Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Rekabetin gözü kör olsun

Salih NEFTÇİ

Gerek kur, gerekse faiz üzerine yapılan vadeli işlemler, finansal piyasaların gözbebeğidir.

En dinamik, en yetenekli trader'lardan bazılarını bu piyasalarda görürsünüz. En büyük riskler burada alınır. Oyuncuların gözleri pektir. Saniyelik kararlarla büyük meblağları ‘‘alıp satmaya’’ alışmışlardır.

İşte bu türev piyasaların en büyüklerinden birisi de Londra'dadır.

Eskiden Avrupa'nın bir numarası idi.

Bakın sonra neler oldu.

BÜYÜME

Evet, Londra'nın gözbebeği. En hızlı gelişen piyasası.

Her yıl arka arkaya yüzde 30'un üzerinde büyümüş. Yeni türev enstrümanları arka arkaya piyasaya sürmüş. Ve bu arada Almanlar'ın vadeli bono kontratı, Alman Markı'nın vadeli işlemlerini tümüyle ele geçirmiş. Aslanın ağzından lokmayı kapmış. Parasının büyük bir kısmını buradan kazanıyor.

Televizyonlarda görürdük. Geniş bir salon. Renkli ceketler giymiş trader'lar, saniyelik el işaretleri ile milyonları alıp satıyorlar. Oradan oraya koşuşanlar. Bağırıp çağıranlar.

Londra'nın bu ünlü türev piyasası, finans okuyan her gencin bir gün görmeyi hayal ettiği bir yerdi.

Londra'nın en modern gökdelenlerinden birisi yapılacaktı. Oraya taşınacaklardı. Resmine baktığınızda, kurgu filminden çıkmış bir bina gibiydi.

Ama... Rekabetin gözü kör olsun.

ELEKTRONİK TRADİNG

Bir gün Almanlar kendi türev piyasalarını yenilemeye karar verdiler.

Silkindiler.

Sözlü trading'den elektronik trading'e geçmeyi kararlaştırdılar. (Bizim İMKB'de olduğu gibi.)

Ne renkli ceketler, ne genç trader'lar, ne bağırıp çağıranlar, ne oradan oraya koşuşanlar... Piyasada sadece bir dizi bilgisayar olacaktı. İşlemler ekranda yer alacaktı.

Kuru, renksiz, heyecansız... Ve ucuz.

Almanlar döndüler, uluslararası oyunculara, ‘‘İşte size bir terminal, gelin birkaç ay da bedava kullanın’’ dediler.

LONDRA

Londra seyrediyordu.

Ne yapalım? Biz de mi elektronik işleme geçelim?

İyi de, o zaman trader'lara ne olacak? İşsiz kalacaklar.

Başkaları da bir bilgisayar koyup şimdi bizim tekelimizde olan işlemleri kendileri yapmaya başlayacaklar. Para kaybedeceğiz.

Sorular, tartışma sürüp gitti. Bir süre karar alınamadı.

NE OLDU?

Sonra, bir de baktık.

Birkaç hafta içinde vadeli Alman bonolarındaki bütün işlemler Frankfurt'a kaymış.

Malın yarısı bir anda gitmiş. Avrupa'nın ‘‘bir numarası’’ bir anda ikinci sıraya düşmüş.

Daha da kötüsü, Euro geliyor. İngiltere Euro'ya dahil değil. ‘‘Vadeli Mark kontratı’’ da Frankfurt'a kaptırılırsa, bu sefer piyasa diye bir şey kalmayacak.

Malın diğer yarısı da gidecek.

Maaşların ödenmesi bile zora girecek.

SONUÇ

Elbette piyasa yönetimi İngiliz siyasetçilerine gidebilir, ağlayıp sızlayabilirdi. Basına demeçler verilir, kamuoyu manipüle edilmeye çalışılabilirdi.

Ama finansta rekabetin üzerine gitmezseniz yandınız. Londra'daki türev piyasası da bunu gördü. Aniden elektronik işleme geçme kararı aldı.

Trader'lar bir anda işsiz kaldı.

Evvelsi günü uluslararası ekonomi basınına baktık:

‘‘Frankfurt'un işi zorlaşıyor’’ diye yazıyordu.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI