Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Recep’in zamanı

Dereağzı’nın yakınlarına park ettim arabamı..

Tam tesislerin yanından geçerken beyaz bir Audi A6 durdu önümde.. Camları siyah lüks arabanın içinden 14-15 yaşlarında sarışın bir çocuk indi.. Üstünde sadece Fenerbahçe tişörtü ve şort vardı.. Kulağın Ipod’uyla tesislerden içeri girdi.. Büyük ihtimalle altyapı takımlarından birinde oynuyordu.. O an düşündüm.. Bir zamanlar o tesislerde dünyanın en büyük kalecilerinden biri gaz sobasıyla ısınıyordu duş sonrası.. Şimdiyse Fenerbahçe ismi sadece toplumun en büyük moral değerlerinden biri değil artık.. Dünyanın en değerli futbol kulüplerinden biri olma yolunda.. Taraftarıyla, seveniyle, sevmeyeniyle inanılmaz bir endüstri olmuş durumda..
Bütün bunlar sonuca yansırsa, skor tabelasına yazılırsa anlamlı hale geliyor ülkemizde.. Fenerbahçe için özellikle Avrupa arenasında.. Galatasaray’ın başarıp müzesine taşıdığı bir kupanın peşine düşmek güzel bir duygu, büyük bir tutku..
Bu tutkuyla gelmişti taraftar dün akşam.. Son zamanların en güzel desteklerinden birini verdiler maç boyu.. Hem Fransız taraftarlar, hem de Fransız gazeteciler maçtan çok tribün şovunu seyrettiler..

Bienvenue engelledi

İlk dakikada kalecinin öne çıktığını gören Alex’in şutuyla başladı Fenerbahçe.. İyi de oynadı ilk yarıyı.. Maç boyu pek gözükmemesine karşın attığı ikinci golle herkesi rahatlatan Alex çıkarken Cristian girdi oyuna.. Fenerbahçe bu dakikadan sonra iki kez bire bir yakaladı rakibini.. Ama Bienvenue’nün veremediği bir pas belki de maçın kopmasını engelledi..
Son dakika golü basketboldaki bir terimi getirdi aklıma.. Maçın sonunu oynamak.. Alex’in temposu bu tür maçlar için yetersiz.. Onun yerine giren Cristian da pas yüzdesi yüksek, topu iyi tutan bir oyuncu.. Ama bu kadar tecrübeli orta saha oyncusunun önünde Bienvenue yerine topu alarak, rakibi peşine takacak, ikiye-birleri yapacak Recep Niyaz’ı kadroya alır, ikinci yarı sokardım ben olsam.. Ne Semih’i ne de başka ağır bir oyuncuyu..
Aykut Kocaman maçın sonunu oynayamadı bu kez.. Fenerbahçe bir kez daha çok istediği, çok yaklaştığı bir galibiyeti kaçırdı.. Gruptan çıksa da, turlar atlansa da bu tür hatalar artık gerilerde kalmalı.. Galatasaray Semih, Emre, Aydın’la oynarken Fenerbahçe’de Recep’in zamanı gelmeli.. O güzel tesislerin, o güzel altyapının zamanı gelmeli.. Bir Bienvenue alınacağına, üç Recep’e forma verilmeli.. Çok geç olmadan..

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI