Gündem Haberleri

    Resimleri kağıttan

    Hürriyet Haber
    02.03.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    On beş yıldır Kaat'ı sanatıyla uğraşan emekli bir öğretmen Meliha Altay. Önce renk renk kağıtları uygun şekillerde kesiyor, sonra hazırladığı eskizin üstüne yapıştırıyor.

    Rengarenk ebrular, renkli kağıtlar, her şey tek tek kesiliyor, yapıştırılıyor, bir tabloya ya da bir yazı kenarına hayat veriyor. Kolay değil, şekillerin büyük bir çoğunluğunun boyutları bir milimetreden küçük. Tüm bunları yaratmak Tanrı vergisi bir kabiliyet biraz da ustalık gerektiriyor. Bu sanatın adı Kaat'ı. Türkiye'de bu sanatın ustası ya da bu işi en iyi yapan tek el ise, Meliha Altay.

    ‘‘Bir tablo üzerindeki her şeyi tek tek kesmek zorundasınız. Kestiğiniz şekli hazırladığınız eskizin üstüne yapıştırıyorsunuz. Motifin uygun olan bir ucunu biraz kaldırıyorsun, tümüyle yapıştırmıyorsun. Yoksa Kaat'ı olduğu anlaşılmaz. Boyayla yapılmış bir tablo gibi olur. Şekillerin büyüklüğü küçüklüğü konusunda bir ölçü yok. Ama bana göre şekiller biraz kalın yapılırsa çirkin durur. Her şekli yerine göre yapmalısınız. Bunun ayarlaması biraz da sizin becerinize bağlı. Kaat'ı da her şey mükemmel olmalı, bir şeyi gereğinden küçük veya büyük yaparsanız eseriniz güzel olmaz. Şekilleri kesmenin de bir tekniği yok ama insan bu işi yaptıkça pratik kazanıyor.’’

    Altay, 34 yılını öğretmenlik yaparak geçirmiş. Bu süre içinde sanatçı ruhunu birçok değişik kursa giderek değerlendirmeye çalışmış. Çiçek, resim, moda, mimari desinatörlük kursları. Tatbiki Güzel sanatlar Akademisi'nde halı, kilim dokumasını öğrenmiş, Mimar Sinan Üniversitesi'nde klasik cilt eğitimi almış.

    Minyatür ve tezhibi bıraktı

    Bir kitap çıkartmak için yardım istediği Ord. Prof. A. Süheyl Ünver'in ısrarıyla Kaat'ı kurslarına katılmış. 1984’ten beri bu sanatla ilgilenen Altay, ‘‘Kaat'ı ile ilgilenmeden önce, tezhip ve minyatür de yapıyordum. Boynumdaki kireçlenmeyle ilgili yanlış bir tedavi sonrası tezhip ve minyatür yapmayı bırakmak zorunda kaldım. Çünkü boynunu sürekli aşağıda tutmak zorundasın. Kaat'ı da en azından kağıtları keserken boynunu dinlendirebiliyorsun.’’

    Kursa başladığından beri hiç bırakamamış. Her salı bir öğrenci gibi çantasını alıp kursa gidiyor.

    ‘‘Orada çalışmıyorum ama ortamın havasını teneffüs etmek, arkadaşlyarı görmek insanı dinlendiriyor. Ben çalışmak için evimi tercih ediyorum. Kurs biraz kalabalık, elinize biri çarpsa herşey heba olur.’’

    Kendi üslubunu yarattı

    Kaat'ı, yazı veya bir motifin ince kağıt ya da deriden oyulması suretiyle meydana getiriliyor. Eskiden İslami kitap kapaklarında ve yazı kenarı süsü olarak kullanılıyormuş.

    Meliha Hanım Kaat'ı da biraz da kendi üslubun yaratmış. ‘‘Kütüphanelerdeki bütün eski Kaat'ı çalışmalarını inceledim. Eskiler de bu sanatı çok ince çalışmışlar. Hem onların imkanları bizden daha iyiymiş. Şu an çalıştığımız hiçbir alet Kaat'ı aleti değil. Onlar birkaç katı üst üste koyup kesebiliyorlarmış; ben tüm parçaları tek tek kesmek zorundayım. Kaat'ıda benim farklılığum şurada, ben Kaat'ıya minyatürü ve manzarayı da kattım. Eskiler sadec eyazı kenarı çalışmışlar. Benim bir diğer özelliğim ise yalın kat yapmamam. Benim çalışmam kat kat.’’

    Günde 8 saat çalışıyor

    Önem verdiği şeylerin başında ‘‘zaman’’ geliyor. Beş dakikasını bile boş geçirmiyor. Bunun içindir ki her şey bir düzen içerisinde. Kullandığı ebruların her rengi, farklı tonlarıyla birlikte ayrı ayrı dosyalarda saklı. ‘‘Vakit benim için çok önemli, bunun için her şey düzenli olmalı. Aradığım her bir şeyi anında bulabilmeliyim. İstediğim rengi bulamadığım zaman kağıtları ben boyuyorum. Zamanımı almasın diye öncceden boyaları tüm tonlarıyla hazırlayıp her birini ayrı ayrı ilaç kutularına koyuyorum. Her şey elimin altında olmalı. Kaat'ı yaparken sadece ona konsantre olmalıyım; çünkü çok fazla dikkat gerektiriyor. Küçük bir dikkatsizlik eserinizin değerini bir anda yok edebilir. Kaat'ı çalışmaya başladığımda zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Hiç saymadım ama günde en azından yedi sekiz saat kaat'ı çalışıyorum.’’

    Yaptığı işi yaşına göre biraz ağır bulsa da sağlığı el verdiğince bırakmayacağını söylüyor. Biraz da sabır gerektiriyor Kaat'ı. Çünkü bir tabloyu ortalama iki, iki buçuk ayda bitiriyor. İlk yaptığı Kaat'ının küçük bir köşesini üç günde bitirince bu işten vazgeçmeyi bile düşünmüş.

    ‘‘Sabrımı, bu sanatçı çok sevmeme bağlıyorum. Kaat'ı çalışmak çok zor ve emek gerektiriyor ama Kaat'ıyla daha güzellik var. Bu işin asıl güzelliği de zoru başarmak.’’

    Sergi açmak istiyor

    İlk kişisel sergisini Kazım Taşkent Sanat Galerisi'nde açan Meliha Altay'ın kırk dört eseri var. Eserlerini satmayı düşünmüyor. Bütün çalışmalarını torununa saklıyor. Cerrahpaşalılar grubu olarak, Kara Memi motiflerinden oluşan bir Kaat'ı sergisi açmayı düşünen Altay, 2000 yılına kadar dolu olan galerilerde yer bulmayı bekliyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı