Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Riskli yapılar güçlendirilmeli

    İSTANBUL (A.A)
    16.08.2006 - 15:21 | Son Güncelleme:

    İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul'da orta ve uzun vadede yüksek riskli binaların güçlendirilmesi yerine yeniden yapıma tabi tutulmasının daha iyi bir çözüm olduğunu bildirdi.

    Güler, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen ”Uluslararası Bütünleşik Afet Riski Yönetimi” konulu konferansın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Konferansta yaptığı sunumda, “İstanbul'un belki de önemli bir bölümünün yıkılıp yeniden yapılması gibi bir olayla karşı karşıyayız” sözlerinin hatırlatılması üzerine Güler, şunları kaydetti:

    “Yıkılıp yeniden yapılması konusu, orta ve uzun vade için yapılması gereken bir çözüm. Zaten kentsel dönüşüm de bunu öngörmekte. Orta ve uzun vadede yüksek riskli binaların güçlendirilmesi yerine, yeniden yapıma tabi tutulması daha iyi bir çözüm. Çünkü güçlendirme maliyeti bina yapımının yüzde 20'sini geçerse rantabl değil. Parça parça güçlendirmek yerine yıkıp yapmak daha kalıcı, depreme karşı en iyi çözüm.”

    “ZEYTİNBURNU'NDA 2 BİN BİNA RİSKLİ BULUNDU”

    Vali Güler, Deprem Master Planında güçlendirme çalışmaları için kredi ve finansman kaynaklarının sağlanmasının öngörüldüğünü anlatarak, “Bu plan çerçevesinde, riskli 10 ilçe tespit edildi. Bunlardan Zeytinburnu çalışması tamamlandı ve 16 bin binadan 2 bini riskli bulundu. Mesela bunlar yıkılıp yeniden yapılmalı” diye konuştu.
    Güler, iyi bir haberleşme, bilgi sistemi, müdahale kapasitesi ve koordinasyon ile alt yapının da önemine işaret ederek, sadece İstanbul değil, civar illere de yardıma koşma konusunda planlar oluşturduklarını söyledi.

    Marmara depreminin üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen yeterli çalışmaların yapılmadığına ilişkin eleştirilerin hatırlatılmasına karşılık Güler, “Dünden bugüne ne yapıldı yaklaşımı, çözüm için yeterli değil. Mevcut kaynaklarla ne yapıldı, ne yapılmadı, bu tartışılmalı. Burada güçlendirme önem kazanıyor, ama dünyanın hiçbir yerinde güçlendirme ve yeniden yapılma çalışmaları 3-5 yılda tamamlanmaz” dedi.

    Güler, 9. Kalkınma Planında depreme yönelik bir planın bulunmadığı yönündeki eleştirilere ilişkin de, “Kalkınma Planında olay farklı. Depreme ilişkin devletin elinde planlar var” diye konuştu.

    GÜNLÜK 2 MİLYON SOMUN EKMEĞİ

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Danışmanı Prof. Dr. Metin İlkışık da konferansta yaptığı konuşmada, olası depremde önlem olarak 3 değişik noktada günlük toplam 2 milyon somun ekmeği kapasiteli fırınlar bulunduğunu söyledi.

    Ulusal kayıt sistemine ek olarak şehrin etrafında 60 deprem kayıt merkezi yer aldığını anlatan İlkışık, 70 bini aşkın kişiyi yangın, kurtarma gibi konularda eğittiklerini bildirdi.

    İlkışık, 12 milyondan fazla insanın yaşadığı İstanbul'u ağır kış koşullarına karşı da hazırlandıklarını, yeni araç gereç satın aldıklarını, kurtarma için itfaiyenin yeteneklerini artırmaya çalıştıklarını kaydetti.
    İstanbul Deprem Master Planı Akademik Koordinatörü Prof. Dr. Haluk Sucuoğlu da, İstanbul'da küçük bir deprem olsa bile, turizm adına kaybın büyük olacağını ifade ederek, “Çünkü o zaman insanlar İstanbul'a gelmez, İstanbul Beyrut gibi olur” diye konuştu.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Jeoteknik Araştırma Bölümü Başkanı Mahmut Baş da, Boğaziçi Üniversitesi, ODTÜ, İTÜ, ve YTÜ tarafından ortaklaşa hazırlanan “Deprem Master Planı”na göre, İstanbul'da 7,5 ila 7,7 şiddetinde bir deprem olması durumunda 70-90 bin ölü, 120-130 bin yaralı, 400 bin hafif yaralı, 50-60 bin ağır hasarlı bina, 500-600 bin evsiz aile ve 50 milyar dolar maddi kayıp olacağının belirlendiğini bildirdi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deprem ve Yer Araştırmalar Projesi Başkanı Osman Kılıç da, “Mikrozonlara Ayırma Projesi” kapsamında, İstanbul'da depremin etkisinin büyük olacağı bölgelerde 30 metre derinliğinde kuyular açmaya başladıklarını, 62 bin 500 metrekarelik alanda 4 bin kuyunun açılacağını anlattı.

    Kuyulardan alınan örneklerin özel kutularda saklanarak incelendiğini belirten Kılıç, “Bundan sonra haritalar hazırlayacağız. Bunlar, sismik, fay, yer altı suları, yer sınıflandırması, sel riski, yer kayması, sıvılaşma potansiyeli, tsunami riski, yerleşim haritaları... Mikrozon ve harita hazırlama işlemleri 2010 sonuna kadar devam edecek” dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı