Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Rumlar neden “hayır” diyor?

    Hürriyet Haber
    16 Nisan 2004 - 00:00Son Güncelleme : 16 Nisan 2004 - 00:01

    Güney Kıbrıs’taki genel hava referandumda HAYIR oyu verilmesinden yana. Bu tutumun altında, hem Türkleri azınlık statüsünde tutma çabası, hem de ellerindeki Cumhuriyeti bırakmama niyeti yatıyor. Böylece Ada taksime doğru ilerliyor.Referandumda HAYIR demeye hazırlanan Rumların kafalarındaki hesap son derece basit. Kendi açılarından baktığınızda da haklı yönleri var.Referandumu reddettikleri taktirde kazanç ve kayıplarını şöyle hesaplıyorlar: Dünya üstümüze yürüse dahi, nasıl olsa AB üyesi oluyoruz... Bu durumda da; 1. Cumhuriyetimize sahip çıkacağız. Türklerle paylaşmak zorunda kalmayacağız. AB’ye bugünkü Devlet yapısı ile gireceğimiz için, Türkleri yönetime sokmayacağız. İlerde AB’nin Devlet yapımızı değiştirmesini de, Yunanistan ile birlikte veto ederiz.2. KKTC’nin AB tarafından tanınmasını vetolayabiliriz. ABD’nin KKTC’yi tanıması da imkansızdır, zira BM Güvenlik Konseyi kararı var. Bütün bunlara rağmen, Pakistan gibi bazı ülkelerin KKTC’yi tanımasına, Devlet bizim elimizde olduğuna göre, direnebiliriz.3. Annan planı ile KKTC’deki malların zaten çok az bir bölümünü geri alabiliyoruz. Göçmenlerinde sadece küçük bir bölümü geri dönebilecek. Varsın dönmesinler. Nasıl olsa, Annan planı reddedilince Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Loizidu davasındaki kararıyla tüm başvurulara tazminat ödeyecek. Üstelik bu paraları Türkiye ödeyecek.4. Türk ordusu Ada’da kaldığı sürece, Ankara üstündeki baskılar tümüyle kalkmayacaktır. Özellikle, Türkiye’nin AB’ye katılmasına karşı çıkan muhafazakar ülkeler bu fırsatı kullanıp bizim arkamıza saklanarak itirazlarını sürdürebilirler. Bundan da bizler karlı çıkarız.5. Türkiye ile AB arasında müzakereler başladıktan sonra koşullar yine değişecek ve Yunanistan ile birlikte bizim vetomuzun ağırlığı artacaktır. İlerde oluşacak yeni dengelere göre tutumumuzu tekrar gözden geçiririz.HAYIR’cı Rumların niyetleri çok açık.Türklerle hiçbir şeyi paylaşmamak.Belki farkında değiller ancak, ayaklarına kadar gelmiş bir ortak Kıbrıs fırsatını tepiyorlar...Ne demişler, kendi düşen ağlamaz...* * *PAPADOPULOS TÜRKLERİ HALA AZINLIK GÖRÜYORYıllardan beri Rumlar Rauf Denktaş’ın çözümsüzlük politikasının arkasına saklanmışlar, Uluslararası arenada istedikleri gibi top koşturuyorlardı.Ne zamanki Denktaş devreden çıktı, Papadopulos çırılçıplak ortada kalıverdi. Gözleri yaşlı olarak televizyonlarda yaptığı konuşma, Türk toplumuna bakışını çok açık şekilde ortaya çıkarıverdi.Papadopulos ve onun gibi düşünenler için, Türk toplumu hep azınlık olmuş ve bundan sonra da azınlık olarak kalmalıdır. Rum liderin konuşmasını birkaç defa inceledim ve her satırında aynı yaklaşımı gördüm:Türklerle refahımızı paylaşmak istemiyoruzTürklerle eşit duruma girmek istemiyoruz.Türklerle kabul edebileceğimiz tek ilişki, 74 öncesi statüdür.Kıbrıs Rumlarının tümü Papadopulos gibi düşünmüyor. Klerides’e veya Vasiliu’ya sorduğunuz zaman bambaşka bir dünya görüşü ile karşılaşıyorsunuz. Ancak bugün Cumhurbaşkanlığında Papadopulos oturuyor. Papadopulos bu düşünce şekliyle, Türk tarafını adayı taksim etmeye sürüklüyor. Bir lider bu kadar dar görüşlü olabilir mi?* * *ANNAN PLANINI GEÇ KEŞFETTİK...Rumların Kıbrıs’lı Türkleri “azınlık” statüsünün ötesinde görmediklerini hep bilirdik. Ancak şimdiye kadar bu oyun, hiçbir zaman böylesine açıkça ortaya çıkmamıştı.Türk tarafı ilk defa inisiyatifi ele alıp politikasını değiştirince, Rumlar açıkça taca çıktılar. Ne zaman ki Annan planının ortaya çıkardığı fırsatı kullandı, bugünkü Rum yönetimi şaşırdı. Oysa, Denktaş’ın çözümsüzlük politikası sayesinde Avrupa Birliğine rahatça gireceklerdi. Ankara, politikasını daha erken değiştirse daha farklı bir sonuç alınabilirdi. Örneğin, geçen yıl Lahey’de EVET denseydi, Rumlar da kıpırdayamayacaklardı.24 Nisan’a çok az kaldı.Şimdi, Türk tarafı kendi üstüne düşeni yapmalıdır.Çözüm istediğini, adayı parçalamak değil, birlikte yaşamayı –kerhen dahi olsa- tercih ettiğini göstermelidir.RUMLAR UZUN VADELİ DÜŞÜNÜRSE24 Nisan günü Kıbrıs’ın geleceği saptanacak.Ada ya ikiye bölünüp, AB’ye sadece Güneyi girecek ve Kuzey bölümü dışarda kalacak veya Annan planı çerçevesinde iki taraf birlikte AB üyesi olacak.Rum yöneticileri ikiye bölünmüş Kıbrıs’ı ilerde yeniden denetimlerine alabileceklerini sanıyorlarsa çok hata ediyorlar. Adayı kendi elleriyle böldüklerini görüyorlar ve bilinçli bir politika uyguluyorlarsa, kendileri bilir.* * *(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.) yayınlanmaktadır.)
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı