Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ruhum susuz, duygularım deniz!

Her sabah uyandığımızda gündem gün be gün değişirken… Deprem sadece yeryüzünü değil insanların korkularını da sarsarken… Hava deseniz; bir gün güneş, bir gün fırtına derken… Geldiği ve bildiği gibi akıyor hayat.

Hayat akarken…

 

Bir gün güneş, bir gün fırtına…

 

Öyle ya da öyle, zor ya da kolay, yol alırken hayat yolunda, karşılaştıklarımız, yaşadıklarımız nasıl da yoruyor bizi.

 

Bazen söndürüyor gözümüzdeki feri.

 

Bazen de ruhumuzun vitesini atıyor geri.

 

Kimi zaman çakıltaşlı kimi zaman da iki yanında çiçeklerin olduğu patikalı yolda bizi götürüyor ileri.

 

Dedim ya, öyle ya da böyle yürürüz; mutluluktan uçarak, efkarlanarak, canımız acıyarak, yaralarımızı kaşıyarak, gülerek ağlayarak…

 

Yüzümüzün güldüğü ama içimizin ağladığı zamanlar da…

 

Yapmacık davranmak değildir bu, n’olursa olsun hayata gülmek zorundayızdır, içimiz ağlasa da…

 

O zor zamanlarda; bir arkadaşa sığınmak, bir dosta sarılmak, sizi anlayan bir omuza yaslanmak…

 

Ya da bir sahile koşmak, gözlere görsel şölen sunarken ruhu da arındırarak…

 

Bu sayede yalnız olmadığını anlayarak, inadına hayata daha çok kök salmak…

 

İşte böyle zor bir zamandaydım.

 

Akşamüstü sahile inip, ruhumu arındırma moduna geçtim evden çıkarak.

 

İstikamet neresiydi derseniz…

 

Moda sahili…

 

Sahildeki yürüyüş yolunda, mavinin derin huzurunu ve tablo güzelliğindeki İstanbul’un manzarasını gözlerime nakşederek yürüyüp bir süre ilerledikten sonra durup önce İstanbul’a sonra içime, kalbime, ruhuma bakıyorum.

 

Dönüş yoluna geçmek üzereyken…

 

Birkaç saat sonra Moda Deniz Kulübü’nde Ayça’nın sahne alacağını anımsıyorum.

 

Dönüşe geçmek yerine hedefi değiştiriyorum ve Moda Deniz Kulübü’ne doğru yol alıyorum.

 

Neden?

 

Uçuşa geçmek için…

 

Nasıl?

 

Ayça’nın söyleyeceği şarkılarla…

 

Hangi Ayça peki?

 

Hani çoğu insanın dizilerden tanıdığı oyuncu, ‘Leyla’nın Evi’ adlı tiyatro oyunuyla Afife Jale ve Sadri Alışık Ödül Töreni’nde iki ödül alan…

 

Amerika'da Hartt Scoll of Music'te müzikal sinema üzerine eğitim aldıktan sonra, Harvard Üniversitesi'nin Moskova Sanat Okulu'yla ortaklaşa yaptığı program dahilinde beş ay Moskova'da, iki yıl Boston'da kalarak oyunculuk master'ı yapan, AKM'de 'Batı Hikayesi' müzikalinin başrol karakterlerinden Anita'yı canlandıran Ayça Varlıer…

 

Bu kez söyleyeceği şarkılarıyla ve yorumculuğuyla…

 

Uzun bir süredir ara ara özel yerlerde sahne alıyordu, dinlemeyi ne zamandır istiyordum.

 

Benim için güzel bir fırsat olacaktı bu.

 

Hem Ayça’yı dinleyecek hem de onun söyleyeceği yerli – yabancı şarkılarla ruhumu arındıracaktım.

 

Şarkılarla arınışıma muhteşem bir manzara da eşlik edecekti.

 

Var mıydı ötesi?

 

O manzara ki; Moda İskelesi’ni karaya bağlayan mendirek, sanki adımlarınızı çok farklı güzelliklere taşımak için yapılmış sanki.

 

Yürürken; bir tarafınızda Kalamış Koyu’nun doyumsuz gizemi, diğer yanınızda Marmara’nın insanı kendinden alan görüntüsünün anlatılması tarifsiz bir hazzın ve heyecanın içine çekiyor sizi.

 

Gözleriniz bu şölenle mutluluğu yaşarken aynı anda güçlü bir sesten dinleyeceğimiz şarkılarla kulaklarımızın pasının silinmesi…

 

Hem kulaklara hem göze hitap ederek iki saat sahnede kalan Ayça; Emir Ersoy önderliğindeki orkestrasıyla, güçlü sesi ve yorumculuğuyla söylediği sevdiğimiz pop ve bildiğimiz yabancı şarkılarla, mekanı dolduran izleyenlere keyifli dakikalar yaşattı.

 

Bir de sürpriz yaparak, bir yıldır üstünde çalıştığı ve sonbaharda çıkacak olan albümünden iki şarkı söyledi ki…

 

İlki, bestesi Cenk Taşkan’a sözleri Mehmet Teoman’a ait olan ‘Senin Yolunda’ diğeri de bestesi kendine sözleri yine Mehmet Teoman’a ait, babası için yazıp, ona ithaf ettiği şarkı, insanların alkışlarıyla...

 

Ayça, sahne aldığı şarkıları bizler için söyledi evet ama bu şarkıları hayvanlar için de…

 

Barınak Gönüllüleri Derneği için…

 

Geceden elde edilen gelirler, bu dernekteki hayvanların bakımı için…

 

İnsanoğlunun kurduğu modern yaşamda, ne yazık ki sahipsiz sokak hayvanlarına yaşama şansı verilmiyor. Yok sayılan, işkence gören, öldürülen zavallı hayvanların yaşadıklarının görmezden gelindiğinin altını çizerek duyarlı yüreklere çağrıda bulunmak için…

 

Ayça, bu amaçla, ‘10 Şarkı 10 Şarkıcı’ ile ‘Yaşama Bir Şans Ver’ adlı ikinci Latin albümünü sahipsiz sokak hayvanlarına ithaf eden Kalipso Kralı Metin Ersoy’un, oğlu Latin piyanisti Emir Ersoy’un albümünde de bir şarkı söylemişti.

 

Ki Ayça’dan başka Ajda Pekkan, Kenan Doğulu, Funda Arar, Metin Ersoy, Yaşar, Deniz Seki, Kubat, Tuğba Özerk ve Emre Altuğ, Emir Ersoy’un latin düzenlemeleri ile bu albümde hayvanlar için bir araya geldi.

 

Ayça, söylediği şarkılarla bizleri kendine eşlik ettirerek eğlendirirken bu vesileyle toplanan gelirlerin hayvanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanılacak olması geceyi daha bir anlamlı kıldı.

 

Eve dönerken Ayça’nın söylediği son şarkının sözleriydi kulağımda yankılanan.

 

‘Bir aleme indim yalnız,
Yerde toprak, gökte yıldız.
Bir yan susuz bir yan deniz.’ diye devam ediyordu şarkı.

 

Aynen…

 

Benim de o gece eve dönerken, bana yalan söyleyen kaderden dolayı ruhum susuzdu, duygularım deniz!

 

 

Ruhum susuz, duygularım deniz      Ruhum susuz, duygularım deniz        

                                       

                                                  MELİKE BİRGÖLGE

 

 

 

 

X