Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Reşit olmayanla cinsel ilişkiye 2 kat fazla ceza

    A.A
    25.02.2006 - 11:17 | Son Güncelleme: 25.02.2006 - 11:17

    Anayasa Mahkemesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK), reşit olmayanla cinsel ilişkide failin mağdurdan 5 yaştan büyük olması halinde şikayet koşulu aranmaksızın, cezanın 2 kat artırılmasını öngören hükmünün iptaline ilişkin kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.

    Karara göre, Akdağmadeni Sulh Ceza, Çorlu Sulh Ceza ve Sandıklı Asliye Ceza mahkemeleri, TCK'nın 104. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre, aralarında beş yaştan fazla fark bulunan 15 yaşını bitirmiş çocukla rızasıyla cinsel ilişkide bulunmak suçundan açılan kamu davalarında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdular.

    Mahkemeler gerekçelerinde, itiraz konusu madde ile failin mağdurdan 5 yaştan daha büyük olmasının cezayı artırım nedeni kabul edilerek şikayet koşulu aranmayacağının öngörülmesinin, aynı suçu işleyen kişiler arasında farklı ceza uygulanmasına yol açtığını öne sürdü.

    Yüksek Mahkeme, hükmün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurularına ilişkin davaların, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle birleştirilmesine karar verdi. Davaları esastan görüşen Yüksek Mahkeme, hükmü, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı bularak oy çokluğuyla iptal etti.

    GEREKÇE

    TCK'nın söz konusu hükmünü Anayasa'nın ilgili maddelerine göre inceleyen Yüksek Mahkeme, iptali istenen hükümde, faillerin, mağdurdan 5 yaştan daha büyük olmaları halinde yakınma olup olmadığına bakılmaksızın 2 kat fazla ceza ile cezalandırılmalarının öngörüldüğünü anımsattı. Yüksek Mahkeme, böylece, aynı yaştaki mağdurlarla cinsel ilişkide bulunan failler arasında sadece yaş farkına dayanan bir ayırım yapıldığını belirtti.

    Yüksek Mahkeme, faille aralarındaki yaş farkının 5'ten az olması halinde suçun şikayete bağlı olarak takip edilip edilmemesi hususunda mağdurun iradesinin esas alınıp, failin 5 yaştan büyük olması durumunda ise, bu irade gözetilmeyerek mağdurlar yönünden de farklılık yaratıldığını kaydetti.

    Anayasa Mahkemesi, hükmün belli yaştaki çocukların cinsel dokunulmazlıklarını koruma amacını gerçekleştirmeye elverişli bulunmadığı ve adalet ilkeleriyle de bağdaşmadığı sonucuna vararak, hükmü, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı buldu.

    KARŞI OY

    Gerekçeye katılmayan bir üye karşı oy yazısında, iptali istenen kuralın, özgür bir istence ve karara dayandığı kuşkulu olan birtakım ilişkileri, tek veya çok eşli birliktelikleri ve aileye alternatif diğer yaşam tarzlarını caydırıcı niteliğiyle, aslında aile kurumunu destekleyen bir hüküm olduğunu belirtti.

    Yazıda, mağdurun şikayeti olmasa bile savcılığa veya mahkemeye çağrılarak beyanının alınması ve diğer yargılama işlemlerine dahil edilmesinin, mağdurun özel hayatının gizliliğini ihlal olarak görülemeyeceği kaydedildi.

    “ÇOCUK FUHŞUNU ARTIRIR”

    Özel yaşamın gizliliği kuralını başka şekilde anlamanın, tüm ceza sistemini alt üst edeceği ifade edilen yazıda, “Bu, bazı ilkel töreler dolayısıyla, 'yeter ki duyulmasın' diye, kanuni yollara başvurmak yerine tecavüz mağduru kendi öz kızlarını öldüren kişilerin zihniyetine haklılık kazandırmak olur” tespiti yapıldı.

    Karşı oy yazısında, “Anayasa'nın herhangi bir hükmüne aykırılık içermeyen söz konusu fıkranın, iptalinin yol açacağı yaptırım boşluğunun, toplumun sosyal dokusunu tahrip edeceğinden, çocuk fuhşunu artıracağından, medeni nikah ve aile kurumuna zarar vereceğinden, gençlerde ve özellikle kız çocuklarında mağduriyete neden olacağından kaygı duymamak mümkün değildir. Yasama organının bu konuyu tekrar ele alarak yeni bir düzenleme yapması temenni olunur” denildi.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı