Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Refaiddin Şahin olayı...

Oktay EKŞİ

Dünkü Hürriyet'te habere ‘‘Böylesi görülmedi’’ başlığı konmuştu.

Okudunuzsa siz de kabul etmişsinizdir ki, ‘‘hiç görülmedi’’ demek belki abartılı sayılabilir ama ortada bu başlığı atmayı gerektirecek kadar garip bir durum olduğu da inkâr edilemez.

Konu?

Konu, Devlet Bakanı Refaiddin Şahin'in ‘‘azledilmesi’’ amacıyla başlatılan süreç.

Malum: Bundan bir buçuk ay kadar önce Demokrat Türkiye Partisi (DTP) Meclis Grubu'nda Şahin'i istifaya zorlamak için bir oylama yapıldı. Neticede 2 oy onun lehine çıktı. Bir oy boş, biri de çekimser idi. Buna karşılık 11 oy ‘‘güvensizlik’’ ifade ediyordu.

Velakin oylama, olayı çözmeye yetmedi. Çünkü DTP'liler alınan kararı geçerli sayarken Şahin, ‘‘Grup üyelerinin sayısı 21 olduğuna göre güvensizlik oyu en az 12 olması gerekirdi’’ tezini savundu. Bunun için de anlaşılan Meclis Genel Kurulu'nda alınan ‘‘güvensizlik’’ kararının ölçüsünü esas aldı. Yani tam üye sayısının en az yarıdan bir fazlası güvensizlik belirtmedikçe o kararın geçerli olmayacağını ileri sürdü.

Meselenin hukuki tarafı, yani bu kararın geçerli olup olmaması ayrı. Ama ortada belirmiş bir görüş var: Ona göre DTP grubundaki egemen eğilim, Şahin'in istifasını veya bakanlık görevinden azledilmesini istiyor.

Ve Şahin de açık bir tavır koyarak ‘‘Hayır, istifa etmem’’ dedi.

Şimdi bir yandan DTP lideri Hüsamettin Cindoruk, Başbakanı ve Cumhurbaşkanı'nı ‘‘Refaiddin Şahin'i azletmeye’’ zorlarken, öte yandan da bu konuda Başbakan'a yazdığı mektubu açıklayarak kamuoyunun desteğini kazanmaya çalışıyor.

İyi de... Ortada Refaiddin Şahin'e ‘‘güvensizlik’’ beyan edenler var, onun azlini isteyenler var, fakat ‘‘Bu adama şu nedenle güvensizlik duyuyoruz’’ diyen yok. ‘‘Partinin görüşlerini savunmuyor’’muş, ‘‘milletvekilleriyle ilgilenmiyor’’muş ve ‘‘partililerden gelen istekleri yerine getirmiyor’’muş.

Bu çoğunca ne anlama gelir, bilirsiniz.

‘‘Bu adam işini doğru dürüst yapıyor. İhalelerden pay almak isteyenlere, kredilerden komisyon götürenlere engel oluyor. Hamili kart bizim partidendir, mesajlarına itibar etmiyor’’ demek değil midir?

Zaten durum da bundan farklı değil galiba...

O zaman insan merak ediyor: Eğer milletvekillerine dalkavukluk yapmak, ‘‘hamili kart’’ları korumak, ihale ve kredi soygunlarını desteklemek gerekli idiyse, birçoğu DYP'den gelen bu 21 milletvekili eski partilerini neden bıraktılar.

Şahin onlara ‘‘Beni istifaya zorlarken aynaya bakın da hangi konuma düştüğünüzü görün’’ diyorsa, maksadını iyi ifade ettiği söylenebilir. Ama siyasette dürüstlüğün başarı getireceğini düşünüyorsa, belli ki o noktadan hâlâ çok uzaktayız.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI