Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Rejimi koruma yolları

Tufan TÜRENÇ

Haber, ABD'nin İnsan Haklarından Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı John Shattuck'un Türkiye'yi sınavdan geçirmek için Ankara'da bulunduğu günlerde çıktı.

Haber, Türkiye'nin sıklıkla yaşadığı ve sürekli olarak aleyhine kullanılan bazı sorunlara Batılı ülkelerin nasıl çözümler getirdiğinin çok tipik örneğiydi.

Bizim bazı olayları çözmeye çalışırken hiç de ince bir diplomasi uygulama gereği duymadığımızın da...

Haberi özetleyelim.

Jean-Marie Le Pen, Fransa'daki Ulusal Cephe adlı siyasi partinin lideri.

Aşırı sağcı ve koyu ırkçı olan Le Pen ve partisi, yabancı işçilere ve kültüre de düşman.

(Le Pen, geçtiğimiz yaz Türkiye'ye tatile gelmiş ve Erbakan'ın isteğiyle onunla görüşmüştü. Erbakan, partisinin kapatılmaması için Le Pen'den destek istemişti.)

Le Pen'in partisi son seçimlerde yüzde 15 oy almasına karşın sadece bir tek milletvekili çıkarabildi.

Bu milletvekilinin adı Jean-Marie Chevalier. Fransa'nın güneyindeki Var bölgesinden seçildi.

Bir süre önce Anayasa Komisyonu, Chevalier'nin seçimde yaptığı harcamaların hesabını veremediği için milletvekilliğini iptal etti.

Yani şu anda yüzde 15 oy almasına rağmen Le Pen'in partisi mecliste temsil edilmiyor.

Buna rağmen Fransa'da hiç kimse, ‘‘Bu ne biçim demokrasi’’ filan deyip hayıflanmıyor.

* * *

Le Pen'in başı bugünlerde iyiden iyiye belada. Çünkü, Fransız adaleti yakasına fena yapışmış.

Ulusal Cephe lideri, yerel seçim kampanyası sırasında kendini tutamayıp bir sosyalist kadın adaya saldırmış.

Kadını itip kakmış ve ağır hakaretler yağdırmış.

Yargılama Paris yakınlarındaki Versailles'te yapılıyor.

Savcı, ırkçı lider hakkında 2 yıl kamu haklarından mahkûmiyet, en az 3 ay hapis cezası ve 20 bin frank para cezası istiyor.

Mahkeme bu cezaları verirse, Le Pen yeniden seçilme hakkını yitirecek.

Yani bir daha milletvekili seçilemeyecek.

Yani zaman zaman Fransa'nın başını ağrıtan, milyonlarca Fransız'ın tüylerini diken diken eden ırkçı lider, siyaset sahnesinden silinip gidecek.

Le Pen bundan önce de bazı söylemleri nedeniyle iki kez yargılandı ve sadece para cezasına çarptırıldı.

Ama bu kez nisan başında mahkemenin vereceği karar, büyük olasılıkla Le Pen'i siyaseten gömecek.

Dikkat ederseniz burada çok ince bir nokta var.

Adamlar, Le Pen'i söylemlerinden dolayı siyasetten silmiyorlar, ama bir saldırı ve hakaretini yakalayıp işini bitiriyorlar.

İşte Avrupalı'nın bizde olmayan kurnazlığı. İşleri formülüne uydurma ustalığı.

* * *

Peki biz ne yapıyoruz?

Kafadan bodoslama işin üzerine gidiyoruz.

Rejimi, demokrasiyi akıllıca koruma ve kollama yollarını bir türlü bulamıyoruz.

Rafine işlere ne aklımız, ne de sabrımız yetiyor.

Onun için yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz ve çağdaş dünyadaki imajımız bozuluyor.

Rejim düşmanlarını sabırla izleyip açıklarını bulacağımıza, kestirmeden gidip onları söyledikleri sözlerden yargılayıp mahkûm etmeye kalkıyoruz.

O zaman da demokrasiyi koruyalım derken demokratik ülkelerin öfkesini çekiyoruz.

‘‘Şunu dedi, bunu yazdı’’ diye politikacıları, gazetecileri, bilim adamlarını içeri tıkarak, parti kapatarak rejimi ve cumhuriyeti koruyamayız.

Cumhuriyetimizi, demokrasimizi koruma ve kollama işini tıpkı Avrupalılar gibi daha akıllıca yapmayı öğrenmeliyiz.













X