Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Refah'ın işi gerçekten zor...

Oktay EKŞİ

Bugünlerde başı Anayasa Mahkemesi'ndeki dava yüzünden pek karışık olan Refah Partisi Lideri Necmettin Erbakan'a, RP Adana Milletvekili Ertan Yülek'in hiç de hoşa gitmeyecek türden bir rapor verdiğini Ankara'daki arkadaşlarımız bildiriyorlar.

Turan Yılmaz'ın haberine göre hoca anlaşılan, ‘‘Avrupa ülkelerinde siyasi partilerin kapatılmasına hangi nedenlerle gidiliyor?’’ konusunun incelenmesini ve kendisine bildirilmesini istemiş.

İstemiş ama, karşısına beklemediği bir sonuç çıkmış. Nitekim Yülek, ‘‘Almanya'da Federal Cumhuriyet'in varlığını tehlikeye atan ya da demokratik düzeni temelinden bozmaya yönelik olan davranışların anayasaya aykırı sayıldığını’’, bu nedenle söz konusu partinin ‘‘kapatılabileceğini’’ bildirmiş.

Keza Almanya'da Erbakan'ın hiç hazzetmeyeceğinden emin olduğumuz başka bir hüküm daha uygulanıyormuş:

Partilerin tüm hesapları ve gelir kaynakları devletin denetimine açık olmak zorundaymış. Yani orada Prof. Dr. Esat Coşan'ın Refah Partisi hakkında ileri sürdüğü gibi ‘‘çantayla yurtdışından getirilen paralar’’ söz konusu olursa, devlet hemen bunu ortaya çıkartıp gereğini yapıyormuş.

Portekiz'deki kurallar nerdeyse bizimkinden de sıkıymış. Öyle ‘‘dini’’ yahut ‘‘milli’’ sembolleri parti adına kullanmak, ‘‘yöresel’’ nitelikli parti kurmak yasakmış.

Hollanda'da bir partinin ‘‘aşırı’’ olduğuna hükümet karar verip onu kapattırabilirmiş.

Uzatmayalım. Zaten ayrıntıyı haberde de okuyabilirsiniz.

Gördüğünüz gibi hiçbir devlet, kendi ülkesinde kurulu bulunan anayasal rejimi öyle ite-kurda yem ettirmek istemiyor. Böyle tehlikeleri önlemek için gerekli yaptırımları yasalara koyuyor. Örneğin Almanya'da son olarak 1956 yılında yapıldığı gibi, anayasaya aykırı görülen parti kapatılıyor.

Yalnız, Ertan Yülek'in raporu bundan ibaret değil. Yülek, ‘‘Bu hükümler var ama, bir gerçek daha var: O ülkelerde uzun zamandır hiçbir parti kapatılmış değil’’ demeye getiriyor.

Getiriyor ama, anlaşılan ‘‘O ülkelerde uzun zamandır hiçbir parti neden kapatılmıyor?’’ sorusuna yanıt vermiyor.

Biz söyleyelim: O ülkelerde eğer, Refah Partisi'nin Türkiye'deki laik rejime ve demokrasiye yönelik tehdidi gibi yakın ve açık bir tehlike söz konusu olsa, bir saniye kaybetmeden o partiyi kapatırlar. Zaten şimdiye kadar hoşgörülü davranmalarının nedeni de, o ülkeleri yönetenlerin böyle tehlikeli bir gelişmeye daha baştan müsaade etmemiş olmalarıdır. O nedenle Refah Partisi şimdi ‘‘Bakın öteki demokrasilerde durum neymiş?’’ diyerek çare aramaktan vazgeçip kendi durumunu düzeltmelidir.

Durumu düzeltmekten maksadımız, -Anayasa Mahkemesi'nden yakasını kurtarabilirse- Türkiye'deki laik rejimi yıkma sevdasından vazgeçmesi, demokrasiyi ‘‘amaca ulaşıncaya kadar kullanılacak bir araç’’ olarak görmediğini, tam tersine ‘‘bir yaşam şekli’’ olarak benimsediğini ispat etmesidir.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI