Gündem Haberleri

GÜNDEM

    RTE’nın Üslûbu... (2)

    Hürriyet Haber
    15.02.2006 - 15:08 | Son Güncelleme: 15.02.2006 - 15:11

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 yılı aşan icraatı sırasında elde ettiği başarı grafiği artık aşağı doğru gidiyor. Bu gerçek hem de çıplak gözle görülebiliyor artık.

    Gidiyor çünkü vaat ettikleri ile yaptıkları ve yapamayacakları arasındaki fark edilen gerçekler hem parti grubunda, hem de halkın gözünde artık “geriye saymanın” işaretleri olarak algılanıyor.

    Yani eski heyecan azalmış durumda....

    Yani dinamizm kaybolmak üzere.

    Yani AB vizyonu gerilerde kaldı...

    Kimsenin karnı bu nedenle doymadı. Kimsenin de geliri artmadı. Zaten kimse bunları beklemiyordu ama çıkartılan gürültü halkın beklentilerinin hiç birine denk düşmedi. Üstelik AKP’ye yönelen geniş kitlenin, yani yüzde 35’lerin beklentilerinin başında gelen türban konusu tıkanmış durumda.

    İmam Hatiplerin önü açılabilmiş değil. YÖK duvarına çarptıkları gibi Anayasal kurum ve kuruluşlarını baypas etmek AKP için artık iyice hayal.

    RTE’nin Çankaya yokuşunu tırmanıp köşke çıkma hayali ise daha şimdiden suya düşmüş durumda.

    Bu tablo karşısında basının desteği de yavaş yavaş azalınca RTE dahil kadrosunun psikolojisi haliyle bozulmaya başladı.

    Hergün alkışlanacak halleri yoktu.

    Hergün başarıya yönelik bir icraat yapmaları mümkün değildi.

    Her ay bir yatırım yapıp istihdamı arttıracak halleri yoktu.

    Üstelik deve yükü ile borç devralan, borcu borçla ödemek durumunda kalan bir hükümetin elinde yatırıma harcayacak parası da olmayınca beklentilerin çoğu boşa çıktı.

    Özelleştirmelerin getirisi, bütçe disiplini, maliye politikaları ne kadar başarılı olursa olsun, enflasyon ne kadar düşürülürse düşürülsün, halkın sabır gücü dördüncü yıla dayanınca akan sular duruyor.

    Yani yeni bir “seçim kaşıntısı” başlıyor halkımızda.

    Hani her dört yılda bir, bazen de üç veya buçuklu yıllarda seçim yapılıyor ya ülkemizde.

    İşte bu nedenle dördüncü yıla girilince beşinci yıl gelmeden “kaşıntı” nüksediyor.

    Muhalefet de yeni bir umut kapısı olduğu için kaşıntıyı tahrik ediyor.

    Sanırım RTE’nın son günlerdeki gergin hali, her yaptığının “doğru kabul edilmesi” takıntısına karşı gelişen muhalefet çıkışlarına verdiği tepki bundan kaynaklanıyor. Yani “halkım beni anlar” görüşüne takılmış durumda.

    “Her yaptığım doğrudur, hatalarım daha doğrudur” anlayışına karşı geliştirilen eleştirileri Başbakanın hazmedememesi, bunun sonucu olarak da RTE’nin üslubunda sertleşme ve restleşme duygusuna neden oluyor.

    Oysa siyasette sabır...

    Siyasette olgunluk...

    Siyasette gırtlağın dokuz boğumdan oluştuğunun sık sık hatırlanması...

    Siyasette eleştirilere karşı hoşgörü...

    Siyasette geçmişte yapılan hatalardan ders alınması.

    Bütün bunlar çok önemli kilometre taşları...

    Bütün bunları önce dikkate alıp, daha sonra “yaptıklarımı eleştirmek nankörlüktür” duygusuna kapılan RTE’nın hem kendisi, hem partisi fena şekilde irtifa kaybına uğramaktadır.

    Ve bu gidiş, doğa yasası gibi devam edeceğe benzer.

    Sevgiler,

    Sezai

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı