Gündem Haberleri

    Roj TV davasında gerekçeli kararını

    Özgür CEBE/DİYARBAKIR, (DHA)
    05.05.2008 - 15:18 | Son Güncelleme:

    ROJ TV’nin kapatılmaması için Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen’e mektup yazdıkları gerekçesiyle, haklarında ‘PKK’ya bilerek isteyerek yardım etmek’ten 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan, ancak 53'ü hakkında ‘suç ve suçluyu övmek’ten 2 ay 15 gün hapis cezası verilen, daha sonra bu cezaları bin 875'er YTL paraya çevrilen 56 belediye başkanıyla ilgili gerekçeli karar açıklandı.

    Roj TV’nin kapatılmaması için Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen’e mektup yazdıkları gerekçesiyle haklarında dava açılan 2’si SHP’li, 54’ü DTP’li 56 belediye başkanıyla ilgili 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, sanıkların amacının Roj TV’nin kapatılmasından ziyade, sesinin yasallaştırılması olduğu, adı geçen kanalın Türkiye topraklarından yayın yapması özlemi söz konusu mektupta dile getirilmiş ise de, mevcut yasal düzenlemeler ile bunun mümkün olamayacağı, sadece Türkiye’de değil, dünyanın hiçbir ülkesinde silahlı bir örgütün propagandasını yapan bir televizyon kanalının yayınlarına izin verilmesinin mümkün olmadığı, demokratik taleplerin dile getirilmesi anlamında hazırlanan mektupla gerçekte PKK propagandası yapan kanalın kapatılmasının engellenmeye çalışıldığı ifade edildi.

    ‘ROJ TV'NİN BAŞKANI PKK YÖNETİCİSİ’

    Kanalın Yönetim Kurulu Başkanı olan Abdullah Hicab’ın aynı zamanda PKK yürütme konseyi üyesi sıfatıyla yayınlara katıldığı, sanık belediye başkanlarının ise bu durumu bilmemelerinin konumları itibariyle mümkün olmadığı belirtilen gerekçeli kararda şöyle denildi: “Mektubun yasal ve demokratik bir talebin dile getirilmesi anlamında kaleme alındığı iddia edilmekte ise de, Roj TV’nin örgüt görüşleri doğrultusunda yapmış olduğu yayınlar ve örgütün üst düzey yöneticilerinin bahse konu edilen televizyon kanalının yönetiminde yer alması hususları göz ardı edilerek, sanıkların taleplerini ifade özgürlüğü kapsamında, demokratik bir hak istemi gibi göstermeye çalıştıkları anlaşılmaktadır.”

    YAHUDİ SOYKIRIMI ÖRNEĞİ

    Bazı Avrupa ülkelerinde Yahudi soykırımının inkar edilmesinin suç olduğu, 2006 yılının Şubat ayında Avusturya’da yaşanmış ve Yahudi soykırımını reddeden David Irving isimli şahsın 3 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı hatırlatılan gerekçeli kararda şöyle devam edildi: “Kamuoyunun yakından takip ettiği bir diğer örnekte, Avrupa ülkesi parlamentosunda görüşülüp kabul edilen ‘Ermeni soykırımını reddeden kişilerin cezalandırılmasına’ ilişkin yasadır. Tüm bu örneklerden de anlaşılacağı üzere düşünce ve ifade açıklama özgürlüğü, devletlerin milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, ülkenin bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi amacıyla sınırlandırılabilmektedir. Hiçbir kimsenin kendi özgürlüğü bir başkasının özgürlüğünden daha değerli değildir. Başkalarının hak ve özgürlüklerine zarar verecek şekilde düşüncelerimizi ifade edemeyeceğimiz gibi, beraber yaşamamızı sağlayan toplumsal düzenin bozulmasına yol açacak şekilde düşüncelerimizi ifade edemeyiz.”


    ‘TERÖRÜN SON ERMESİ İÇİN ÇABA GÖSTERSİNLER’

    Yazılan mektupta Roj TV’nin yayın politikasının benimsendiği veya desteklendiğine ilişkin herhangi bir ifadenin yer almadığı, hatta sanıkların bahsi geçen mektupta Roj TV’nin yayın politikasının tartışma konusu olabileceğini ifade etmiş olmalarından dolayı örgüte yardım suçunu işlemedikleri belirtilen kararın sonuç bölümünde ise şu görüşlere yer verildi:

    “Kamu düzeninin bozulmasına yönelik olarak bölge halkını şiddet ve terör yöntemlerine yöneltmeye çalışan Roj TV’nin iyi ve makbul gösterilmeye çalışılarak Danimarka Devleti’nin etkilenmek istenilmesinden dolayı sanıkların TCK’nın 215. maddesini düzenleyen ‘suç ve suçluyu övmek’ suçunu işledikleri sabit görülmüştür. Sadece seçildikleri yörelerin değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin belediye başkanı olan sanıkların, yıllardır sürdürülmeye çalışılan terörle mücadele çalışmalarında daha sorumlu davranmaları, eğer bir faaliyette bulunulacaksa binlerce masum yurttaşımızın hayatını kaybetmesine ve güvenlik güçlerimizin yüzlerce şehit vermesine neden olan terörün sona ermesine katkı sağlayacak girişimlerde bulunmaları, huzur ve güven ortamının tesisi için çaba göstermeleri gerekmektedir. Sanıklardan Hasan Karakaya, Fahrettin Astan ve Nusret Aras’ın mektuptan haberdar olmamalarından dolayı beraatlerine, diğer 53 sanığın ise 2 ay 15 gün hapis, ardından bu cezanın bin 875 YTL para cezasına çevrilmesine oy birliğiyle kara verilmiştir.”


    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı