Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Rehn: Ek protokol için teminat aldık

    Kayseri (Ajanslar)
    07.10.2005 - 12:06 | Son Güncelleme: 07.10.2005 - 12:06

     Rehn: TCK'da sorun var; fikir suçu olmamalı

    AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'le birlikte gittiği Kayseri'de, Türkiye'yi tarihi dönüm noktası olan 3 Ekim'deki başarısından dolayı kutladıklarını belirterek, “Artık işin tören safhası bitti. Pratikte müzakere sürecinin işleyişine geçmemiz gerekiyor" dedi. Rehn, hükümetten, ek protokolün Meclis'te onaylanması konusunda güvence aldığını söyledi.

    “TÖREN BİTTİ, SIRA MÜZAKERE SÜRECİNDE”

    Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'le birlikte, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ait bir helikopterle Kayseri'ye giden AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Türkiye'yi ziyaretlerini birkaç başlık altında toplayabileceklerini kaydederek, “Bunlardan birincisi, Türk halkını ve Türkiye'yi tarihi dönüm noktası olan 3 Ekim'deki başarısından dolayı tebrik etmek istiyoruz. İkinci olarak, Türk halkını son yıllarda gerçekleştirilmiş olan önemli ve kapsamlı reformlardan dolayı kutluyoruz. Üçüncü olarak da Türkiye'nin çok daha yoğun bir şekilde çalışıyor olacağını söylemek istiyoruz. Hali hazırda gerçekleşmiş olan reformların daha da yoğunlaştırılarak, hukuk ve hukukun üstünlüğü, insan hakları ve ekonomik ölçekte, ekonomik hayatta gerçekleştirilecek reformlarla ilgili yoğun çalışmalar bekliyor. Önümüzde yepyeni bir dönem var.”

    OLLI REHN’İN 'REFORM İVMESİ KAYBOLMASIN' ENDİŞESİ

    Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn’in dün Ankara’daki temasları sırasında "Türkiye’de reform ivmesi kaybolacak" endişesini sürekli dile getirdiğine dikkat çekiliyor. Rehn’in bu yaklaşımının, AB’de yaygın olan "17 Aralık’tan sonra olduğu gibi reformların yavaşlayacak" kaygısının bir yansıması olduğu ifade ediliyor. Üst düzey bir AB yetkilisi, Rehn’in bu yöndeki mesaj ve uyarılarını değerlendirirken şunları söyledi:

    "AB’de hepimizin izlenimi, 17 Aralık Zirvesi’nin ardından Türkiye’deki reform ivmesinin kaybolduğudur. Aynı şey tekrarlanmasını istemiyoruz. Reform sürecinin devamlılığı esastır."

    Bu arada, ABçevrelerinden yapılan değerlendirmelere göre Rehn’in Türkiye’ye 3 Ekim’in hemen ertesinde yaptığı ziyaretin üç ana amacı bulunuyor. Bu amaçlar şöyle sıralanıyor:

      -AB’de Ankara’ya üyelik müzakerelerinin başlatılmasına çok önem verildiği ve herkesin 3 Ekim’in sonucundan çok tatmin olduğunu dile getirmek,

      -AB’nin üyelik müzakerelerine ilişkin taahhüdünün çok ciddi olduğunu ortaya koymak,

      -AB’nin Türkiye’den beklentilerini iletmek. Başlıca beklentiler arasında "reformun ivmesinin korunması" ve Ek Protokol’ün onaylanması ve tam uygulaması bulunuyor. (ANKA)

    Türkiye'nin artık aday ülke konumundan çıkarak müzakere sürecinde olan ülke konumuna geçtiğine işaret eden Rehn, “Kayseri ziyareti, esasında bütün bu müzakere sürecini ciddiye aldığımızı gösteren bir ziyaret. Çünkü, artık işin tören safhası bitti.  Pratikte müzakere sürecinin işleyişine geçmemiz gerekiyor. Genel olarak önümüzdeki süreçte Türk halkıyla ve Türkiye ile yoğun bir işbirliği sergilemeyi dört gözle beklediğimizi söyleyebilirim” diye konuştu.

    "EK PROTOKOLÜN ONAYI GÜVENCESİ ALDIM"

    Olli Rehn, daha sonra Kayseri Ticaret Odası'nda düzenlediği basın toplantısında, AB'nin Ek Protokol konusunda verdiği sözleri tuttuğunu, Türkiye'nin de sözlerini tutmasının önemli olduğunu ifade etti.
     
    Dün Ek Protokol konusunda söylediği sözlerin yanlış aktarıldığını kaydeden Olli Rehn, "Protokolün gecikme olmaksızın onaylanması önemli. Protokolün Meclis onayından geçirilmesi ve tam uygulanması için Türk hükümeti üyelerinden de teminat aldım" dedi.
     
    Türkiye'nin sözünü tutacağı ve protokolün uygulanması aşamasına geçileceğine inandığını kaydeden Rehn, "ayrıca hükümeti ve muhalefeti güçlerini birleştirip protokolü onaylamaları konusunda teşvik ettim. Hükümet ve muhalefetin birlikte çalışarak süratli bir şekilde protokolü onaylamaları önem taşıyor" diyerek konunun önemini birkaç kez vurguladı.
     
    Protokol zamanında onaylanmazsa müzakerelerin olumsuz etkileneceğinin altını çizen Rehn, "eğer Türkiye Gümrük Birliği'ne ilişkin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmemişse, o zaman Gümrük Birliği başlığının müzakerelere açılması çok zor olur" diye konuştu.

    Rehn'in dün TBMM'de görüştüğü milletvekillerine "vakit kaybetmeden Ek Protokolü Meclis'ten geçirmelisiniz. Aksi halde müzakereler başlamaz. Ek Protokolün etrafında dolanmayın'' dediği belirtilmişti.
     
    'Müzakere' teriminin yanlış anlaşıldığına dikkati çeken Rehn, AB müktesebatı Türkiye'nin iç hukukuna uyumlaştırılmadan tam üyeliğin söz konusu olamayacağını vurgulamıştı.

    MUHALEFETE UZLAŞMA ÇAĞRISI

    Rehn, muhalefete de seslenerek, hükümetle uzlaşma çağrısında bulundu.

     

    Avrupa'da iktidar ile muhalefetin uzlaşma kültürü olduğunun altını çizen AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, AB ile müzakerelerin daha iyi yürütülmesi için benzer bir uzlaşmanın Türkiye'de de olması gerektiğini ifade etti.

    GÜL: DAHA FAZLA DEMOKRASİ

    Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, “Türkiye'de demokrasinin çok daha fazla yerleşeceği, reformların ve ekonomik kalkınmanın bütün hızıyla devam edeceği, hayat standartlarının değişeceği bir sürece giriyoruz” dedi.

    Gül, Erkilet Havaalanı'nda gazetecilere yaptığı açıklamada, 3 Ekim'de Türkiye ile AB arasında müzakerelerin başladığını anımsattı. Uzun bir sürecin sonunda, önemli bir tarihi dönemeç alındığını ifade eden Gül, şöyle devam etti: “Bundan sonra yapılacak çok daha fazla iş var. Bundan sonra yapılacak işler, çok daha farklı işler. Türkiye'de demokrasinin çok daha fazla yerleşeceği, reformların ve ekonomik kalkınmanın bütün hızıyla devam edeceği, hayat standartlarının değişeceği bir sürece giriyoruz. Birçok alışkanlıklar bu süreç içinde değişecek. Önümüzde yoğun bir çalışma süreci var. Yapılacak çok iş var. Müzakereler başladı, herşey bitmiş değil. Ama bütün bunlar, Türk halkının geleceğiyle ilgili, çocuklarımızla ilgili, daha iyi bir Türkiye, daha iyi bir gelecek bırakmak için yapılıyor. İnşallah netice hepimiz için hayırlı olur.”
      
    "TÜRKİYE'NİN HER TARAFI BİZE AİTTİR"

      
    Böyle bir tarihi olaydan sonra AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Rehn ve arkadaşlarının hemen Türkiye'ye geldiğini belirten Gül, Türkiye'deki ilk ziyareti de Kayseri'ye yapma arzusunu dile getirdiklerini söyledi.

    Gül, Rehn'in Kayseri'yi ziyaret etmesinden çok memnun olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Kayseri kendi şehrim olduğu için ayrıca kendisine ve arkadaşlarına 'Hoşgeldiniz' diyorum. Bundan sonra çok gelip gidilecek. Türkiyemizin başka vilayetleri, başka şehirleri, değişik yörelerinde ziyaretler yapılacak.

    Türkiye'nin her tarafı; doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine kadar bize aittir. Bu ziyaretler Anadolu'nun ortasından başladı. Bunun için ayrı bir mutluluk duydum. Değişik ziyaretler, toplantılar yapılacak. Ümit ediyoruz ki, bütün bunlar gayet verimli geçer.”

    Sözlerine, “Sevgili dostlar” diye başlayan AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn de Kayseri'yi ziyaret etmekten mutluluk duyduklarını belirtti. Kayseri'yi İç Anadolu'nun kalbi konumunda olduğu için seçtiklerini ifade eden Rehn, Türkiye'deki yeni ekonomik dinamizmin sembolü olarak gördüklerini kaydetti.

    Rehn, Kayseri'de sanayi açısından son derece girişimci bir ruh olduğunu düşündüklerini dile getirerek, “Bu nedenlerden dolayı Kayseri'yi tercih ettik. Aynı zamanda Kayseri Sayın Abdullah Gül'ün de memleketi olduğu ve kendisinin, Türkiye'nin AB yolundaki katkılarını büyük takdir ve saygıyla karşıladığımız için Kayseri'yi ziyaret etmek istedik” dedi. 
      

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı