"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Ressamdan müzisyene

BURHAN DOĞAN-ÇAY’ın ünlü Mavi Senfoni tablosunu görmüşsünüzdür.

Eğer görmediyseniz, İstanbul Modern’de Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı sergisine gidin ve görün.

Mavi Senfoni, 1987 yılında yapıldı, 164x287 boyutlarında. Tuval üzerine kolaj, akrilik, guvaş ve fümaj. Eser gazetelere de haber olan meşhur satışından sonra, Yıldız Holding A.Ş. Koleksiyonu’nda.

Antik A.Ş. tarafından düzenlenen Çağdaş Sanat Eserleri müzayedesinde 2 milyon 200 bin TL’ye satılmıştı.

Mavi Senfoni, ilk kez 1987 yılında 1. İstanbul Bienali’nde sergilendi.

Burhan Doğançay’ın yapıtları arasında önemli bir yeri vardır.

Bütün bu bilgileri belleğinizdeki Burhan Doğançay çekmecesini açın diye yazdım.

Bir anımsatma.

Ayrı ayrı türlerin, seyircide / dinleyicide uyandırdığı estetik algılama farklıdır.

Bence ikisi birbirini tamamlar.

Mavi Senfoni’yi müzikle anlatmak, ancak bestecinin ressamı iyi bilmesiyle mümkündür.

Onun sanatının ayrıntılarını bilmeden, o besteyi yapamaz.

Dikkat ederseniz, resimdeki dünya, müzikte, başka bir türde kendini ifade ediyor.

İkisi arasındaki bağlantı sanatçıların yaradılış sürecini yansıtmasıdır.

*
  
MAVİ SENFONİ tablosu için Kâmran İnce bir beste yaptı.

Besteyi dünyaca ünlü piyanist Hüseyin Sermet yorumladı.

Bir tablodan müzik yaratma ustalığını göstermiş Kâmran İnce’nin besteciliğini Los Angeles Times şöyle övüyor: “Modern müzikle bağlantısını koparmadan egzotik kalabilen nadir bir besteci.”

Aslında bir dinleyici olarak şunu ekleyebilirim bu yargıya.

Kulağımızın alışık olduğu bir müzik anlayışını yenileyerek, yeni bir beste yaptığını bize hissettirerek eski dinleyiciyi de dışarıda bırakmıyor. Onu modern bir besteye alıştırıyor.

Burhan Doğançay, besteyi dinledikten sonra, Türk müziği için çok önemli bir gece olduğunu belirttikten sonra besteci ve icracıyı övdü: “Bir sanat eserinden esinlenerek beste yapılmasına sık rastlanmıyor. Bu işi bir Türk’ün gerçekleştirmiş olmasından ayrı bir onur duyuyorum. Umarım bu besteyi bir gün yurtdışında da duyarız.”

Besteci Kâmran İnce; Burhan Doğançay, Ali Ülker, Hüseyin Sermet ve İstanbul Modern’e teşekkürlerini şöyle iletti:

Burhan Doğançay’ın sanatına çok büyük saygım var. Sanatımızdaki yakınlık beni çok heyecanlandırdı. Eseri müthiş zevk alarak yazdım. Burhan Bey’in resminde olan sürprizleri benim eserimde de duyacaksınız.

Ali Ülker, Yıldız Holding’e çok teşekkür etmek istiyorum. Şu anda siz göremiyorsunuz ama ofisimdeki posterlerden bir tanesi, 1999 İstanbul Müzik Festivali posteri... Orada açılış konserini ben yapmıştım. Orada da sponsor Ülker’di.

İKSV, İstanbul Modern’e de çok teşekkür etmek isterim. Hüseyin Sermet’e de ayrıca teşekkür ediyorum. Eseri müthiş çalıyor.”

Kâmran İnce
’nin bu bestesi bana kendi sanatında bir aşama gibi geldi.

Belli bir sanat eseri üzerinde çeşitlemeler, bizde az yapılan bir çalışma yöntemidir. Çünkü müzikçinin ekseni belirlidir, o eksen üzerinde çalışmak şu sonucu düşündürür.

Hem o eseri algılatacak hem de müzikçinin özgün bir yapıtı olacak.

Besteci bunu başarmış.

*
  
TÜRLER arası etkilenme, ortaya gerçekten çok güzel yapıtlar çıkarıyor.

X