"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

RTÜK üyeleriyle bir akşam yemeği

10 Şubat’ta "RTÜK hiç bu kadar sansürcü olmamıştı" diye yazmıştım.

Kadın şarkıcıların dekolteleri, erkek şarkıcıların şarkıları nedeniyle bugüne kadar hiçbir kanala uyarı cezası verilmemişti.

RTÜK’ün kameramanın yaptığı zoom’la uğraşmaktan daha önemli işleri olduğunu söylemiştim.

Bu yazı, RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın bir süredir düşündüğü gazetecilerle akşam yemeğinde buluşma sürecini hızlandırmış.

Bunun üzerine Akman, RTÜK üyelerinin de bulunduğu bir akşam yemeğine davet etti bizi.

RTÜK Başkanı ve üyeleri cuma akşamı televizyon yazarlarıyla akşam yemeğinde, cumartesi sabahı da gazetelerin ombudsmanlarıyla kahvaltıda buluştu.

* * *

Yemekte ağırlıklı olarak RTÜK’ün yeni dönemi konuşuldu, sonunda söz döndü dolaştı cezalara geldi.

Akman, "Sürekli ceza yağdıran bir kurum olmayacaklarını, sektörün önünü açacak uygulamalar yapacaklarını" söyledi.

Ben de özellikle erotizm konusunda RTÜK’ün hassasiyetinin fazlasıyla arttığını söyledim.

RTÜK üyeleri de sadece erotizm konusunda değil, tek tek programlar konusunda da şikayetlerini dile getirdiler.

Hadi isim vereyim;

İbrahim Tatlıses’in Haydar Dümen’i konuk etmesinden tutun da, Mehmet Ali Erbil’in üslubuna kadar pek çok konuda RTÜK üyeleri şikayetlerini dile getirdiler.

Çok yakında Erbil’e ceza gelirse hiç şaşırmam.

Konuşulan isimlerden bir diğeri yıllardır ekranda olan Huysuz Virjin’di...

Kendisi, RTÜK’ün mesafeli durduğu isimler arasında.

Hatta Benimle Dans Eder misin’de giyilen kıyafetler bile RTÜK’ün gündemini ciddi şekilde işgal etmiş.

"İnsanların dans ederken ne giymelerini bekliyordunuz" diye sordum.

* * *

Zaman zaman güldüğümüz, zaman zaman tartıştığımız yemek boyunca anladım ki RTÜK gerçekten de dekolte, erotizm ve erotizmi çağrıştıracak şarkılar konusunda fazlasıyla hassas.

Özellikle bazı RTÜK üyelerine kalsa, bu tür programların tamamını kaldıracaklar gibi bir izlenim edindim.

Ben de bu hassasiyetin yasakçı ve sansürcü bir zihniyete dönüşmemesi gerektiğini ısrarla vurguladım.

RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın altını çizdiği önemli bir nokta var.

"Bu tür programlar prime time sonrasında yayınlansa itirazımız yok. Biz çocukların ekran başında olduğu saatlerde bunların yayınlanmasına karşı çıkıyoruz" diyor.

Bizim de prime time’ın kalitesinin yükseltilmesine itirazımız yok ama program içeriklerine müdahalelerin yasakçı çizgiye gelmesine itirazımız var.

* * *

RTÜK’ün bir süredir kafa yorduğu bir konu daha var. "Acaba televizyonlara da gazetelerdeki gibi bir ombudsman sistemi kurulabilir mi" diye kendi içinde tartışıyor.

Cumartesi sabahı gazetelerin ombudsmanlarıyla yapılan kahvaltıda da bunun ilk adımı atıldı.

RTÜK gazetelerdeki ombudsmanlık sisteminin nasıl çalıştığı konusunda gazetecilerden bilgi aldı.

RTÜK önümüzdeki günlerde bu konuyu televizyon kanallarıyla tartışmaya başlayacak.

İstanbul’a miting alanı lazım!

Pazar günü Çağlayan Meydanı’nda miting vardı.Her büyük mitingde olduğu gibi bu da, pazar günü tüm İstanbul trafiğini felç etti.

Saadet Partisi tarafından düzenlenen mitingde 40 bin kişi, Hz. Muhammed karikatürlerini protesto etti.

İstanbul’da yapılacak her türlü mitingde Valiliğin gösterebildiği tek doğru düzgün yer Çağlayan Meydanı.

Ancak Çağlayan Meydanı’nın, böyle büyük kalabalıkları kaldırması mümkün değil.

Bu yüzden pazar günü Ataköy’den Taksim’e gelmek tam 2 saat sürdü.

E5 kilitli vaziyetteydi, bu karmaşa diğer yollara da yansıyınca tüm kent alt üst oldu.

Hele mitingin dağıldığı saatler trafik milim kıpırdamıyordu.

Valiliğin insanların protesto gibi en demokratik hakkını gözetirken, şehirde nasıl bir kaosun yaşanacağını da düşünmesi şart.

Bu nedenle İstanbul’a acil bir miting alanı lazım!
X