« Hürriyet.com.tr

Reyan Tuvi sorularınızı cevaplıyor

Hürriyet Haber
X
Erzurum- Artvin yolu üzerindeki kanyona nasıl gidilir? En güzel gündoğumları ve günbatımları nerelerde? Davraz Kayak Merkezi’nde kalacak yer var mı? Türkiye’de turizm müdürlükleri nasıl çalışıyor? Bu haftanın soruları bunlar...Davraz Kayak Merkezi’nde kalabilir miyiz?Göller Bölgesi’nde bir haftalık bir gezi planlıyoruz. Bu arada Isparta yakınında Davraz adlı bir kayak merkezi olduğunu duyduk. Aktif durumda mı ve kalınacak yer var mı? Koray Çalım/ Denizli15 Nisan’a kadar kayak yapıp, Dağevi’nde kalabilirsinizIsparta’ya 26, Antalya’ya 154 kilometre mesafedeki Davraz Kış Sporları Merkezi’nde günübirlik ya da konaklamalı olarak kayak yapmak mümkün. Bölgenin en yüksek zirvesine sahip 2673 metrelik Davraz Dağı, Eğirdir ve Kovada gölleri arasından yükselerek Isparta Ovası’nı kuşatıyor. Eğirdir, Burdur ve Kovada göllerinin çevrelediği kayak merkezi, 1630 rakımda Kum Ovası’nda kurulu. Kayak mevsimi, 15 Aralık- 15 Nisan arasında. Kayakçıların çoğunluğunun Antalya, Denizli ve İzmir’den geldiği Davraz’daki mekanik tesislerde manyetik biletler geçerli. Bu sayede uzun kuyruklar oluşmuyor. Dağdaki tek konaklama yeri, 2000 yılında hizmete giren Davraz Kayak Merkezi Dağevi (0246 267 20 20, www.davraskayakmerkezi.com). Merkezde 1630 metreden 2100 metreye çıkabilen mekanik tesisler var. Buradan itibaren tur kayakçıları yürüyerek 2635 metreye kadar çıkabiliyor ve Keçitepesi’nden gölleri görebiliyorlar. 2100 metreden Burdur, 2635 metreden ise Gölcük Krater Gölü, Eğirdir, Kovada ve Burdur gölleri görülüyor. Farklı seviyelere göre hazırlanmış pistleri bulunan merkezin 300 metre uzunluğunda iki baby-lifti, 1674 metreden 1961 metreye çıkan, 268 kişi kapasiteli ve iki iskemleli telesiyeji ve saatte bin kişi taşıyabilen, Eğirdir Gölü eşliğinde sekiz dakikada Zirve Kafe’ye ulaşan, 1211 metre uzunluğunda bir telesiyeji var. Buradan Eğirdir Gölü tamamıyla görünüyor. Bu noktadan başlayan pistlerde kuzey disiplini, Alp disiplini, tur kayağı, snowboard ve baharda trekking yapmak mümkün. Ayrıca merkezdeki 624 metrelik teleskiyle 1961 metreden 2100 metreye çıkılıyor. 17 odalı Dağevi’nin 15- 20 metrekarelik konforlu odaları, kayak odası ve üç kafeteryası bulunuyor. Açık büfe kahvaltının yanısıra alakart, tabldot ve barbekü yemek seçenekleri de var. Kayak kıyafeti, malzemesi ve ders almak isteyenler için hoca temin ediliyor.Erzurum-Pasinler yolundaki kanyonu anlatır mısınız?Bu yaz, birkaç arkadaşla birlikte, Yusufeli’ndeki kiliseleri görmek, rafting ve Trans-kaçkar geçişi yapmak için Erzurum’a gideceğiz. Bir ekinizde tavsiye edilen rotalar içinde, Erzurum- Pasinler yolundaki bir kanyonun da ilginç olduğu yazılıydı. Artvin’e giderken bunu da görmek istiyoruz. Kanyonun adını, yol tarifini ve bu bölgede başka tavsiyeleriniz olup olmadığını öğrenebilirsek seviniriz. Ömer Yalkın/ İstanbulKızıl Kanyon gün batarken adının hakkını veren bir renge bürünüyorErzurum’dan Artvin’e giden yol, Türkiye’nin en güzel güzergahlarından biri. Bahsettiğiniz kanyon, Narman’daki Kızıl Kanyon. Erzurum- Artvin yolu kışın kolay kolay kapanmıyor ancak Narman ya da başka ara yollar olsun, standart arabayla önleminizi almış olmanız gerekiyor. Siz nasıl olsa yaz aylarında seyahat edeceksiniz. Erzurum’dan Artvin’e devam edeceğiniz için, önce Erzurum’dan Pasinler istikametini alın ve 90 kilometre sonra Narman’a ulaşmadan, solunuzda kanyonu farkedeceksiniz. Bu genellikle ıssız olan kızıl kanyonu ve vadideki peri bacalarına benzer oluşumları en iyi şekilde görebilmek için, kanyon boyunca devam eden ve bir köyde son bulan, soldaki stabilize yola girin. Yol üzerinde inip kanyonun içine dalabilir ve insan boyunu kat kat aşan oluşumların arasında yürüyebilirsiniz. Kanyon, gün batarken adının daha da hakkını veren bir renge bürünüyor. Narman’dan 38 kilometrelik bir yol sizi tekrar Artvin yoluna döneceğiniz sapağa çıkaracak. Bu sapaktan sola dönerseniz Tortum ve Erzurum’a, sağa dönerseniz Artvin’e devam etmiş olacaksınız. Doğu Anadolu’nun Doğu Karadeniz’e bağlandığı bu yol üzerinde, Erzurum’a 110 kilometre mesafede Tortum Şelalesi var. Şelalenin suyu ancak nisan-haziran aylarında fazlalaşıyor. Ayrıca daha şelaleye varmadan, iki farklı köyde son derece etkileyici Gürcü kiliseleri var. İlki, Bağbaşı köyü ya da eski ismiyle Haho’da. Yol üzerinde soldaki ‘’Pehlivanlı- Bağbaşı- Serdarlı’’ tabelasını görünce sapın ve bu kez ‘’Taş Camii- Meryem Ana Kilisesi’’ tabelasını takip edin. Köylüler burayı Haho değil Taş Cami olarak biliyorlar. Bağbaşı, kavak ve meyve ağaçlarının olduğu, içinden derelerin aktığı, bolluk içinde bir köy. Kadınlar ehramlarıyla dolaşıyorlar. Yaşlı erkeklerin giysileri de hálá Doğu’ya özgü. Haho ya da Hahuli Kilisesi, 963- 973 yıllarından kalma. Sonradan camiye dönüştürülmüş. Köylünün ve daha çok köyün imamı Osman Bey’in (kiliseyi görmek için; 0442 771 25 12) gayretiyle korunabilmiş. Kubbesi etkileyici cami, sobayla ısınıyor. Kiliseden itibaren 8. kilometrede tekrar Erzurum- Artvin asfaltına çıkılıyor. Bağbaşı sapağından itibaren 24 kilometre sonra Öşkvank, yeni adıyla Çamlıyamaç köyü var. Buradaki katedralin de Hahuli ile aynı dönemden olduğu sanılıyor ancak daha perişan durumda. Yıllar önce Erzurum’dan yıkım emri gelmesine rağmen, köylüler bir şekilde direnmişler. Tortum Şelalesi, Erzurum- Artvin yolunun tam ortasında. 120 kilometre sonra Artvin’desiniz.Turizm müdürlükleri nasıl işliyor?Biz yurtdışındaki turizm ofislerinden çok yararlanan bir aileyiz. Turizme bel bağlamış bir ülke olan Türkiye’yi baştan başa gezmiş bir seyahat yazarı olarak turizm müdürlüklerini işleyiş ve anlayış açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Sevgi Onaran/ BursaDanış-ma diyenler çoğunlukta ama çok iyi çalışanlar da varAnadolu’nun dört bir yanında, adına ‘’turizm ofisi’’ denilen bir kulübenin içine oturtulmuş ve bilimum broşürlerin arasına gömülmüş birçok görevli çalışıyor. Ancak bunların çoğunun kendi görev tanımlarında ne ölçüde bilinçli olduklarına dair ciddi kuşkularım var. Aralarında, tavrından kılığına 30 yıl geride kalmış, adeta ‘’gelme, sorma’’ der gibi duran, mesai saatinin bitimine 15 dakika kala içeriye adım atan herkese surat asmayı kendinde hak görenler az değil. Yani aslında bir şey sorduğunuza pişman eden, daha çok ‘’danış-ma’’ diyen bir zihniyet hakim. O zaman insan düşünmeden edemiyor; eğer kendi vatandaşına böyle davranıyorsa, turist çekmek için her fırsatta Türk konukseverliğinin ön plana çıkarıldığı yabancı ülkelerden gelenlere nasıl yaklaşıyor olabilir? Zaten çoğu yerde turizm ofisleri bulunmamak üzere konuşlandırılmış. Kent içinde tabelasına rastlamak, rastlasanız da kaybolmadan bulmak deveye hendek atlatmaktan zor. Hele telefon edip bilgi almaya çalışmak tam anlamıyla bir kabus.Yine de bu karanlık tablonun içinde performansından ve çabasından etkilendiklerimin sayısı az değil. Örneğin, Alanya Belediyesi, Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Artvin Valiliği, Uşak Valiliği, Urla Belediyesi, Kayseri Turizm Danışma, Amasya Valiliği, Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Pamukkale Turizm Danışma, Edirne İl Turizm ve Kültür Müdürlüğü, Eskişehir Ticaret Odası, Sinop Valiliği, Milas Belediyesi, Siirt Valiliği, Tire Belediyesi, Kula Belediyesi Halkla İlişkiler ve KKTC Turizm Müdürlüğü... Görevini en kötü şekilde yapanlardan biri de Afyon Valiliği Kültür ve Turizm Müdürlüğü idi. Bu arada Bozcaada’dan Hakkari’ye bir kent, kasaba ya da köyü en iyi tanıtanlar yine orayı seven ve sahiplenen insanları oluyor. En güzel günbatımları ve gündoğumları nerelerdeGünbatımı ya da gündoğumları beni bir yere seyahat ettirecek kadar etkili olabiliyor. Sizin nerelerde güneşin doğuşundan ya da batışından etkilendiğinizi öğrenebilir miyim? Necla Nur Çavuşoğlu/ MuğlaHepsini sıralamak imkansız ama...Burada hepsini sıralamak imkansız ama ilk anda aklıma gelen gündoğumları; gelenekselleşmiş ve turistik bir güneşin ilk ışınlarını karşılama yeri olan Nemrut Dağı, Doğubeyazıt’tan Büyük Ağrı ile Küçük Ağrı arasından doğan güneş, Kekova Kalesi’nden, Çıralı Plajı’ndan, balondayken Kapadokya’yı aydınlatan sabahın ilk ışıkları, Gökova’da mavi yolculukta gündoğumu... Günbatımları ise Bodrum’da Gümüşlük’teki Limon Cafe’den, Karakaya köyünden ve Yalıkavak’tan, Bozcaada’da Polente Feneri’nden, Kaş’ta Çukurbağ Yarımadası’ndan, Doğubeyazıt İshakpaşa Sarayı’ndan, Amasra’da denizden, Diyarbakır’daki Keçi Burcu üzerinden, Dicle Nehri ve Hevsel Bahçeleri’yle birlikte, Dalyan’da Gökbel köyünün tepesinden, Menderes Nehri üzerinden, Karaağaç köyündeki (Fethiye) Tekkebaşı Dervish Lodge’dan, Pamukkale travertenlerinden, Side Apollon Tapınağı’ndan, Assos Athena Tapınağı’ndan, Kapadokya Kızıl Vadi’den, Mardin Kasımiye Medresesi’nden, Bafa Gölü’nden, Van Gölü’nden, Ağrı Dağı’na vuran batan güneşin kızıl ışınları...

Kaynak:

YazYaz
Ayvalık Yeni Alaçatı olur mu?
36 Saat
36 saatte Granada
GezginGezgin
Disneyland’da rüya gibi bir gün
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Havalimanında sıra beklemeyin
En İyi
Türkiye’nin en güzel 10 nehri
GezginGezgin
Şehirde kalanlara bayram için 20 öneri