« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Rijkaard: Rüştü topu oyuna sokamıyordu

Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, takım olarak herkesin keyif alabileceği, çekici bir futbol oynamak istediklerini söyledi. Hollandalı çalıştırıcı, Barcelona'da yedek bıraktığı Rüştü Reçber için ise, "Harika bir kaleciydi ancak yaptığı kurtarışın ardından topu dışarıya, ya da çok uzaklara atıyordu." yorumunda bulundu.

A.A.
SON GÜNCELLEME

Trabzonspor, Cimbom'dan neler istedi neler...

Hollandalı teknik adam, Galatasaray Dergisi'nin Aralık ayı sayısında yer alan röportajında, Barcelona'yı çalıştırdığı dönemde yedek bıraktığı milli kaleci Rüştü Reçber konusunda yanlış anlaşıldığını aktarırken, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rüştü konusunda bir yanlış anlaşılma yaşandı açıkçası. Benim onu sevmediğim yönünde yorumlar yapıldı, ama bu doğru değil. Ben Rüştü'yü seviyordum. İyi bir profesyoneldi. Takım arkadaşları için de iyi bir partnerdi ki arkadaşları da onu çok seviyordu. Ama o, önünde çok sayıda savunma oyuncusuyla oynayan türden bir kaleciydi. Harika bir kaleciydi ancak yaptığı kurtarışın ardından topu dışarıya, ya da çok uzaklara atıyordu. Kalecilik yeteneklerini hiçbir zaman tartışmadım, tartışmam. O iyi bir kaleci. Ama sistem için bir tercih yapmam gerekiyordu. Bu yüzden tercihimi Victor Valdes'den yana kullandım. Bu, Rüştü'yü sevmediğim anlamına gelmez. Tamamen farklı bir konu. Valdes'in lehine olan bir durum daha vardı. Önündeki İspanyol savunma oyuncularıyla daha rahat iletişim kurabiliyordu.”

"SONUÇ ALMAK TA ÇOK ÖNEMLİ"

Rijkaard, insanların kendilerini izlemek için para ödediklerini ifade ederek, “Bu yüzden her zaman onlara bir şeyler sunmalısınız. Bununla birlikte sonucu da almak zorundasınız tabii. İyi organize edilmiş, hücuma yönelik güzel bir futbol peşinde olduğumuzu söyleyebilirim. Ama sonuç almak da çok önemli” dedi.

Bir takımı inşa etmek ve arzulanılan şekilde işleyecek bir sistem kurmak için kesinlikle zamana ihtiyaç gerektiğini aktaran Rijkaard, “Ben, Galatasaray'ın katıldığı tüm organizasyonlarda birinci olmak için oynaması gerektiğini düşünüyorum” diye görüş belirtirken, ilk yarı performansları için ise, şunları söyledi:

“Oyuncularımın bu döneme kadar gösterdikleri performans ve beraber çalışma isteklerinden oldukça memnunum. Oluşan neticeden kesin bir mutluluk duyduğumu söyleyemem, çünkü ilk yarıda bazı önemli puan kayıpları yaptık. Hala zirveye çok yakınız. İkinci yarıda her şey yaşanabilir. Yine şampiyonluk için mücadele edeceğiz. Genel olarak memnun olduğumu söyleyebilirim. Her zaman daha iyisini de yapabiliriz.”

“İSTEDİKLERİMİZE HALA ÇOK YAKINIZ”

Galatasaray takımının sezona iyi başlamasının ardından yaşadığı düşüşle ilgili olarak, “Belki biraz stres vardı. Önemli sakatlıklar da yaşanmıştı. Aslında birçok farklı sebep sunabilirsiniz. Ama konuşulması gereken, şimdi bulunduğumuz konum” ifadelerini kullanan Rijkaard, Elano, Arda, Kewell, Keita ve Baros yıldızlarının kendileri için önemine değindi.

Bu gibi fark yaratabilecek oyuncuların iyi günlerinde ve formda olmalarının, diğer oyuncuları olumlu anlamda etkileyeceğini dile getiren Frank Rijkaard, “Dolayısıyla bu oyuncular hep bizimle olmalılar. Eğer fazla sayıda sakatlık olursa problemler artabilir. Ancak şu ana kadar istediklerimize hala çok yakınız. İkinci yarıda eğer sezon başındaki performansımızı yakalarsak, birinci sırayı alma ihtimalimiz artacaktır. Ama bu seviyeye yaklaşmalı ve sürekli hale getirmeliyiz” şeklinde konuştu.

“ÖNEMLİ OLAN TAKTİKSEL DİSİPLİN”

Frank Rijkaard, takımda yerleştirmeye çalıştıkları taktiksel disiplinin kendileri için büyük önem taşıdığını vurguladı.

Futbolda iyi performans sergilemenin farklı yolları olduğunu anlatan Hollandalı teknik adam, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bireysel performans bunlardan biri ama günlük yaşanır. O gün iyiyseniz, topla istediklerinizi yaparsınız. Yollardan bir diğeri ise taktiksel disiplindir. Bence bu çok daha önemli, çünkü sahaya her zaman yüzde 100'ünüzü veremezsiniz. Eğer takım arkadaşlarınız için oynarsanız, bu takımı güçlü kılar. Oynamazsanız, tüm bunlar sonucu da etkiler. Aslında bizim başarmak istediğimiz bu. İstedikleriniz doğrultusunda performans gösterecek oyunculara da ihtiyacınız var. Bu bizim üzerinde çalıştığımız bir durum. Yöneticilerimiz, futbol takımımızın bir felsefesi, bir oyun sitiline sahip olmasını istiyorlar. Bu gerçekten güzel bir şey. Futbol tarihinin kendi içerisinde çok sayıda başarılı takım görmeniz mümkün. Ama sokaktaki insanlar başarıya göz alıcı oyunlarla giden ve bunu yaparken arkalarında iz bırakan takımları hatırlıyorlar. İnsanlar, kendilerine daha yoğun duygular yaşatmış takımları, gönüllerinde her zaman farklı bir yere koyuyorlar.”

“HAKEM KARARLARINA YOĞUNLAŞAMAYIZ”

Hakem kararlarının oyuna etkisine değinen Rijkaard, Türk oyuncuların duygusal olduklarını belirtirken, “Eğer hakemlerin kararları üzerine yoğunlaşırsanız, işler daha kötüye gider, sarı ve kırmızı kart sayısı bir anda çoğalabilir. Ben bunu yapmıyorum” dedi.

Genel olarak bakıldığında hakem kararlarıyla ne kazanılabileceğini, ne de kaybedilebileceğini anlatan Rİjkaard, “Bu iyi performans gösterememek ve gerekli hamleleri zamanında yapmamakla ilgili bir durum. Böylesi durumlarda işler takımın istediği gibi gitmezse, şikayetler başlar. Kesinlikle aynaya bakmak zorundayız. Hakem aleyhimize karar verebilir ama iyi oynayıp istediklerinizi yaptığınızda maçı kazanırsınız” diye konuştu.

DİĞER HABERLER

  

  

  


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler