Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Roth'tan Büyükanıt'a DTP eleştirisi

    A.A
    02.10.2007 - 15:15 | Son Güncelleme:

    Alman Birlik 90/Yeşiller Partisi Eş Başkanı ve Almanya Federal Meclisi Alman-Türk Parlamenterler Dostluk Grubu Başkan Yardımcısı Claudia Roth, "DTP ile PKK'yı aynı kefeye koymaktan vazgeçmeliyiz” dedi.

    Roth, Almanya'nın Ankara Büyükelçiliğinde basın mensuplarıyla bir araya gelerek, Türkiye ziyaretine ilişkin bilgi verdi ve gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

    Şırnak'taki terör saldırısından derin üzüntü duyduğunu ifade eden Roth, “bu saldırının suçlularının yargıya teslim edilmesi gerektiğini” söyledi.

    Reform süreciyle birlikte partiler yasasının da gündeme getirilmesi ve bunda değişiklik yapılması gerektiğine işaret eden Roth, meclisin daha büyük orandaki çoğunlukla aktif olmasının toplum açısından da olumlu olacağını kaydetti.

    DTP'nin TBMM'ye girmesini olumlu karşıladığını ifade eden Roth, Ahmet Türk'ü uzun yıllardır tanıştığını, kendisinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yle tokalaşarak verdiği sinyallerin de çok olumlu olduğunu belirtti. Roth, bunun Türkiye'de siyaset açısından pozitif sinyal olduğunu kaydederek, bundan sonra da Türkiye'deki tartışmaların bu seviyede devam etmesini temenni etti.

    "DTP'nin Türkiye'de önemli bir role sahip olabileceğini düşünüyorum" diyen Roth, AK Partinin de seçimlerde "Kürt bölgelerinde" başarı kazandığını hatırlatarak, bu gelişmelerin mecliste daha iyi bir işbirliği olabileceğinin işareti olduğunu söyledi.

    Roth, Türk siyasetinde sembollerin çok önemli olduğunu belirterek, TBMM açılışında DTP ve MHP'nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün salona girişinde ayağa kalktığını, bu gibi gelişmelerin de demokratik ortamda seçilen Cumhurbaşkanına duyulan takdirin bir ifadesi olduğunu kaydetti.

    “DTP'NİN TEPKİ ÇEKEN SÖYLEMLERİ”

    DTP'nin bazı söylemlerinin Türkiye'de tepki çektiğinin hatırlatılarak, bunların barışçıl bir perspektife yardımcı olup olmayacağının sorulması üzerine Roth, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın dün yaptığı konuşmaya atıfta bulunarak, "Demokratik yollarla seçilmiş olan politikacıları meclisten kovma girişiminde bulunduğunu görüyorum. Bunu hiçbir şekilde iyi bulmuyorum. Böyle bir toplumda, toplumlar arası köprülerin kurulması gerektiğini düşünüyorum. Herkes aynı ülkede yaşıyor. Parlamentonun açıldığı bir günde böylesine ifadelerde bulunmak, hiçbir şekilde amaca hizmet etmeyecektir" diye konuştu.
    DTP milletvekillerinin son yapılan saldırının bir an önce aydınlığa kavuşturulması yönündeki ifadelerini hatırlatan Roth, "PKK ile DTP'yi aynı kefeye koymaktan vazgeçmeliyiz. Bunun yanlış olduğunu düşünüyorum. PKK bir an önce silah bırakmalı, barışçıl bir ortamın yaratılmasında hizmet etmelidir" dedi.

    "REFORM ÇALIŞMALARINA YENİDEN BAŞLANILMASI GEREKİYOR"

    Alman Birlik 90/Yeşiller Partisi Eş Başkanı ve Almanya Federal Meclisi Alman-Türk Parlamenterler Dostluk Grubu Başkan Yardımcısı Claudia Roth, Türkiye'nin AB sürecinde reformları devam ettirmesi gerektiğini söyledi.

    Roth, Almanya'nın Ankara Büyükelçiliğinde basın mensuplarıyla bir araya gelerek, Türkiye ziyaretine ilişkin bilgi verdi ve gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

    Partisinin Türkiye ile olan ilişkilere önem verdiğini ifade eden Roth, Türk siyasetini bundan sonra önemli görevlerin beklediğini söyledi.

    "Seçim zaferinden sonra başarının üzerinde dinlenilmemesi gerektiğini" söyleyen Roth, aylar süren durgunluk dönemi sonrasında yeniden reform çalışmalarına başlanılması ve demokratikleşme sürecine ivme kazandırılması gerektiğine işaret etti.

    Türkiye'nin AB'ye entegrasyonunu desteklediklerini söyleyen Roth, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'i örnek vererek, bazı Avrupalı politikacılardan çift anlam taşıyan, tartışmalı durumlara neden olan ifadeler geldiğini ve bunların iç politika malzemesi olarak kullanıldığını belirtti. Bunları yanlış bulduklarını ifade eden Roth, AB'nin Türkiye'ye destek vermesi gerektiğini belirtti.

    Anayasa değişikliği sürecine de değinen Roth, tartışmaların verimli ve önemli olduğunu söyledi. Anayasa çalışmalarının, 1982 anayasasına bir cevap olduğunu belirten Roth, "Anayasanın değişmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz" diye konuştu.

    Anayasa çalışmalarına sürerken, reform sürecinin devam etmesinin önemine işaret eden Roth, 301. maddeyle ilgili çalışmaların hükümetin gücünü ve arzusunu ortaya koyacak bir unsur olduğunu belirtti. Maddenin Türkiye'deki fikir özgürlüğünü baltaladığını savunan Roth, "301. maddenin ortadan kaldırılması gerektiğini önemle vurguluyoruz" dedi.

    Roth, Dink cinayetine ilişkin yaptığı değerlendirmenden sonra kendisine, “cinayetin arkasında derin devlet olduğunu mu ima etmek istediğinin” sorulması üzerine, böyle bir izlenimi olmadığını söyledi.

    “Böyle bir saldırıyı 17 yaşında bir gencin tek başına yapması inandırıcı gelmiyor" diyen Roth, Türkiye'deki demokratikleşme süreci bakımında bunun araştırılmasının çok büyük bir adım olacağını” kaydetti.

    Türban tartışmalarına ilişkin bir soru üzerine de Roth, şunları söyledi:

    "İnsanların başının üstünde taşıdıkları değil, kafalarının içindeki yapı önemlidir. Kadının ne giyeceği konusunda kendi kararını kendisi vermesi gerekir. Ne erkek ne din ne de başka bir olgu bu kararı vermemeli. Üniversitelerdeki genç bayanların türban takmasıyla ilgili tartışmaların da ülkenin İslamlaştığına dair bir sembol değeri taşıdığını zannetmiyorum. Türkiye'deki güçlü demokratik yapı böyle bir şeye zaten müsaade etmeyecektir."

    Devlet ile birey arasındaki ilişkinin daha fazla öne çıkarılması gerektiğine işaret eden Roth, türban konusunda yapılan tartışmaların son bulmasını temenni ederek, "Türban takmak istemezdim ama başkasına da takmalısın diyeceğim bir duruma da düşmek istemezdim. Türban takmanın doğrudan laiklik karşıtı anlamına gelmesi yanlıştır."

    Alman Birlik 90/Yeşiller Partisi Eş Başkanı Roth, ünlü yönetmen Fatih Akın'a ilişkin olarak da, Akın'ın Türkiye-Almanya ilişkilerin canlı bir örneği ifade ederek, çalışmalarından büyük gurur duyduklarını sözlerine ekledi.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı