Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Romatizmalı kedi ve köpeklere fizyoterapi

İnsanda görülen pek çok rahatsızlığa, kedi ve köpeklerde de rastlanıyor. Üstelik bu hastalıkların tedavileri de bazen benzerlik gösterebiliyor.

Örneğin eklem iltihaplanması, romatizma, kırık çıkık, lif kopmaları gibi durumlarda, onların da fizyoterapiye gerek görülüyor.
Ancak Türkiye’de evcil hayvanlar için fizyoterapi imkanı son derece kısıtlı. Florya Hayvan Hastanesi, fizyo terapi imkanı bulunan adreslerden biri. Hastane yöneticisi, veteriner hekim Muhsin Algedik, yurtdışından bir alet ve sistem getirmiş. Eklem romatizmalarında, iltihaplanmalarında, kalça ve eklem çıkıklıklarında, kırılma ve çatlak tedavilerinde, lif kopmalarının amelityat sonrası tedavisinde, kas ağrılarında, tendon, apse, astım, ödem, kronik deri ülserleri ve yaralarda kullanılabiliyor.
Bu güne kadar bu sorunların sadece ilaçla tedavi edildiğini belirten Algedik “Kedi ve köpeklerde ilaç uygulamasının yanısıra mutlaka elektro ve lazer terapi uygulaması da gerikiyor” diyor. Bu aletle tedavinin bir seansı 30 ila 50 lira arasında değişiyor.
Physiomed ultrason terapi cihazının elektro terapi uygulamasında sinirler ve kaslar uyarcı akımlarla tedavi ediliyor ve böylelikle ağrı ve felç tedavileri ile sinir uyarılmalarında etkin sonuçlar alınabiliyor. Lazer kalemiyle yapılan terapiyle, doku onarımı, hücre güçlendirimesi, dolaşım düzenleme ve ağrı kesme sansları gerçekleştiriliyor. Sorunlu bölgeyi traş ediyor sonra da ışınla ısıtarak tedaviyi uyguluyorlar.
Aynı cihazdan İstanbul Veterinerlik Fakültesi’nde de bulunuyor.

Kediler de sara nöbeti geçirir

Kedilerde sinirsel nöbetler, beyinde travma, enfeksiyon veya ilaçlara ya da diğer toksik maddelere bağlı zehirlenmeler sonucunda ortaya çıkabilir. Metabolizma hastalıkları nedeniyle ya da kalıtsal olarak da görülebilir. Bu tip metabolizma hastalıklarına şeker hastalığı ve karaciğer harabiyeti örnek olarak verilebilir. Yanı sıra herhangi bir sebebe bağlı olmaksızın idiyopatik olarak görülen sinirsel nöbetler de bulunmakta. Böyle nöbetler genellikle sara ya da epilepsi olarak adlandırılır.
Sebebi ne olursa olsun, epilepsi nöbetlerinde beyin içindeki sinirlerin koordinasyonsuz şekilde çalıştığı, bunun sonucunda nöbet şeklinde krizlerle kedinin çevresiyle irtibatının kesildiği, titreme ve kontrolsüz vücut hareketleri ile kendini kaybettiği görülür.
Epileptik kedilerde ilk nöbetler genellikle 2-3 yaşlarında ortaya çıkar. Genç ve yavru kedilerde nadiren izlenir. Bu nöbetler şiddetine göre hafif sara, şiddetli sara ve epileptik durum olarak üç grupta tanımlanır. Hafif geçen sara nöbetlerinde, bir bacakta titreme veya canı yanıyormuş gibi kedinin bağırdığı görülür. Hafif sara nöbetleri genellikle 1 dakikadan kısa sürer. Şiddetli sara nöbetleri daha yaygın görülür ve kedi birden bire yan yatar, şiddetli kasılmalar geçirir, genellikle bu durumda dışkısını ve idrarını yapar, ayaklarını sanki pedal çeviriyormuş gibi hareket ettirir, ağzından salya gelebilir ve bazen de şiddetle bağırabilir. Bu durum genellikle 5 dakika veya daha kısa sürer. Epileptik durum ise en şiddetli olandır, saatlerce sürebilir.
Epilepsi kronik bir rahatsızlıktır, çoğu kez hafif ve şiddetli sara nöbetleri tedavi edilemese bile kontrol altında tutulabilir. Sarası olan kediler eğer dikkatli takip edilir ve nöbetler esnasında zarar görmeleri engellenirse hayati tehlike yaşamazlar. Ancak epilepsi nöbetlerinin saatlerce sürdüğü çok şiddetli vakalarda iç organlarda harabiyet ve ölüm görülebilir. Bu nedenle şiddeti ne olursa olsun, sara nöbetlerinde mutlaka veteriner hekiminizden yardım almalısınız.
Hekiminiz, eğer varsa, bu nöbetlere neden olan asıl hastalığı teşhis ve tedavi ederek kedinize yardımcı olacaktır. Eğer sara nöbetleri kalıtsal ya da idiopatik ise, şiddetini ve ortaya çıkma sıklığını azaltacak ilaç uygulamaları ile kedinize destek verecektir.

PAKO PANO

* Bir apartmanın bahçesinde yaşamaya çalışan dişi kedicik yaklaşık 9 aylık ve kısırlaştırıldı. Ona acilen sıcak bir yuva arıyoruz. İstanbul tel: (531) 317 28 71.

* Annesiz bebekler özenle büyütüldüler, şimdi 2 aylık oldular. Onlara yuvanızı açar mısınız? İstanbul, tel: (216) 384 51 65, (555) 986 97 30.

* Havuç, 3 aylık erkek. Metro istasyonunda gece ağlarken bulundu. Çok cana yakın, kucağı seviyor, oyuncu. Başında yastık, üstünde örtüyle uyuyor. Kuru mama yiyor ve de tuvalet terbiyesi var. Parazit aşısı yapıldı, sağlıklı ve pırıl pırıl, şirin bir yavru. Havuç’u bir ömür boyu sahiplenmek isterseniz, bizi arayın... İstanbul, tel: (532) 426 15 60.
X