Dünya Haberleri

    Reza Zarrab: Tahliye için kısmen rüşvet verdim

    Razi CANİKLİGİL/ NEW YORK
    05.12.2017 - 01:44 | Son Güncelleme:

    ABD’de görülen ‘İran yaptırımlarını delme’ davasında jüri karşısında tanık olarak dördüncü kez ifade veren Reza Zarrab, 2013 yılında Türkiye’de hapisten çıkmak için “kısmen rüşvet verdiğini” öne sürdü.

    İran asıllı Türk Reza Zarrab, baş sanıkken, savcılıkla ‘itiraf’ pazarlığı yaparak tanık olduğu davada dördüncü kez ifade verdi. Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın tutuklu tek sanık olarak yargılandığı davanın dünkü duruşması bir jüri üyesinin geç kalması nedeniyle yaklaşık 40 dakika geç başladı. Zarrab mahkemeye koyu renk spor bir ceket ve beyaz gömlekle geldi. İşte 28 Kasım’da başlayan jürili yargılamanın dünkü oturumunda yaşanan dikkat çekici gelişmeler...

    SÜLEYMAN ASLAN’DAN UYARI İDDİASI

    Eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın Zarrab’a attığı bir mesaj mahkemede okundu. Buna göre; Aslan, “Bu miktarlar gıda ihracatı için uygun olmayabilir” diyor. Savcı ise bu ifadeden ne anladığını sordu. Zarrab da Aslan’ın “İran’dan transfer edilecek miktar çok büyük olduğu için bunun gıda ticaretiyle açıklanamayacağını anlatmak istediğini” söyledi.

    HAYALİ İHRACATTA İKİ HATA

    Zarrab, hayali gıda ticaretiyle ilgili iki belgede hata yapıldığını ifade etti. İlk hatanın gönderilmiş gibi gösterilen malın miktarının fazla görünmesi olduğunu anlattı. İkincisinin ise buğday ticaretine ilişkin ihracat belgelerinde çıkış noktasının buğday yetiştirilmeyen Dubai olarak gösterilmesi olduğunu söyledi.

    HALKBANK’A YÜZDE 1 KOMİSYON

    Tutuklu sanık Atilla ile görüşmeleri hakkında bilgi verdi. Atilla’nın gıda ticaretinin inandırıcı görünmesi konusunda taşıdığı endişeleri kendisine ilettiğini söyledi. Atilla’nın “Sadece 14 ton taşıyabilen bir gemide 25 ton bulunduğu yazılmamalı” dediğini ve “belgelerin daha dikkatli hazırlanması gerektiğini söylediğini” öne sürdü.

    Altın ve gıda ticareti için Halkbank’a verdiği komisyonlardan bahsederken, “Ödediğim en yüksek komisyon miktarı yüzde 1’di” dedi.
    serbest kalışını anlattı

    Savcı Yardımcısı Sidhardha Kamaraju’nun “17 Aralık’ta ne oldu” sorusunu, “Gözaltına alındım, tutuklandım ve cezaevine gönderildim, sonra serbest bırakıldım” diye yanıtladı. “Serbest kalmayı nasıl başardınız” sorusuna ise “Avukatlarım geldi, görüştük, serbest kaldım” karşılığını verdi. “Serbest kalmak için ödeme yaptınız mı” sorusunu “Evet”, “Bu ödeme rüşvet miydi?” sorusunu ise “Kısmen” diye yanıtladı. Savcılık, Zarrab’ın kime rüşvet verdiğini sormadı.

    ESKİ YÖNTEMLE DEVAM

    Hapisten çıktıktan sonra Halkbank’la tekrar görüştüğünü söyledi: “Ali Fuat Taşkesenlioğlu’yla temasa geçtim. Aslan, 17 Aralık soruşturmasında cezaevindeydi, genel müdür değişmişti. Taşkesenlioğlu’yla İran ticaretine devam etmek istedim. Bankadan yetkililer de vardı.”

    17 Aralık operasyonundan sonra hiçbir Halkbank yetkilisine rüşvet vermediğini söyledi. “Dönemin Halkbank Genel Müdürü Taşkesenlioğlu’na rüşvet teklif etmedim, o da benden böyle bir şey istemedi. Ticarete eski yöntemle devam ettim. Altın ve gıdayla” dedi.

    ATİLLA’NIN AVUKATLARINDAN KRİTİK İTİRAZ

    Hakan Atilla’nın avukatları, Hâkim Richard Berman’a bir mektup göndererek, savcılığın Atilla lehine olan delilleri sakladığını ve bu nedenle müvekillerinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini savundu. Söz konusu delil, Zarrab’ın ABD’de cezaevinde bulunduğu dönemde yaptığı bir telefon görüşmesini içeriyor. 15 Eylül 2016’da Ahad adlı kişiyle gerçekleştirdiği görüşmenin dökümünden Zarrab’ın, “cezaevinden çıkmak ya da cezasını hafifletmek için yalan söylemesi” ve “işlemediği bir suç hakkında itirafta bulunması gerektiğinin” farkında olduğu görülüyor.

    Atilla’nın avukatları mektupta, “Zarrab, hafifletilmiş bir ceza almak için aslı astarı olmayan tanıklık yapma konusundaki niyetini açık ediyor” ifadesine yer verdi. Avukatlar, söz konusu delilin mahkemenin talimatı olan 28 Kasım’a kadar sunulmadığını, geçen cumartesi iletildiğini ve bu nedenle savunmanın Atilla lehine olan bu bilgiyi “düzgün ve etkili bir biçimde” davada kullanamadığını belirtti. Öte yandan, Ahad’ın kimliğine ilişkin bir açıklama yapılmadı. Ancak Zarrab’ın avukatı, dostu ya da danışmanı olabileceği düşünülüyor.

    İsminin geçtiği her şirkete tedbirİsminin geçtiği her şirkete tedbir

    Etiketler: gazetehaberleri
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı