Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Raslantı zinciri

Enis BERBEROĞLU


Kasabın her öyküsü et üstüneymiş. O misal, uzun tatil sırasında en fazla dikkatimizi çeken yazı Susurluk hakkındaydı.

Geçen perşembe günü Muharrem Sarıkaya'nın köşesinde Abdullah Çatlı'nın ünlü bir İngiliz uyuşturucu kaçakçısıyla İstanbul'daki buluşması anlatıldı.

Sarıkaya'ya ulaşan bilgiye göre, İngilizler'in isteği üzerine, uyuşturucu tacirini İstanbul'da takibe alan Türk polisi Çatlı'ya ulaştı.

Abdullah Çatlı ve arkadaşlarının boğazlarına kadar uyuşturucu ticaretine batmış oldukları yeni haber değil. Çatlı bu uyuşturucu yüzünden İsviçre ve Fransa'da 5 yıla yakın süre hapis yattı.

* * *

Türk polisi, izlenmesini istedikleri uyuşturucu kaçakçısının Türkiye'de buluştuğu kişinin Mehmet Özbay (Abdullah Çatlı) olduğunu İngilizler'e bildirdi mi acaba? Eğer öyleyse İngilizler'in çok şaşırdıkları açık!

Çünkü İngilizler, Özbay'ı ülkelerine dönük uyuştucu kaçakçılığının önlenmesi amacıyla ajan olarak kullandıklarını sanıyorlardı.

Nitekim bu yöndeki iddia, Susurluk kazasından birkaç ay sonra 17 Aralık 1996 tarihinde Başbakanlığa sunulan MİT raporuna da yansıdı:

‘‘Abdullah Çatlı ile ilgili Susurluk kazası sonrasında başlayan soruşturma sürerken, Çatlı'nın İngiltere'deki ilişkileri dikkati çekmektedir. İngiliz hükümetinin ülkelerine yönelik uyuşturucu trafiğinin önünü kesmek amacıyla Çatlı gibi yabancıları kullandığı bilinmektedir.’’

MİT'in ‘‘Çatlı'nın İngiltere'deki ilişkileri’’ gibi kapalı ifadeyle anlatmak istediği belli: Çatlı'nın kimliğini kullandığı ve aylardır ortaya çıkmayan esrarengiz Türk vatandaşı Mehmet Özbay...

Ve resmen kayda geçtikten bir buçuk yıl sonra bile aydınlatılamayan iddia: Yoksa Abdullah Çatlı İngiltere hesabına da mı çalışıyordu? Saf Türk vatandaşları gibi İngilizler de Çatlı ile gurur mu duyuyordu?

O Bozkurt kılığında tedbil-i kıyafet gezen bir James Bond muydu?

* * *

Muharrem Sarıkaya'nın haberinde önemli bir ayrıntı daha var. Abdullah Çatlı ile İngiliz uyuşturucu kaçakçısı 1995 Mart ayının başlarında buluştu.

Aslında tam o tarihte Çatlı'nın işi çoktu.

Tarık Ümit kaçırılmış, Yalova'da sorguya alınmıştı.

Tarık Ümit, Susurluk çetesindeki en kıdemli uyuşturucu kaçakçılığı uzmanıydı. 1980'li yıllardan itibaren MİT ve polise bu konuda kaynaklık ederdi. Kaçırılmadan birkaç hafta önce çeteyle arasının bozulduğu ve MİT'le temasa geçtiği biliniyordu.

Tarık Ümit'in ortadan kaybedilmesine neden olan ihbar neydi, kimse bilmiyor. Ama Çatlı'nın bir yandan İngiliz uyuşturucu kaçakçısıyla buluşurken, diğer yandan çetedeki muhbirin ortadan kaldırılması sizce de anlamlı bir rastlandı değil mi?













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI