« Hürriyet.com.tr

Reyan Tuvi sorularınızı cevaplıyor

Hürriyet Haber
X
Güneydoğu’da nasıl bir rota çizmeli?Güneydoğu Anadolu’ya birkaç arkadaş gezmeye gitsek, sizce en uygun zaman ne olurdu ve nasıl bir rota çizerdiniz? O rotada nereleri işaretlerdiniz? Konaklamanın öyle ahım şahım olması gerekmiyor ama kalacak yerleri de önerirseniz sevinirim. Tülay Yener/ AnkaraGüneydoğu’nun ideal zamanı, nisan sonu ve mayıs ayı boyunca ya da eylül ortasından ekim sonuna kadar. Örneğin nisan ayında Diyarbakır’da ortalama sıcaklık 14 iken mayısta 20 dereceye çıkar. Eylülde 25 derece olan sıcaklıksa ekimde 18 dereceye düşer. Güneydoğu’nun klasik rotalarından biri, Diyarbakır- Mardin (Midyat- Savur- Hasankeyf)- Şanlıurfa (Harran- Birecik’ten Halfeti)- Gaziantep’tir. Mezopotamya’nın kuzeyinde, Dicle Nehri’nin yukarı havzasında, 7500 yıllık tarihe sahip Diyarbakır’ın beş kilometre uzunluğundaki siyah bazalt surlarını, Ulu Cami’yi ve civarındaki çarşıları dolaşın, gece aydınlatılmış surlar boyunca yürüyün, kahvaltıcılardan eritme örgü peyniri alıp Hasan Paşa Hanı’nda kahvaltı edin, Dicle üzerindeki On Gözlü Köprü’den yürüyerek geçin, Esma Ocak Evi’nde eski bir Diyarbakır evi görün, bir akşam Pavyonlar Sokağı’nda, kaldırımda oturup, seyyar mırracıdan mırra için. Ayrıca Dört Ayaklı Minare, Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Keldani Kilisesi, Surp Giragos Ermeni Kilisesi, Dicle Fırat Kültür Sanat Merkezi, Melik Behram Paşa Camii, Parlı (İpariye ya da Safa) Camii, Melik Ahmet Paşa Camii, Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi, Deliller Hanı ve Gazi Köşkü görülmeli. Konaklama için Otel Büyük Kervansaray (Beş yıldızlı. Mardin Kapı’da. 0412 228 96 06) ve yemek için Lebeni Diyarbekir Evi (Cevatpaşa Mah. Yardımcı Sok. No: 4, 0412 228 58 55) seçenekleriniz arasında olsun. MİDYAT’SIZ MARDİN OLMAZTarih boyunca güneşe tapan putperestlerin, Müslümanların, Hıristiyanların (Ermeni, Süryani, Katolik, Protestan) yaşadığı, göçebe aşiretlerden yerleşik halklara birçok farklı topluluğa ev sahipliği yapmış olan Mardin’de, Deyrulzafaran Manastırı, Kasımiye Medresesi, Kırklar Kilisesi (Mor Behnam), Ulu Camii, Dara (Oğuz Köyü) Harabeleri, Mardin Müzesi, çarşısı ve Zinciriye Medresesi görülebilir. Midyat’sız bir Mardin gezisi düşünülemez. Mardin’den yola çıkınca, Savur, Kıllıt (Dereiçi), Midyat ve Tur Abdin Köyleri var. Midyat’ta, Deyrülumur (Mor Gabriel) Manastırı, Midyat Devlet Konukevi, bugün telkari ustası Şemun Alptekin ve ailesinin yaşadığı ev olan Eski Hastane ve Anıtlı (eski adı Hah) köyündeki Meryem Ana (El Hadra) Süryani Kilisesi de programınızda olsun. Konaklama için Erdoba Konakları (0482 213 77 87, 0482 212 76 77, www.erdoba.com.tr) ve yemek için de Cercis Murat Konağı (1.Cad. Emlakbank yanı No: 517, 0482 213 68 41, www.cercismurat.com), Mardin’e özgü mekanlar. Bu civardayken, Ilısu Barajı yapılırsa, 12 bin yıllık bir geçmişin izleriyle birlikte sular altında kalacak Hasankeyf’i kaçırmamalısınız. Müslüman, Musevi ve Hıristiyanların birlikte sahip çıktıkları, kutsal kent Şanlıurfa’da Balıklı Göl, Şanlıurfa Kalesi, Hazreti İbrahim’in Mağarası, Gümrük Hanı, Kürkçü Hanı, Aşağı Çarşı, İsotçu Pazarı, Tütüncü Pazarı, 58 Meydanı, Reci Kilisesi’nin olduğu Karpuz Meydanı, Kuşçu Pazarı, Arkeoloji Müzesi, Selahattin Eyyubi Camii, Fırfırlı Camii, Millet Köprüsü ve Harran görmeye değer. Meraklıysanız, Urfa’nın ünlü sıra gecelerine de katılabilirsiniz. Konaklama için Urfa Valiliği Konukevi’ni (0414 215 46 78) ya da Hotel Edessa’yı (0414 215 99 11) yemek içinse Urfa Sofrası’nı (Atatürk Blv. 0414 315 61 30) tavsiye edebilirim. Harran’daki Harran Evi’nde (0544 441 60 63) hem yemek hem de rehber bulabilirsiniz. Urfa- Gaziantep güzergahında, yoldan saparak, Birecik Barajı suları altında kalan Halfeti’ye varılır. Buradan kiraladığınız tekneyle Fırat Vadisi’nde ilerlerken, görkemli Rumkale ve suların içinden yükselen Savaşan köyünün minaresi dikkatinizi çekecektir. GÜNEYDOĞU’NUN YILDIZIEl sanatları, her gün biraz daha fazla can çekişmesine karşın, sanayide yaptığı atak nedeniyle ‘’Güneydoğu’nun Yıldızı’’ olarak anılan Gaziantep’te Zeugma mozaiklerinin bulunduğu Arkeoloji Müzesi, eski bir Antep evi olan Hasan Süzer Etnografya Müzesi, kenti tepeden gören Gaziantep Kalesi ve bir dönem bir Ermeni Katedrali olan ve daha sonra hapishane olarak kullanılan Kurtuluş Cami görülmeli. Türkiye’nin muhtemelen en güzel hayvanat bahçelerinden biri de Antep’te. Ayrıca sayısız karakterle dolu Antep çarşıları; Tuz Pazarı, Elmacı Pazarı ve Bakırcılar Çarşısı da unutulmamalı. Antik Belkıs Han’da (0342 231 10 84, www.belkishan.com) ya da Anadolu Evleri’nde (0342 220 95 25, www.anadoluevleri.com) konaklayabilir ve İncilipınar Antep Sofrası’nda (İncirlipınar mevkii, 0342 234 26 57) yöresel yemeklerden tadabilirsiniz. Gerçek baklava tadı için Burhan İnal’a (İstasyon Cad., 0342 231 32 26) uğrayın. Turla ya da kendi arabanızla seyahat etmeyi planlamıyorsanız, bölgeyi çok iyi tanıyan, medeni, profesyonel ve güleryüzlü Murat ve Nizam Talay kardeşlerin (0535 544 74 30, 0535 239 27 23) klimalı, tertemiz ve son model minibüsleriyle kendi programınızı yapabilirsiniz. Bu bölgenin insanı olarak, sizi en iyi şekilde ağırlayacaklarını garanti edebilirim.

Kaynak:

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Medeniyetin uğramadığı yer! (Wakhan Koridoru)