Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Refah'lı belediyeler

Emin ÇÖLAŞAN

Türkiye siyasetindeki hayhuy içinde çok önemli bir konuyu hepimiz gözden kaçırıyoruz. Bu ülkede demokratik yolla hükümet değişti. Önümüzdeki cumartesi günü güvenoylaması yapılacak. Biz gözümüzü hep ülkeyi irticaya sürüklemek isteyen Refah Partisi'nin genel siyaset boyutunda yaptıklarına diktik ve üzerine gittik.

Ancak Ankara'daki siyaset kadar önemli olan konu, Refah'ın elindeki belediyelerdir. Özellikle İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri.

İnanın, bu belediyeler çoğu zaman Ankara'daki hükümetten daha güçlüdür. Hem para açısından, hem de de siyasal açıdan güçleri çok fazladır. Ellerinde trilyonlarca lira vardır ve bunlarla oynarlar.

Ankara'da yaşadığım için bizim İ. Melih'in yaptıklarını dikkatle izleyen bir vatandaşım. Örneğin Alfagas isimli bir imalathaneye, peşin ödemeli doğalgaz sayacı satın alma bahanesiyle trilyonlar ödendi. İ. Melih'e burada defalarca sordum ve kaç trilyon ödediğini açıklamasını istedim. Yanıt veremedi, susma hakkını kullandı!.. Çünkü başka çaresi yoktu.

Bu konuyu İçişleri Bakanlığı'na defalarca sordum, Meral'in emriyle olsa gerek, tık yok!

Maliye Bakanlığı'na, bu Alfagas'ın devlete ne kadar vergi ödediğini defalarca sordum, yine ses çıkmadı.

***

İ. Melih, Ankara'da yaşayan pek çok kimseyi kendi kişisel tavrı ve giriştiği tartışmalar nedeniyle mahkemeye vermişti ve milyarlarca lira tazminat istiyordu! Aynı zamanda onun aleyhine de Ankara'da yaşayanlar tarafından çok sayıda dava açılmıştı. Bu davalarda kendisini Mehmet Ali Alan isimli bir avukat savunuyordu. Bir gün durup dururken, İ. Melih'e bağlı EGO'nun açtığı 13 milyon dolar tutarında bir tazminat davası, bu avukata verilmesin mi!.. Avukat bey bu davadan büyük vekâlet ücreti alacaktı ve rastlantıya bakın ki, Türkiye'deki on binlerce avukat arasından dava bu beyefendinin kısmetine düşüyordu!

Acaba İ. Melih, kendi özel davaları için bu avukata ne kadar vekâlet ücreti ödemişti?.. Çünkü, yapılan en basit hesaba göre bile, birkaç milyar ödemesi gerekiyordu.

Yoksa onun ödemediği vekâlet paraları yerine avukata EGO'dan özel dava mı veriliyordu?

Bu soruları burada hem İ. Melih'e, hem de özel avukatına birkaç kez sordum. İ. Melih yine ses veremedi. Avukatı da rakamı açıklamasının mümkün olmadığını bildirdi!

Ankara halkının trilyonları, bizim İ. Melih tarafından belli şirketlere ve şeriatçı vakıflara ödendi. Örneğin Muradiye Vakfı ve buna bağlı kuruluşlar, İ. Melih'ten büyük işler aldılar. Bunların tümü belgeli.

***

İstanbul'un Tayyip'i hakkında da basında epey haber çıkıyor. Ankara'da yaşadığım için İstanbul'u çok iyi bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey, bu iki Refah'lı belediyenin hizmetlerinden herkes şikâyetçi. İ. Melih'in bir daha seçilmesi zaten mümkün değil. Partisi bile onu bıraktı. Hele iki turlu seçim kabul edilirse, ikisinin de işi kesinlikle bitiktir.

***

Şimdi burada çok önemli bir konuya değineceğim. Gerek İstanbul ve gerekse Ankara Büyükşehir Belediye Meclis'inde, çok ilginç bir yapı var. Her ikisinde de Refah'lı üyeler azınlıkta.

Dolayısıyla, buralarda ciddi bir muhalefet yapılsa, İ. Melih'le Tayyip çok zor durumda kalırlar.

Fakat ne acıdır ve utanç vericidir ki, özellikle Ankara'da ANAP'lı Belediye Meclisi üyeleri, yıllardan beri İ. Melih ve Refah'la işbirliği içindeler. Sırf kendi küçük çıkarları için Ankara halkını satışa getirdiler. Bazısı ihale aldı, bazısı imar vaziyetinden malı götürdü, bazısı başka işler bitirdi.

İş o boyuta vardı ki, ANAP Ankara İl Başkanı Mehmet Demirel bile İ. Melih'ten iş aldı.

Bu ANAP mensuplarını burada defalarca yazdım, ama sonuç değişmedi.

Aynı durum İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi için geçerli. Buradaki ANAP'lı üyeler de çoğu zaman Tayyip'le işbirliği yapıyor, ona destek veriyor. Durum maalesef böyle.

Rezaletin bu kadarı olmaz. Dünyanın hiçbir ülkesinde bir muhalefet partisinin mensupları, belediye meclisinde kendi çıkarları için belediye başkanı ile böylesine yüz kızartıcı ilişkilere girmez. Partileri buna izin vermez.

ANAP şimdi iktidar oldu. Bakalım bundan sonrası ne olacak? Bugüne kadar sözünü geçiremediği bu şahısları uyarıp bu rezalete son verecek mi? Vallahi çok merakla bekliyorum.

Yerel seçimlerin yapıldığı Mart 1994'ten bu yana İ. Melih'i Ankara'da, Tayyip'i İstanbul'da ayakta tutan ve onlara her türlü desteği verenler, işte bu ANAP'lı üyelerdi.

Bu utanç verici işbirliği bugün de devam ediyor.

ANAP şimdi iktidar ortağı oldu, başbakanlık koltuğunda bir ANAP'lı oturuyor. İnşallah gereği yapılır!

***

Evet, özellikle İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyelerinin bugüne kadar yapmış olduğu harcamaların, paraların hangi şirket ve vakıflara hangi gerekçeyle ödenmiş olduğunun çok ciddi bir biçimde araştırılması gerekiyor.

Ankara'nın kokusu çoktan çıktı ve yakında büyük bombalar patlayacak.

Basit bir örnek daha vereyim. Bu iki belediyeye ait kuruluşların reklamları, Refah'ın yayın organı olan Kanal 7'de habire yayınlanıyor. Bunların piyasada rakibi yok ki! O halde neyin reklamı yapılıyor?

Kanal 7'ye ve şeriatçı yayın organlarına bu reklamlar için kaç para ödendi? Bu reklamlar diğer kanallarda niçin yayınlanmıyor?

Ankara ve İstanbul'da yaşayan milyonlarca insanımız İ. Melih ve Tayyip'in acımasız doğalgaz, su, otobüs, ekmek zamları altında inim inim inliyor. Milyonlarca insanımız, adına ‘‘adil düzen'' denilen ucubenin ne olduğunu, kimleri zengin ettiğini doyasıya gördü!

Bu zamlar hangi ölçüye göre yapılıyor? Tahsil edilen para daha sonra hangi vakıf ve şirketlere aktarılıyor?

Bütün bunların açığa çıkarılması gerekiyor.

Sadece Ankara siyasetine, hükümet konusuna falan endekslenip sakın bu Refah'lı belediyeleri unutmayalım. Esas büyük işler oralarda dönüyor.

Haydi İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu!.. Bu konuya el atma zamanı geldi.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI