GeriFutbol Rövaşataya 'bisiklet vuruşu' desek...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Rövaşataya 'bisiklet vuruşu' desek...

Rövaşataya 'bisiklet vuruşu' desek...
refid:28726999 ilişkili resim dosyası

Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’u şöhrete kavuşturan kitap ‘Yeni Hayat’ romanıydı ve belki de bunun sağlayan da şu giriş cümlesiydi: “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” Ben bu cümleyi, bir futbol kitabı için rahatlıkla kurabilirim: Gölgede ve Güneşte Futbol. Eduardo Galeano’nun imza attığı kitap, futbolun adeta ‘kutsal’ kitaplarından biridir.

Arsenalli Ramsey’in yine gol atmasının lanetinden midir bilemem ama bugün iki büyük ismi daha kaybettik. Biri Günter Grass diğeri Eduardo Galeano. İkisinin de yazdığı kitaplar bu topraklarda da hüküm sürdü. Ama Galeano, futbolla haşır neşir olup biraz da mürekkep yalayanların ayrıca tanıdığı bir isimdi. O, bize öyle bir futbol anlattı ki ondan sonra ‘önümüzdeki maçlar’a bakmakla asla yetinmez olduk. Öyle ki çok geride kalan maçlara, önümüzdeki maçlardan da çok bakar olduk.

Rövaşataya bisiklet vuruşu desek...

HAYATIN HER ALANINDA KALEM SEKTİRDİ
Kendisini bir ‘futbol dilencisi’ olarak tanımlayan Uruguaylı gazeteci yazar, bir futbol yazarı değildi ama iyi bir futbolseverdi. O, gerçek manasıyla hayatın her alanında kalem sektirdi. Yeryüzündeki adaletsizliğe, eşitsizliğe ve haksızlığa karşı hücum yaptı.
Belki de bu yüzden gelmiş geçmiş en iyi futbol kitaplarından birini o yazdı. Bu oyuna dair tüm kavramları alt üst eden bir bakış açısı geliştirdi.

Kaçımız onun kitabını okuyana kadar hakemin sahadaki ‘diktatör’ olduğunun farkındaydı? Şimdi gel de hakeme isyan eden futbolcuya eskisi gibi kızgınlık gösterip, “Kurallara uy” diye bağır!

Rövaşataya bisiklet vuruşu desek... GÜNTER GRASS'IN ARDINDAN EDUARDO GALEANO'YU DA YİTİRDİK

KALECİNİN YALNIZLIĞINI DA O HATIRLATTI
Kalecinin ‘kaledeki yalnızlığı’nı da o hatırlattı, ırkçılık nedeniyle yüzlerine kireç sürüp sahaya çıkan ‘siyahi’lerin varlığını da, bir gün yıldızı söndüğü için saha ortasında tek kurşunla hayatını sonlandıran Abdon Porte’nin trajik öyküsünü de...

“Tüm Uruguaylılar gibi ben de futbolcu olmak istedim. Doğrusu çok da güzel oynuyordum, hatta harikaydım bile denilebilir; ama yalnızca geceleri rüyamda” bu cümle sadece Galeano’ya ait olabilir mi? 70 yaşına kadar halı sahalarda bu hayali kovalayan tüm futbol tutkunları aynı cümleyi kuramaz mı, elbette kurar...

Rövaşataya bisiklet vuruşu desek... RAMSEY'İN LANETİ SÜRÜYOR!

'GÖLGEDE VE GÜNEŞTE FUTBOL'DAN SONRA METİN KURT...
Evet, ben bir gün Galeano’nun ‘Gölgede ve Güneşte Futbol’ kitabını okudum ve hayatım değişti! Bugün futbol denilen oyunu kenarından köşesinden yazabiliyorsam, başucumdaki bu kitabın etkisi çok büyüktür.
Sahada atılan bir golün sadece skoru değil, sıklıkla hayatın akışını da değiştirdiğini görmemi sağladı.
Lefter, Baba Hakkı, Metin Oktay... Ama ‘Gölgede ve Güneşte Futbol’dan sonra ‘Metin Kurt’ da demeyi öğrenirsiniz...
Arada bir, idman niyetine, sayfalarını karıştırmayı gerektirir bu kitap. Sizi tazeler. Acımasız üç puan rekabetine kapılmanıza mani olur.
Benim için Eduardo Galeano da bir futbol efsanesidir, Pele gibi, Cruyff gibi, Maradona gibi...
Rövaşataya ‘bisiklet vuruş’u desek daha güzel olmaz mı, Galeano’nun hatırasını yaşatmak için...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle