Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

RP kapatılmaktan niye bu kadar korkuyor?

Tufan TÜRENÇ

Yıl 1989 Şubat'ı... ANAP iktidarda, ama Özal efsanesi büyük ölçüde çökmüş. İnönü ile Baykal ikilisinin yönetimindeki SHP'nin yıldızı giderek parlıyor.

Türkiye, bu havada yerel seçimlere hazırlanıyor.

İşte o günlerde SHP Milletvekili Mustafa Kul'un eline iki tane çok önemli belge geçiyor.

Bu belgelerden biri 500 bin dolarlık bir çekin, öteki de Arapça yazılmış bir tutanağın fotokopisi.

Bu çek, bir süre sonra yapılacak olan yerel seçimlerde Refah Partisi'nin kullanması için Libya Lideri Kaddafi tarafından gönderiliyor.

7 Nisan 1989 tarihli ve 0339848-00002679194 numaralı çekin üzerindeki imza Uluslararası İslama Çağrı Cemiyeti Mali İşler Sorumlusu Fikret Nusret Ali'ye ait.

Çeki getiren kişi ise örgütün Türkiye temsilcisi Ammar Abdülselam Hareba.

(Bu Hareba denen adam, 1984-89 yılları arasında Türkiye'deki Libya Halk Bürosu'nda görev yapmış. Sonra Türkiye'den ayrılmış ve ülkeye girişi yasaklanmış. Refahyol iktidara geldikten sonra birçok kez Türkiye'ye gelip gitmiş. Son olarak da adı Çeçenistan'a yardım olayına karıştı.)

Hareba, bu çeki Beşir Darçın adlı bir kişiye teslim ediyor, o kişi de Uluslararası Arap Bankası'na ait olan çeki temsilci bankadan tahsil ediyor.

Yapılan araştırmalardan Beşir Darçın adlı kişinin Erbakan'ın mutemedi olduğu anlaşılıyor.

Çek teslim edilirken tutulan tutanakta bu paranın İslam'a hizmet eden Refah Partisi'ne seçimlerde kullanması için verildiği belirtiliyor.

CHP Milletvekili Mustafa Kul, elindeki belgelere dayanarak savcılıklara suç duyurularında bulunuyor, ama bir sonuç çıkmıyor.

* * *

Bu yöntemle Kaddafi'den RP'ye kaç kez para gönderildiği bilinmiyor.

Mustafa Kul, ikinci olarak Süleyman Mercümek olayına giriyor, müthiş bilgiler veriyor. Bunları özetlemeye çalışalım.

1993-94 yılları arasında yurtiçinde ve dışında, özellikle Bosna'daki Müslüman kardeşlerimize gönderilmek üzere trilyonlarca lira toplanıyor.

Temiz kalpli on binlerce insan, nafakalarından keserek, bu kampanyalara para yağdırıyorlar.

Bu yolla toplanan para, o günkü kurla 36 trilyon lira olarak hesaplanmış. Bugünkü kura vurursanız, bu miktar yaklaşık 300 trilyon lirayı buluyor.

Bu muazzam para, dikkat çekmesin diye Süleyman Mercümek adında bir kişinin 18 ayrı bankada açtırdığı 200'e yakın hesapta toplanıyor.

Sonra Almanya'ya transfer ediliyor, oradan RP'nin bir yan kuruluşu olan Uluslararası İnsani Yardım Örgütü (IHH) üzerinden geçirilerek yeniden Türkiye'ye gönderiliyor.

Yani toplanan ve Almanya'ya transfer edilen paralar, IHH üzerinden Bosna'ya gönderilmiş gibi gösterilip tekrar Türkiye'ye yollanıyor.

* * *

Bunun dışında bir başka para toplama mekanizması daha var. O organizasyonun kahramanı da Erbakan Hoca'nın ikinci kasası Beşir Darçın...

Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının dinen geçerli olmayacağı propagandası ile bayramlarda kurban kesmeleri engelleniyor.

Kurbanlarının dini kurallara uygun şekilde Türkiye'de kesileceği vaadi ile bu insanlardan para toplanıyor.

Ayrıca Suudi Arabistan'dan alınan ek hac kontenjanları yine yurtdışındaki vatandaşlarımıza satılıyor.

Bu iki yolla 1993-94 yıllarında o günkü kurla 16 trilyon lira toplanıyor. Bu günkü kura vurulursa, bu rakam yaklaşık 150 trilyonu bulur.

Bu paralar da Türkiye'de Beşir Darçın adına çeşitli bankalarda açılan hesaplara aktarılıyor.

Mustafa Kul'un başkanlığını yaptığı komisyonun saptamalarına göre, 1993-94 yılları arasında RP'nin, topladığı ve yerine yollamadığı Bosna paraları dahil, sağladığı gelir 450 trilyon lira.

Süleyman Mercümek ve Beşir Darçın'ın hesaplarında toplanan bu paralar ne oluyor dersiniz?

Bu konudaki akıl almaz yöntemleri de yine Mustafa Kul'un verdiği bilgilere dayanarak yarın anlatmaya çalışacağız.

X