"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Rekor cari açık bu yıl daha da artabilir

TÜRKİYE’nin ödemeler dengesindeki problemin beklenenden bile çok daha büyük olduğunu geçen hafta anladık.

2010 Aralık’da cari işlemler 7.5 milyar dolar açık verdi, böylece 12 aylık açık 48.6 milyar dolara, cari açığın milli gelire oranı da yüzde 6.5’e ulaştı. Daha önce de bu sütunlarda, cari açık tahminlerinin yıl içinde sürekli revize edileceğini belirtmiştik ama özellikle milli gelire oran olarak bu seviyeye çıkacağını tahmin etmiyorduk. Bu rakam, en kötümserler için bile sürpriz oldu.
Bununla birlikte tabi ki büyüme rakamı da sürekli yukarı revize edildi ve büyük ihtimalle 2010 yılı büyümesi yüzde 8.8 ile 9 arasında gerçekleşecek.
Küresel krizden çıkışla birlikte özellikle büyümede bu rakama ulaşmak büyük başarı olmalı. Ancak şu noktayı kaçırmamak gerek; bu büyüme rakamı ekonomi yönetiminin tahmin bile edemediği, dolayısıyla hesapların içinde olmayan, hedeflenmeyen bir rakamdı. Daha doğrusu hedeflenen rakamların çok üzerine çıkıldı. Bu nedenle de cari açık rakamı rekor kırdı ve milli gelirin yüzde 6.5’ine kadar çıktı. Yani ekonomide dengeler kurulamamış oldu.
İşte bu nedenle, ‘ekonomi yönetiminin performansı açısından’ değerlendirildiğinde, hiç de o kadar başarı olarak sayılmaması gereken bir durumla karşı karşıyayız.

Çünkü hedefler gerçekci belirlenemez ya da alınan önlemler hedefe uygun olmazsa, olabilecekleri de gördük. Her şeyden önce de ekonomi yönetiminin yeni hedeflerine ilişkin olarak güvensizlik yaratması da kaçınılmaz. Bu güven şunun için önemli ki; ekonomideki karar alıcılar belirlenen bu hedeflere göre kendi işlerini planlıyorlar, buna göre hesap yapıyorlar.

Ayrıca hedeften sapmalar görüldüğünde, hele ki geç görüldüğünde, son Merkez Bankası kararlarında olduğu gibi, yeni bir belirsizlik dönemi yaratılıyor.
Halbuki ekonomideki karar alıcılar, aşağı ya da yukarı yönlü olmak üzere, gidişatı görmek isterler, planlarını açıklanan resmi hedeflere göre yapmak isterler.
Zaten ekonomide istikrar dediğimiz de, işte tam da budur.

FİNANSMAN DA ARTIK KOLAY OLMAYACAK

Şimdi 2011 yılına ilişkin olarak belirlenen hedefler için de, ister istemez, daha yılın başında iken sorgulanıp, şüphe duyulmaya başlanacak.
Örneğin; ekonomi yönetimi ne derse desin, şahsen 2011 yılında da cari açığın artmaya devam edeceğini tahmin ediyorum. Merkez Bankası’nın aldığı önlemler bu açığı azaltmaya dönük olsa da, cari açığın milli gelire oranı bu yıl da artacaktır.
2010 yılında 34 milyar dolar tutarındaki net enerji ithalatı, cari işlemler açığının yüzde 70’lik kısmını oluşturuyor ve dünya enerji fiyatlarının artmaya devam ettiği açık. Bu durum aynı zamanda cari açık için yapısal tedbir ihtiyacını ortaya koydu ama seçim nedeniyle tedbirlerin hemen alınması imkansız. Seçimden sonra alınsa, etkisinin görülmesi birkaç yılı alacaktır.

Öncü göstergeler, Aralık’tan beri süregelen dış talepteki canlanma ile birlikte ihracat ve ithalat yıllık artış oranları arasındaki farkın yılın ilk aylarında azaldığına dikkat çekiyor. Buna rağmen, mevcut koşullar altında 12 aylık cari açığın yılın ilk yarısında yükselmeye devam edeceği, yılın ikinci yarısında ise yavaşlayacağı tahminleri yapılıyor. İşte bu nedenle piyasa iktisatçıları 2011 yılında cari açığın yaklaşık 55 milyar dolar civarında olacağını, dolayısıyla cari açığın milli gelire oranının, küçük de olsa, 2010 yılındaki yüzde 6.5’luk rekor rakamın bile üzerine çıkacağını tahmin ediyorlar.
Bu arada aralıkta finansman kalitesinde kısmi iyileşme görülse bile, 2010 yılının tümünde 47.3 milyar dolarlık sıcak para girişi olduğunu, yani cari açığın yüzde 97’sinin sıcak para ile finanse edildiğini unutmayalım. Merkez Bankası tedbirleri ve küresel eğilimler, 2011 yılında büyümeye devam edecek cari açığın finansmanı açısından da yeni sorunlar getirebilir.

Özetle; ‘cari açık risk oluşturmaya devam edecek ve acil yapısal tedbirler’ şart.
X