Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Rüzgar düştü, heyecan bitti… Şimdi iş zamanı…

Geçen hafta yaşananlar, Türk siyasetini bambaşka bir yöne çekebilecekmiş gibi görünüyor. Birçok hesap bozulacak ve büyük olasılıkla yeni dengeler kurulacak. Bunun gerçekleşmesinin tek koşulu, CHP’nin şu sıralarda esen rüzgarları, heyecanları, gazlamaları biran önce bırakması ve kolları sıvayıp, bu havayı seçimlere kadar götürecek bir çalışma yapmasıdır. Bugün Kılıçdaroğlu için yepyeni bir hafta, yepyeni bir hayat başladı. Bakalım, kendine bağlanan ümitleri gerçekleştirebilecek mi ?

Geçen hafta yaşananları küçümsememek gerekir.

Kimselerin beklemediği bir olay gerçekleşti.

Türkiye’de aniden bir fırtına esti. Uzun süredir biriken siyah bulutlar boşaldı ve hepimiz aniden doluya tutulduk. Sel suları, Deniz Baykal’ı karşı kıyıya attı, yerine de Kemal Bey’i adeta sürükleyerek getirdi.

Meğer CHP’liler Deniz Bey’in gitmesini istiyormuş bekliyormuş da, açıkça söyleyemiyorlarmış. Son iki haftada yaşananlara baktıktan sonra, Baykal’ı kaset olayının devirmediği, sadece bu beklentiyi tetiklediği, CHP’lilerin de “fırsat bu fırsattır” der gibi Kemal Bey’in etrafında birleşiverdikleri apaçık görülüyor.

Sadece CHP değil, bu değişimin ülkenin genelinde de beklendiği anlaşılıyor.

Kemal Bey, partisini iktidara taşıyamasa dahi, Türk siyasetinin sadece Ak Parti'ye mahkum kalmayacağı ümidini yaratarak, muhalefette heyecan yarattı. Bir kesimdeki, “Bu CHP’ den ne köy olur ne kasaba. Bunlara oy vereceğime Ak Parti’ye veririm, zaten başka çarem de yok” havasının dağılmasına yol açtı. İş yapan tek bir partinin ve tek bir liderin arkasına takılmak zorunluğunun bittiği izlenimi doğdu.

İlk defa, Ak Parti’ye oy vermek istemeyenlerin, hiç değilse bir deneme olarak oylarını verebilecekleri bir isim doğdu. Düne kadar böyle bir isim yoktu.

Şimdi bu manzaraya bakıp, CHP’nin hemen tek başına iktidar olacağı gibi bir sonuca varmıyorum. Benim dikkatimi çeken, Türkiye’nin genelde yaşanan bu değişimin yarattığı artçı depremler ve bunların yaratacağı sonuçlar.

BUGÜN ALKIŞLAYANLAR, YARIN SIRTLARINI DÖNERLER

Ancak dikkat, bu bir konjonktür Kurultayı idi. Özel koşulları vardı ve olağan dışı bir sonuç çıktı. Hafta sonunun rüzgarları, heyecanları da bitti.

Şimdi hesap saati geldi.

Şimdi kolların sıvanıp işe başlama dönemi başladı.

Kemal Bey’in unutmayacağını bildiğim bir hususa dikkat çekmek isterim. Eğer bu rüzgarın hep devam edeceği sanılıyorsa, CHP’nin yeni ekibi çok yanılıyor demektir. Eminim, onlar da çok iyi biliyorlardır. Bugün sırtlarını sıvazlayanlar, yarın en sert eleştirileri yapabilirler. Eğer bu duruma düşmek istenmiyorsa, partinin her ferdinin harekete geçmesi gerekir.

En başta da, Kılıçdaroğlu’nun performansı izlenecektir.

Acaba, sadece Genel Başkan olarak mı kalacak, yoksa CHP’yi uçuracak bir lider mi olacak ?

Bu sonuca hemen varabilmek çok güç.

Kurultay konuşmasına bakıp, Parti Meclisi veya MYK’ya kimlerin girdiğine göre de bir yargıda bulunamayız. Herşey dönüp dolaşacak ve Kılıçdaroğlu’nun partiye vereceği havaya ve içeriğe bağlanacak.

Eğer dış politika alanında olduğu gibi cılız bir sesle, cılız görüşler ortaya atılırsa, umutlar yavaş yavaş erimeye başlar. Doğrusu ben, Kılıçdaroğlu’nun Ak Parti’den AB bayrağını kapması, Kürt Açılımında daha ileri adımlar atmasını beklerdim.

Önemli değil, bunlar önümüzdeki dönemde de düzeltilebilir.

ŞİMDİ, SUSMA VE KOLLARI SIVAMA GÜNÜ ...

Şimdi, herkesin beklediği bir yanıt var.

O da, CHP’nin tüm kadrolarıyla ayaklanıp, bugünkü rüzgarı hiç değilse gelecek seçimlere kadar taşıyıp taşıyamayacağıdır.

Acaba CHP’liler, eski alışkanlıklarından kurtulamayıp, bugünden itibaren başa getirdikleri ekibi vırvırlarıyla eritmeye mi başlayacaklar?

Yoksa, bazı politikaları beğenmeseler dahi, ağızlarını kapatıp tüm güçleriyle parti için mi çalışacaklar?

Acaba, kliklere ayrılıp, Baykalcılar adıyla yeraltı çalışmasına mı girecekler?

Yoksa, her söyleneni kabullenmeseler dahi, dedikodu yapmak yerine, parti için çalışacaklar mı?

Bugünkü rüzgar, seçimlere kadar ki döneme yansıtılabilirse, CHP oy oranını büyük oranda arttırabilir. Hele tüm muhalefeti etrafında toplayabilirse, sandıktan galip bile çıkabilir..

Aksi halde, Ak Parti ‘ye iktidar alternatifi olmaları imkansızlaşır.

X