Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Rezaletin son perdesi

Tuğrul ŞAVKAY

Ataköy'deki Osmanlı Köyü ile ilgili olarak Başbakanlık Müsteşarlığı bünyesinde oluşturulan kurula, kurulun sekreteryasını yürüten Müsteşar Yardımcısı Dr. Füsun Köroğlu'na, Osmanlı Devleti'nin kuruluşunun 700. yılı kutlamalarının koordinasyonundan sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü'ye dün yönelttiğimiz sorulara şu ana kadar cevap veren olmadı. Ama biz cevapları beklemeye devam ediyoruz. Çünkü söylenecekleri gerçekten merak ediyoruz.

Üstelik, işin altını kurcaladıkça yeni sorular da ortaya çıkmaya devam etti.

Mesela arazinin sahibi olan Toplu Konut İdaresi, bizzat başkanının ağzından, yerin kendilerine sorulmadan kelimenin gerçek anlamıyla 'işgal edildiği'ni ifade etti. Devlet böyle kanunsuz bir işi nasıl yapabilir? Bu soruya Dr. Köroğlu ne diyecek acaba?

Başbakanlık Müsteşarlığı'nın mühür söktürme yazısını yıldırım hızıyla Bakırköy Belediyesi'ne ileten sayın İstanbul Valisi, bu kanunsuzluk karşısında niye bir şeyler söylemiyor? Bunu da durdursa ya!

* * *

Bütün bunlara karşılık, İstanbullular’dan tepki yağmaya devam ediyor.

Aklı başında hiçbir İstanbullu, bu rezilliğin sürmesini kabullenemiyor. Hele Ataköy ve civarında oturanlar, böyle bir manzarayla her gün karşı karşıya kalmaktan duydukları rahatsızlığı dile getirmekten hiç çekinmiyor.

Okuyucu tepkilerinden birini, örnek olsun diye geçenlerde bu köşeye aktarmıştık. Yeni gelen tepkileri de bu vesileyle aktarayım.

Bakırköylüler, belediyelerinin bu işe katılımından inanılmaz ölçüde rahatsız. Mehmet Güneş, bir Bakırköylü. Telefonda, 'Bakırköy Belediyesi böyle bir girişime niçin boyun eğdi?' diye soruyor. 'Bizim emlak vergilerimiz bu projeye kaynak olarak aktarılmamalıydı' diye sözlerini sürdürüyor.

Aynı görüşteki okurlarımıza Bakırköy Belediyesi'ne projenin yapım aşamasında gönderilmiş Cumhurbaşkanlığının ve Başbakanlık Müsteşarlığının destek yazılarından söz ettiğimizde, Bakırköy Belediye Başkanı'nı o makama oturtanlar onlar mı?' diye çok haklı ve demokratça bir tepki gösteriyorlar.

Bazı fakslarda ise, Bakırköylüler, buraya Belediye Başkanı'nın söylediği gibi 30 milyar değil, on katı bir para, 300 milyar harcandığını söylüyorlar. Hatta bize gelen bir faksta, altyapı için harcanan paranın 1 trilyon olduğu iddiası bile var.

Bakırköy Belediye Başkanı ise, bunların çoğunun tekrar değerlendirilebilir malzeme olduğunu söyleyerek iddiaları bir ölçüde cevaplıyor.

* * *

Köyün işletmecisi Akın Coşkuner, dün beni telefonla aradı.

Sürenin bitiminde burayı terk edeceğini söyledi.

Oysa Başbakanlık Müsteşarlığı Eylül başında Söğüt'te yapılacak törenlere kadar bu rezilliğin ve otağı hümayunun Ataköy'de kalmasından yana gibi görünmekte.

* * *

Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Ahmet Bahadırlı, bu süreler, kontratlar bizi ilgilendirmiyor.

Bu rezillik behemahal bitmeli.

İstanbullu’nun, Bakırköylü'nün, hatta Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan her aklı başında vatandaşın sizden beklentisi bu.

Arkanızdaki en büyük destek bu demokratik talep ve bu talebin yanında saf tutan bizleriz.

Bu iş burada bitmeyecek. Osmanlı Köyü'nün serüvenini sonuna kadar takip etmeyi sürdüreceğiz.

DÜZELTME

Dünkü Hürriyet İstanbul'un birinci sayfasındaki anonsumuzda, Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Ahmet Bahadırlı'nın, 40 günlük sürenin sonunda Osmanlı Köyü denen rezilane yeri yıkarak kapatacağı yolundaki sözlerini aktarmıştık. Daha doğrusu böyle demek isterken, bir harf yanlışı ile, 'yıkmak' sözcüğü, 'yakmak' olarak çıktı.

Böylece Dr. Bahadırlı'yı Romayı yakan imparator Neron'un durumuna düşürmüş olduk.

Özür diler, düzeltiriz.

X