Balıkesir’de, Bodrum’da, Samsun’da kontör      karşılığı bilet alan        izleyici karşısına çıktı.

Açıkhava’daki konseri ise biletli izleyici doldurmuştu.

Pazartesi günkü ilk konser tıklım tıklımdı, gişenin 320 bin lira hasılat yaptığı söyleniyor. (Üç günlük hasılat 890 bin lira)

Tarkan’ın her kesimden izleyicisi var, türbanlısı da, kenar mahalleden geleni de, seksi genç kızlar da, Etiler’den geleni de...

Tek eksik ünlülerdi, ben bir tek ünlü görmedim ilk günkü konserde...

Tarkan dansları ve şarkılarıyla, o kadar büyük bir kalabalığı avucunun içine almayı bildi.

Sanat müziği şarkıları da en az pop şarkıları kadar izleyiciyi eğlendirdi.

Bu akşam son kez Açıkhava’da bilet bulursanız mutlaka izleyin.

THY’ye haksızlık yapılıyor

Eminim, önceki gün Hürriyet’in birinci sayfasında yayınlanan THY Genel Müdürü Temel Kotil ve ailesinin fotoğrafını gören pek çok okur, "Türkiye’nin modern yüzü THY’yi yönetenlere bak" diye düşünmüştür.

Beni türbanlı ailesi değil, Kotil’in yaptıkları ilgilendiriyor.

Ve artık medyanın ve yazarların, işi ’vurun abalıya’ şekline dönüştürdüğünü düşünüyorum.

THY’deki kadar dünyanın bütün havayolu şirketlerinde aksaklıklar olur.

Kimi zaman rötar, kimi zaman körük yanaşmaması, kimi zaman bavul kaybolması gibi ’münferit olaylar’ her havayolu şirketinde her gün yaşanır.

’Münferit’ diyorum çünkü THY günde 65 bin kişi taşıyor ve iç-dış hat olmak üzere günde 490 uçuş yapıyor.

Bu başdöndüren trafiğin içinde bazı yolcuların memnun olmamasından, 3-5 uçuşta aksaklık çıkmasından daha doğal ne olabilir.

Bizim medyamızda bu en ufak olaylar o kadar abartılarak veriliyor ki... Geçen günkü 11 saatlik rötar neredeyse gazetelere manşet olacaktı.

Kimse araştırdı mı bu kadar büyük bir rötar THY’de en son ne zaman olmuş diye...

Geçenlerde Madrid havaalanında tam 45 dakika bavul bekledim, ben bir gün bile Atatürk havalimanında bu kadar bavul beklediğimi hatırlamıyorum.

Yemekler, servis, hizmet, temizlik ve pek çok konuda THY rakiplerinden önde...

Mesela en az bavul kaybeden ikinci havayolu şirketi.

Elbette kadrolaşma, yönetim, pilotlar ve hosteslerin şikayetleri, içki servisi yapılmaması gibi iddiaların üzerine gidelim.

Ama en ufak aksaklığı da THY’yi yıpratmak için fırsat olarak kullanmayalım.

X