Reklamın başarısını boş raftan anlıyorum

Hürriyet Haber
12.02.2006 - 00:00 | Son Güncelleme: 11.02.2006 - 21:38

Hürriyet Gazetesi’nin verdiği "Kırmızı-Basında En İyiler Reklam Ödülleri" bu yıl üçüncü kez sahiplerini buldu. Her geçen yıl ilginin arttığı yarışmaya bu yıl 90 reklam ajansı 900’ün üstünde ilanla katıldı. İlanlar 247 firmanın farklı markalarına aitti. Yarışma sonunda 29 farklı kategoride reklam ödüle layık görüldü.

Sonuçlar hem reklamcıları hem de reklamverenleri sevindirdi. Her iki taraftan da seçtiğimiz isimlerle ödül kazanan reklamlarının hikayesini ve kampanyaları konuştuk. Reklamverenler cephesinden gördük ki ödül alacak reklamlar yayınlandıkları dönem ve sonrasında firmalara yaptıkları katkıyla onlar için zaten birer ödül haline gelmiş...

BUZBAĞ reklamı ile Kırmızı-Basında En İyiler Reklam Ödülleri’nde hem "Basında En İyi İçecek Reklamı" hem de "Kıpkırmızı" ödülünü alan Mey İçki’nin CEO’su Galip Yorgancıoğlu, basın ilanlarının satışlarda önemli etkisi olduğunu Hürriyetsöyledi. Yorgancıoğlu, "Haftasonu market kontrollerinde Buzbağ raflarını boş görüyorum. Bu bile reklamın başarısını gösteriyor" dedi.

MEY İçki’nin Buzbağ reklamı, Kırmızı-Basında En İyiler Reklam Ödülleri’nde hem "Basında En İyi İçecek Reklamı" hem de "Kıpkırmızı" ödülünü aldı. Reklamı ürün stratejisiyle son derece paralel bulan Mey İçki CEO’su Galip Yorgancıoğlu reklamın daha ödül kazanmadan çok beğenildiğini belirtti. Yorgancıoğlu, bunu da boşalan market raflarından anladığını söyledi.

BASIN TEK MECRAMIZ:

Alkollü içkiler sektörünün TV reklamı yapamadığı için basın reklamlarını yoğun olarak kullandığına dikkat çeken Yorgancıoğlu, bu konuda şunları söyledi: "Sinema da önemli mecralarımızdan, ama hedef kitleye ulaşım açısından basın tek önemli mecramız. Geçmişte 9 yıl sigara, 3 yıl başka bir içki şirketinde çalıştım. Tecrübem ışığında her zaman çok yönlü olarak basını kullandım, ciddi bir basın reklamvereni oldum. Eskiden TV’ye açık sektörler bütçelerinin büyük kısmını buraya ayırırdı, dolayısıyla basın bizim açımızdan o zaman çok daha verimliydi. Ama şu anda reklamveren sayısı çok arttı. O zaman istediğimiz sayfaya istediğimiz zaman ilanlarımızı sokabiliyorduk, artık çok önceden randevu almak gerekiyor. Ayrıca sayfalar eskiden bu kadar renkli değildi. Renklendikçe kaybolma Hürriyetihtimaliniz o kadar artıyor. Bütün bunlara rağmen kreatif işler yapmanın faydasını yaşıyoruz şu anda. Bunun karşılığını alıyoruz."

ALTIN SERİ’YE FAZLA MESAİ:

Özellikle yeni ürün lansmanı yapıldığı dönemlerde basın ilanlarının faydasının somut olarak görüldüğünü vugrulayan Yorgancıoğlu, "Mesela yılbaşı öncesinde, Türkiye’nin ilk meşe fıçılarında bekletilmiş yaş üzüm rakısı Tekirdağ Altın Serisi’nin reklamını yaptık, fabrikaya fazla mesai yaptırmamıza rağmen talebe yetişemedik. Reklam verilmeyen döneme oranla satışımız 2-3 misli arttı" dedi.

KAMPANYANIN ETKİLERİ:

Kayra şarap serisinde "Bu topraklar dünyanın ilk şarabını üretti, niye dünyanın en güzel şaraplarını üretmesin" mantığıyla yola çıktıklarını dile getiren Yorgancıoğlu, Kırmızı ödüllü reklaklarına ilişkin ise şunları söyledi: "Buzbağ zaten eski, kaliteli ve bilinen bir marka. Reklamda markanın tanıtımından çok Buzbağ’ın eskiliğine, bilinirliğine, orijinalliğine ve yıllardan beri o bölgede üretilen şarabın günümüzdeki temsilcisi olmasına atıf yapıldı. Hafta sonu marketleri kontrol ediyorum. Girdiğim büyük marketlerde Buzbağ rafının boş olduğunu görüyorum. Tabii raf hemen dolsun diye market yönetimiyle konuşuyorum. Sadece bu bile reklamın başarısını gösteriyor. Reklama baktığınız zaman üzüm salkımı şeklinde bir soy ağacı görüyorsunuz. Buzbağ da bu toprakların ürettiği şarabın, yani soy ağacının son temsilcisi. Reklamda şarabın iletişim stratejisi çok iyi uygulandı. Buzbağ, Doğu Anadolu’nun Öküzgözü ve Boğazkere üzümlerinden yapılıyor. 2 bin yıl önce de şarap yapılan bu bölgede fabrikalarımız var. Üzümü, üretildiği bölgede şaraba dönüştürüyoruz. Sadece Türkiye’ye değil dünyaya şarap satmak istiyoruz. Reklam da bu stratejimizle son derece uyumlu."

İlanımızı poster yapmak isteyenler oldu

RAFİNERİ
bu yıl Kıpkırmızı ve en iyi içecek reklamının yanı sıra Beymen-Tbox için yaptığı çalışmayla da basında en iyi moda, tekstil ve kişisel aksesuar reklamı ödülünü de aldı. Buzbağ reklam kampanyasını yürüten reklam ajansı Rafineri’nin yaratıcı ekibine reklamın nasıl ortaya çıktığını sorduk. Sorularımızı Yaratıcı Yönetmen Ayşe Bali ve Murat Çetintürk, Sanat Yönetmeni Kerem Altuntaş ve Reklam Yazarı Erdinç Mutlu şöyle yanıtladı: "Herkesin mutlaka bir kez tattığı ve hakkında methiyeler düzülen Buzbağ Şarabı yeni şişesiyle yeniden piyasaya sürülecekti. Öküzgözü ve Boğazkere üzümlerinin kupajından elde edilen ilk şarap olan Buzbağ, tümüyle yenilenmişti ve stratejiyi oluştururken, şu satış fikri üzerine yoğunlaştık: "Anadolu topraklarında doğan şarabın son temsilcisi. İşin yaratıcı kısmında Anadolu’da köklü bir tarihi olan şarapçılığı sahiplenecek, onun gücüyle desteklenecek, son temsilci fikrini net şekilde anlatacak, olabildiğince yalın bir simge peşindeydik. Geçmişin bir anlamda belgesi olan soy ağacı ve üzüm salkımı arasındaki görsel benzeşme, aradığımız simgenin karşılığı olabilirdi. Basın ilanının fikri böyle oluştu. Mecra olarak sadece dergi kullanıldı. İlan 1 Ekim 2005’ten itibaren İngilizce ve Türkçe olmak üzere 20’ye yakın dergide yayınlandı, kampanya sürüyor. Bir çok kişi reklamı çok sevdiğini söylemişti, ödülden sonra ilgi arttı. Metinde şarabın Anadolu topraklarında doğduğunun belirtilmesi övgüyle karşılandı, ilanı büyütüp duvara asmak isteyenler oldu. Türkiye’de genellikle basın işlerinde metin kullanımı fazladır. Görseliyle ön plana çıkan bir işin bu kadar olumlu tepki alması biz reklamcılara da görsele daha fazla emek ve zaman harcamamız gerektiğini gösteriyor."
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı