Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Refah'a karşı ilaç postal değil siyaset

Enis BERBEROĞLU

Dün sabah Internet'te ulaştığımız çok sayıda Avrupa gazetesinde Alman seçimiyle ilgili ortak yorum vardı: Helmut Kohl'ün 16 yıldır sarsılmayan iktidarı ilk kez tehlikeye girdi.

Çünkü muhalefetteki Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD), 6 milyon seçmeniyle ülkenin üçüncü büyük eyaleti olan Aşağı Saksonya'daki seçimde ezici zafer kazandı. SPD'nin merkez sağı hezimete uğratan seçimin kahramanı 53 yaşındaki Gerhard Schröeder'i 27 Eylül'deki genel seçimlerde Kohl'e karşı başbakan adayı olarak göstermesi kesinleşti.

Almanya'da sosyal demokratların yanı sıra Yeşil Parti'nin de oylarını artırdığı, buna karşılık liberal çizgideki Hür Demokrat Parti'nin -en azından Aşağı Saksonya'da- seçim barajına takıldığı anlaşıldı.

Böylece Türk asıllı, Yeşil Partili Alman milletvekili Cem Özdemir'in seçimden birkaç gün önce yaptığı analizde öngörülen ilk adım atıldı.

Cem Özdemir'e göre, Schröder'in başbakan adaylığı sosyal demokratların merkez sağdan oy toplamasını sağlayacak. Böylece üyesi olduğu Yeşil Parti soldaki oylar için rakipsiz kalacak.

Genel seçimin tek mağlubu merkez sağ olacak. Hatta seçimden sonra sosyal demokrat-yeşil koalisyonu gündeme gelecek.

* * *

Cem Özdemir'in analizinden de anlaşılacağı üzere Schröder'in merkeze doğru kayması Kohl'ü sıkıştırıyor. Nitekim Alman seçmeni Schröder'i İngiltere'de İşçi Partisi'ni iktidara taşıyan Tony Blair'le kıyaslıyor, hatta daha da ileri giderek Clinton'a benzetiyor.

Almanya'da solun sandık zaferini izleyen CHP lideri Deniz Baykal açısından sonuç şaşırtıcı değil. Baykal daha geçen yılın ortasında İngiltere ve Fransa'dan sonra Almanya'da da seçmenin tercihini sol partiler lehinde kullanacağı tahminini dile getirmişti.

Zaten dün itibariyle Avrupa'da 9 ülkenin başbakanı sosyal demokrat görüş taşıyor. Baykal'a göre Türkiye'de seçim olsa 10'uncu sosyal demokrat başbakan da yolda. Baykal, ‘‘Hükümet bugünkü başarısız çizgisini sürdürürse seçim kaçınılmazdır. Ve bu seçim sosyal demokratları iktidara taşıyacaktır’’ diyor.

* * *

Deniz Baykal'a göre, MGK gündeminde bir yıl aradan sonra yeniden ‘‘irtica’’ başlığına rastlanması utanç verici ve hükümetin beceriksizliğini sergileyen bir gelişme... Deniz Baykal'a katılmamak mümkün değil.

Çünkü Anasol-D hükümeti, parlamento dışı muhalefet sayesinde kazandığı iktidarın ilk yılında siyasi İslam'a karşı başarılı mücadele veremedi. Refah'a alternatifin postalda değil, siyasette yattığına inanmadı.

‘‘Ne önemi var, Refah iktidardan düşmedi mi?’’ diyorsanız, Deniz Baykal'ı dinleyin. ‘‘Babadan kalma’’ yöntemlerin Türkiye'yi ne kadar sıkıştırdığını gösteren ibret öyküsüne mim koyun:

‘‘Gerhard Schröder'in seçim kazandığı Aşağı Saksonya'da Adalet Bakanı bir bayan. Üniversite yıllarında Türkiye'ye gelmiş. Sanırım Dev-Yol davasını izlemiş. Salonda sanıklar lehinde pankart açmış. Hemen gözaltına alınmış. Çırıpçıplak soyulmuş, üstüne tazyikli su sıkılmış. Serbest kalınca ülkesine dönüp okulunu bitirmiş, siyasette yükselerek Schröder'in yani muhtemelen gelecek Almanya Başbakanı'nın en yakın çalışma arkadaşları arasına girmiş. Türkiye'de yaşadığı talihsiz olayı öğrendiğimiz günden beri telafi etmeye çalışıyoruz...’’

* * *

Evet, Türkiye Manisalı gençlere, geleceğin Alman Bakanı'na işkence yapan sözde kahramanlarla gurur mu duymalı?

‘‘Hayır’’ diyorsanız, oyunuzu ona göre kullanın.

ÖNEMLİ NOT: Bu yazı kaleme alınırken Hanefi Avcı için tahliye kararı çıktı. Avcı'nın fikirlerine, hatta söylediklerine katılmasak da kimsenin ‘‘konuştuğu’’ için tutuklanmayacağı bir Türkiye hedefi için olumlu bir adımdır. Avcı'ya ‘‘geçmiş olsun’’ diyoruz.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI