Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Rumların anlaşma niyetleri yok

    Hürriyet Haber
    29.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye'nin Ada üzerindeki haklarına sahip çıkıp, diretmesi gerektiğini söyledi. Denktaş, Rumların niyetlerinin anlaşmak olmadığını, taktik gereği masaya oturduklarını bildirdi.

    KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dün Hürriyet'i ziyaret ederek Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı, gazetenin sahibi Aydın Doğan ile yöneticileri ve yazarlarıyla kahvaltı yaptı. Denktaş, ‘‘Kıbrıs, Türk-Yunan dengesidir. Bu dengeyi Türkiye güçlü bir şekilde koruduğu sürece Rumlar birşey yapamaz. Biz bu dengeden vazgeçersek, gevşemeye başlarsak tabiatıyla Rum hegemonyası bizi altına almaya çalışır’’ dedi. Denktaş, Hürriyet'in sorularına şu yanıtları verdi:

    Birçok yere heyetler çıkartıyoruz. Konfederasyon fikri için çeşitli yerlerden görüşmelerin başlaması için atılım olacağı yolunda sözler duyuyoruz. Ancak, ‘iki ayrı devlet yasasına dayalı anlaşma olmaz’ diyorlar. Bu olmazsa hangi esasa göre olur? Meşru Kıbrıs Devleti var, kabul edeceksiniz ve onun içinde Kıbrıs Türklerini de bir yerlere oturtacaksınız. Bizim için de bu olmaz. Bizim sabırla direnmemiz gerekiyor.

    Rumlar, hükümet şapkasıyla masada bizimle konuştuklarının tam tersini yapıyor. Niyetleri anlaşmak değil, taktik icabı masada oturuyorlar, ‘hükümet’ olarak devam ediyor. Bu statüde oldukları sürece masada konuşmanın faydası yok. Mademki toplumlararası görüşmeleri böyle kabul ediyorlar. Ben de bu oyunu devam ettirmem. Devletten devlete konuşmak, yani bizim statümüz de önemlidir.

    1960 anlaşmaları Türkiye'ye hak vermiştir. Türkiye varken bu Ada, Yunanistan'a verilemez. Ancak, ‘Türkiye bu işte direnir’ diye bir durum hasıl olmamıştır. Son zamanlara kadar Türkiye diretmedi. ‘Benim Kıbrıs üzerinde hakkım var, bunlardan vazgeçmiyorum’ demeliydi. Türkiye, bu hep Kıbrıs Adası mücadelesiymiş gibi davrandı. Doğru bir davranıştı ama yeterli değildi. ‘Kıbrıs Türklerinin hakları korunsun, eşitliği korunsun. Biz dışardayız’ oyununu oynadı. Halbuki, mesele Kıbrıs'ta oynanan bir Türk-Yunan oyunudur. Yunanistan'ın oyunudur. Türkiye derhal içine girmeliydi.

    Rumlar manevra yapıyorlar. Ben kaleyi terk edersem golleri yiyeceğim için kaleyi terk edemiyorum. ‘‘Sen anlaşmak istemiyorsun’’ diyorlar. Beni de devlet olarak tanıyın, en azından Rum tarafının benim hükümetim olmadığını teslim ettirin o zaman ben de manevra yapabilirim. Ne kaybetsem kaybedeyim, bilirim ki yine devletim var. Holbrooke masaya oturun diyor. Ama bunları anlamak istemiyor. Cemaat lideri olarak oturduğum zaman anlamı yok.

    Denktaş'tan ilginç bayrak hikayeleri

    Denktaş, kahvaltı öncesindeki sohbet sırasında birkaç ilginç ve esprili ‘bayrak hikayesi’ anlattı. Bunlar şöyle:

    KKTC'de bir vatandaş, bir gün Denktaş'a gelip. ‘Bayrağımızı değiştirelim. Siz hiç kırmızı ay ve yıldız gördünüz mü?’ demiş. Denktaş ise adama, ‘Peki siz hiç böyle bir devlet gördünüz mü?’ diye yanıt vermiş.

    KKTC Cumhurbaşkanı'nın 2'nci bayrak hikayesi ise kaynağını Kıbrıs'lı hacıların bir anısından alıyor. Geçtiğimiz yıllarda hacca giden KKTC'li hacılar, döndüklerinde Denktaş'a herkesin kendilerinin kaldıkları çadırı, bayraklarından ötürü Kızılay çadırı sandığını, kendilerinden yardım istediklerini anlatmışlar.

    Denktaş'ın 3'üncü bayrak hikayesi ise 80 kiloluk bir bayrakla ilgili. Yıllar önce Türkiye'de bir kuruluş, 80 kilo ağırlığında bir bayrak hazırlatmış ve Denktaş'a hediye etmiş. Denktaş da bayrağı alıp Kıbrıs'a gitmiş. Ancak, o yıllarda Türkiye'den giden uçaklar Rum Kesimi'ne iniyormuş. Rum gümrük yetkilileri, Denktaş'ı sınırdan bırakmışlar. Ama yüklü gördükleri eşyaların kuzeye geçmesine izin vermemişler. Bunun üzerine Denktaş, zamanın Rum Kesimi Lideri'ni arayarak durumu anlatmış. Ancak bu yüklü eşyalar arasında 80 kiloluk bir bayrak olduğunu söylememiş ve Rum Lider gümrük görevlilerini telefona isteyerek, ‘Eşyaların geçmesine izin verin’ demiş. Denktaş, daha sonra bu dev bayrağı Beşparmak Dağları'na astırmış.

    Fotoğraf çekme merakıyla tanınan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, daha sonra Yazı İşleri'ne gelerek Fotoğraf Editörlüğü'nde dijital kameraları inceleyip bilgi aldı.






    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı