Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ‘Resim yapmak, sevgiliyle akşam yemeği yemek gibi’

    Erkan AKTUĞ
    06.04.2016 - 21:26 | Son Güncelleme: 06.04.2016 - 21:29

    Sanatta 40 yılı geride bırakan usta karikatürist ve ressam Haslet Soyöz, ‘Fenerler’ başlıklı resim sergisiyle Rahmi M. Koç Müzesi’ne konuk oluyor. “Sabahları uyandığımda henüz çizmediğim karikatürüm beni ezmeye başlar” diyen Soyöz’e göre resim, insanın sevgilisiyle akşam yemeği yemesi gibi...

    ‘Cennetin Gemileri’, hava kara ve deniz taşıtlarına odaklandığınız ‘Vesait-i Havaiye, Berriye, Bahriye’, ‘Delkos’tan Karaburun’a’ limanları resmettiğiniz serilerin ardından şimdi de ‘Fenerler’... Sizdeki bu deniz tutkusunun kaynağını öğrenebilir miyiz?

    -Benim gibi plastik sanatların resim dalında klasik tarzı benimsemiş kişiler için deniz bulunmaz bir materyaldir. Deniz durağan değildir ve gökyüzü bu diyalektik oluşumda denizin işbirlikçisidir. Bütün bunlar sanatçı için bulunmaz bir lezzet ve beslenme sağlar. Bu durum resimle ilişki içindeki insanları da etkiler ve içine çeker. İşte denize yakınlık duymamın başlıca sebebi budur. Resimlerimde bolca betimlediğim ulaşım araçlarının beğeni toplamasının nedeni de çocukluğumdan beri merakım olan maketçiliğimin getirdiği kolaylıktan kaynaklanıyor. Küçükken oyuncaklarımı kendim yapar bunun için bazen okulu kırardım. Sadece gemi değil uçak, araba ve diğer ulaşım araçlarını da kendimce yapar, bundan oldukça zevk alırdım.

    ‘Resim yapmak, sevgiliyle akşam yemeği yemek gibi’

    Çanakkale Bozcaada’daki 1861 tarihli Ponente Feneri’nden Trabzon’a gelmeden önceki son burunda 1926’da yapılan Yoros Feneri’ne 20 tarihi feneri görüyoruz sergide. Resmedeceğiniz fenerleri seçerken neye dikkat ettiniz?

    -Bu resimleri yaparken fenerlerin konumları ilk dikkat ettiğim şeydi. Fenerin konumu resim için uygunsa sorun kolaylaşıyor. Bazı fenerler için tekne kiraladım, bol bol fotoğraf çektim, karadan ulaşabildiğim fenerlerin yanlarına gittim ve bazı kaynaklardan yararlandım. Bazı anılarım da oldu. İğneada Feneri için bir balıkçıyla anlaştım ve teknesiyle feneri fotoğraflamak için denize açıldık. Tam fener göründü ve fotoğraf açısına girdiğinde balıkçı yanındaki arkadaşıyla beni tehdit ederek iki misli fiyat aldı.

    KARİKATÜR BELA GİBİ

    Yılların karikatürcüsü olarak resim yapmak size nasıl bir arınma sağlıyor. Günlük gazete karikatürcüsü olarak gündemin bunaltıcılığından uzaklaşmak için sığınılan bir liman mı?

    -Karikatürü kurtulmam gereken bir bela olarak görürüm. Sabahları uyandığımda henüz çizmediğim karikatürüm beni ezmeye başlar, ondan bir an önce kurtulmanın yollarını ararım. En iyi yol da hemen çizip kurtulmaktır. Bu bana olağanüstü bir rahatlık sağlar. Resim ise öyle değil, insanın sevgilisiyle akşam yemeği yemesi gibi. İşin içine tartışmalar da girebilir. Hatta bu size tuvali yırtıp yeniden başlamanıza neden de olabilir. Sonuçta sevgili sevgilidir, resim de resim. İkisinden de kurtuluş yok.

    SEVİLMESİ GEREKEN ŞEYLER

    Fenerler de teknolojiden nasiplerini aldılar ve daha çok yalnızlaştılar. Ben onlara bir klasik arabaya, bir vapur veya klasik bir kotraya,
    bir sanat eserine bakar gibi bakıyor ve onları yaşamın içerisinde sevilmesi gereken şeyler listeme ekliyorum.

    Haslet Soyöz’ün ‘Fenerler’ başlıklı sergisi 6 Mayıs’a kadar Rahmi M. Koç Müzesi’nde. Adres: Hasköy Cad. No: 5, Hasköy-İstanbul,
    Tel: 0212 369 66 00

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı