Ege Haberleri

EGE

    Rehber olmak kolay değil

    Hürriyet Haber
    17 Mayıs 2000 - 00:00Son Güncelleme : 17 Mayıs 2000 - 00:01

    Turist rehberleri, kültürü, dili, dini ve alışkanlıkları farklı pek çok kişiyle ve bu durumdan doğan sorunlarla karşı karşıya kalıyor.

    GEZMEYİ ve konuşmayı çok sevdiğim için olsa gerek, rehberliğe hep özendim. Yeni insanlar tanımak, bildiklerini onlara aktarmak, her gün yeni şeyler öğrenmek güzel. Turgut Tür'ün anılarını dinlerken bu işin göründüğü kadar kolay olmadığını anladım. Aklıma, konservatuvarda kontrabas eğitimi gören arkadaşımın anneannesinin sözleri geldi. Arkadaşımın yorgunluktan yakındığı bir gün tonton anneannesi çok şaşırmış, ‘‘Aaa, ne var yorulacak? Siz bütün gün çalıp söyleyip eğlenmiyor musunuz?’’ demiş. Benimki de o hesap. Turist rehberlerinin de sadece gezip dolaşıp eğlendiğini düşünmüştüm bunca yıl.

    TÜR'ün anılarında, acenteler, grup liderleri, tura katılan kişiler, şoförler, kaptanlar, otel, motel ve restoran yöneticileriyle yaşanan pek çok sorun yer alıyor. Bunlara düzensiz trafik, bozuk yollar, girilemeyecek durumdaki tuvaletler, önemli müzelerin ve eşsiz güzellikteki ören yerlerinin çevresindeki bakımsızlık ve pislik, kendisini rehberlik yapmak için yeterli sayan ehliyetsiz kişilerin yarattığı yanlış izlenim ile turisti, kaba tabiriyle, ‘‘yolunacak kaz’’ sanan bazı esnafın davranışları da eklenince, bu işin hiç de kolay olmadığı anlaşılıyor.

    SORUNLAR bu kadar çok ve çeşitli olunca, profesyonel bir rehberin, ‘‘işimi iyi yapıyorum’’ diyebilmesi için mesleğinin gerektirdiği özelliklerin yanı sıra, birinci sınıf bir diplomat, iyi bir organizatör, anlayışlı bir psikolog, acil ve doğru kararlar verebilen bir lider, sabır ve hoşgörü abidesi olması gerekiyor.

    AH GRUP LİDERLERİ

    TURGUT Tür, anılarında, ‘‘Hiç birşeyden çekmedim, grup liderlerinden çektiğim kadar’’ diyor ve başlıyor anlatmaya:

    ‘‘Açıklamalarımı İngilizce yapıyorum. Grup lideri bunu örneğin Hollandalıların konuştuğu dile çeviriyor. Şayet grubun ana dilini konuşan bir rehberseniz ne ala, yoksa bir sürü iletişim kopukluğunu peşinen sineye çekeceksiniz demektir. Polonyalı bir grupla 13 günlük Anadolu turuna çıkıyoruz. Grubun büyük çoğunluğu İngilizce biliyor, ancak hiç bilmeyenler de var. Grup lideri Alina Hanım söylediklerimi kendi diline çeviriyor. Grup ve lider zaman zaman tartışıyor. Side'ye gitmek üzere otobüse bindiğimizde ipler tamamen koptu. Meğer Alina Hanım'ın İngilizcesi yetersiz olduğu için anlattıkları doğru dürüst çeviremiyormuş. Turun başından beri otobüsün en arkasında oturan iki hanım, Alina Hanım'a çatıp, ‘‘Bundan sonra Mr. Tür'ün açıklamalarını sırayla biz çevireceğiz’’diyerek uyardı. Alina Hanım, konakladığımız her yerde sorun çıkarıp, ekstraları acenteme ödetmeye kalkınca köprüleri attık. Bursa'da kendisini otobüse bindirip Kuşadası'na görderdik. Grup liderlerinin tümü böyle değil tabii. Örneğin ülkesinde matematik öğretmenliği yapan Bayan Stommel, pek çok tura grup lideri olarak katıldı, kendisini saygılı, ölçülü, anlayışlı bir meslektaşım olarak her zaman anıyorum.’’

    TURLAR sırasında pek çok maksatlı soruyla karşılaştığını anlatıyor Turgut Tür. ‘‘Geceyarısı Ekspresi’’ filminden etkilenen, kulaktan dolma bilgilerle Türkiye'yi yargılayan bu tip ‘‘konuklara’’ gerekli cevabı terbiye çerçevesinde verdiğini belirtip, ‘‘Ancak pis tuvaletleri açıklamakta hep zorluk çektim. Anadolu insanının yanlış tanınmasına neden olan bu duruma alışamadım hiç. Pis tuvaletler hep karabasanım oldu. Temiz bir tuvalet gördüğümde inanın dünyalar benim oluyor’’ diyor.

    Yarın: Bir çelişki yumağı

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı